Ana içeriğe atla

Kudüs herkesin kutsal mekânı olmalı

Harem-i Şerif, nam-ı diğer Tapınak Tepesi’ndeki kavga, hem hakiki hem mecazi duvarlardan kaynaklanıyor ve bu duvarlar yıkılmadığı sürece Orta Doğu’da barış hayal olarak kalacak. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
The golden Dome of the Rock (C) in Jerusalem's old city is seen in the distance beyond a section of the controversial Israeli barrier in the West Bank city of Abu Dis, October 29 , 2014. The Dome of the Rock is situated within the Al-Aqsa compound, known to Muslims as Noble Sanctuary and to Jews as Temple Mount. On the 25th anniversary of the fall of the Berlin Wall, there are still barriers separating communities around the world, from the barbed wire fence dividing the two Koreas, the fence around the Spa

Kudüs için ne yapmalı? Berlin Duvarı yıkılalı 25 sene oldu. Ama bu bölgede halklar arası sorunları frenlemek için beyhude bir çaba olarak yeni duvarlar inşa ediliyor. Kültürleri ve insanları ayıran duvarların mezhepçiliği derinleştirdiğini, bölünmeyi hızlandırdığını ne zaman idrak edeceğiz? Hakiki ve mecazi duvarlar insanlığımızı daha ne kadar zehirleyecek?

Görünürde birleşik ama gerçekte hiç olmadığı kadar bölünmüş olan Kudüs’ün Eski Kent bölgesindeki yükselen gerilim, geçmişteki askeri çatışmaların geride bıraktığı çöküntüyü artırıyor. Bu kavga, bir devletin veya uluslararası toplumun mahkemelerinde, hatta zihnimizdeki ahlaki mahkemelerde yaşanmıyor. Bu kavga, zaten bölünmüş olan insanları iyice kutuplaştıran şiddet yöntemleriyle yürütülüyor. Bu kavga, kutsal mekânların savaş aracı olarak kullanılmasına daha ne kadar izin vereceğiz, diye bizi düşündürüyor.

Kudüs’ü hem İsrail’in hem müstakbel Filistin devletinin başkenti olarak sahiplenen karşıt iddialar, kültürel alanın, jeopolitiğin üzerine geçerek umut kaynağı olduğu yeni bir barış mimarisine ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

Kudüs’te yapacağınız bir gezinti dünya dinleri, mimari zenginlik, savaşlardan galip ve yenik çıkanların arasında yapacağınız bir gezintidir.

Birinci durak, Hristiyanlar için İsa’nın çarmıha gerildiği, gömüldüğü ve yeniden dirileceği nokta olan, hem Katolik hem Ortodoks Hristiyanların en kutsal mekânı Kutsal Kabir Kilisesi. Kilisenin geçmişinde yıkım var. Romalıların Venüs Tapınağı yıkılarak inşa edilen kilise, 614’te Persler tarafından tahrip edildi. Bazilikanın girişi 638’te camiye dönüştürülürken, 966’daki Hristiyan karşıtı isyanlarda kilise bir daha yıkıldı.

Bir sonraki durak, Yahudiliğin en kutsal mekânı, İslam’ın birinci namaz kıblesi ve üçüncü en kutsal mekânı olan Tapınak Tepesi (Harem-i Şerif). İncil’e göre buradaki birinci tapınak, M.Ö. 586 yılında Babil askerlerince yıkıldı. Yeniden inşa edilen tapınak, bu defa Romalılar tarafından M.S. 70 yılında yıkıldı. 637 yılında Müslümanların Kudüs’ü fethetmesinin ardından aynı alana Kubbet-üs Sahra ve Mescid-i Aksa inşa edildi. Çeşmeleri, mihrapları, odaları, okulları, bahçeleri, çeşitli yapıları ve kubbeleriyle yaklaşık 144 bin metre karelik bir alan olan Harem-i Şerif’teki taşın, Hz. Muhammed’in (S.A.V) göğe yükseldiği noktayı belirlediğine inanılır. Yahudilikte ise bu, İbrahim’in İshak’ı kurban ettiği ve Tapınak’ın bulunduğu yerdir.

Manevi duyguların coğrafi olarak böylesi dar bir alanda yoğunlaşıp serpilmesini mümkün kılan kültürel açıklık, ziyaretçiyi düşüncelere gark edebilir. Ezan sesine kilise çanlarının karışması, aynı duvarda farklı geleneklerle aynı Tanrı’ya dua eden iki ayrı grubun varlığı, ziyaretçiye ilham verebilir. Bir an için Kudüs, hoşgörü ve çoğulculuğun vücut bulduğu bir yer olarak görülebilir. Ama bunun bir yanılsama olduğunu elbet biliyoruz. Karşılıklı güvenin yitirilmiş olması, bu ortak mirasa birlikte sahip çıkma arzularını etkisiz kılıyor.

Kutsal mekânların idaresine ilişkin tartışma fazlasıyla derindir. Ancak ne tuhaftır ki dinle pek alakası yoktur. 1967’de Doğu Kudüs’ü işgal eden İsrail, o günden beri Harem-i Şerif’i güvenlik yönünden kontrol ederken, kutsal mekân 1187 yılından bu yana İslami vakıf idaresinde.

Kudüs’ün uzun tarihi, işgalle hiçbir sonuç alınamayacağını gösteriyor. İsrail ve komşuları, hukuken 1947’deki savaş öncesi statükoyu tanımak zorunda. Bu yapılmadığı için mekânın hüsnüniyet içinde ortak idaresi mümkün olmuyor ve yıllardır şiddet olayları tetikleniyor.

Bu çatışmaların dinle değil, siyasetle ilgili olduğunu göremiyor muyuz? Tüm taraflar bunun bir çıkmaz sokak olduğunu açıkça kabul etmeli, kutsal mekânları siyasileştirmenin etik ve ahlaki sınırları ihlal ettiği savında birleşmeli. Kutsal mekânlar, dinler arası iş birliği esasına bağlı kalarak idare edilmeli, bu mümkün olmuyorsa da uluslararası hukuk ve evrensel değerlerin yönetiminde olmalı.

Üç semavi din, müşterek insanlığımızı ortak kimlik olarak temel alan bir çözüm üretmek için ne zaman el ele verir? Mukaddes Kudüs’ün eşitçe paylaşıldığı ve gelişmesinin mümkün olduğu noktaya ancak insancıl hukuk insanlaştığında, karşılıklı saygı kültürünü benimsediğimizde gelebiliriz.

Değerli dostum Kenneth Cragg’in de belirttiği gibi, bu kutsal mekânın ortak sorumluları olarak mukaddes bir emaneti de paylaşıyoruz. Müminler için inanca karşı sorumluluk görece basit bir görev sayılır. Ancak bu bağlılıklarımız “inanca inanç” düzeyinde kalmayacaksa eğer inancın sorumluluğunu da almalıyız. Bu konuya ciddiyetle yaklaşmadığımız sürece Kutsal Topraklar’da barış, özgürlük ve toplumsal adalet bir özlem olarak kalacak.

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial