Ana içeriğe atla

Yabancı basın SMS tehditleri için Hamas’ı suçluyor

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayı’nın gazetecilere gönderdiği iddia edilen mesajlar, Hamas yöneticileri tarafından sahiplenilmedi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A Palestinian member of the Al-Qassam brigades, the armed wing of the Hamas movement, gives a speech during a rally marking the 25th anniversary of the founding of Hamas, in Gaza City December 8, 2012. Hamas leader Khaled Meshaal, making his first ever visit to the Gaza Strip, vowed on Saturday never to recognise Israel and said his Islamist group would never abandon its claim to all Israeli territory. REUTERS/Ahmed Jadallah (GAZA - Tags: POLITICS ANNIVERSARY CIVIL UNREST MILITARY) - RTR3BCKX

GAZZE ŞEHRİ, Gazze Şeridi — İsrail ve Kudüs’te dış basın için çalışan 60’ı aşkın Filistinli, İsrailli ve yabancı gazeteci 22 Mart akşamı tehdit içerikli telefon mesajları aldı. Hem Arapça hem İngilizce yazılan mesajlarda Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayı’nın adı geçiyordu.

Associated Press (AP) ajansının Kudüs büro şefi Josef Federman, akşam saat 8 sularında, İsrail numarasına İbranice ve İngilizce yazılmış dört tehdit mesajının düştüğünü anlattı.

Al-Monitor’un telefonla görüştüğü Federman, mesajlarda şu ifadelerin yer aldığını belirtti: “Yaklaşan savaşta Filistin toprakları geri alınacak.”, “Hamas misilleme sözü vermiştir ve misilleme olacaktır.” ,“El Kassam, sıradaki Şalit olarak seni seçti (…) Hazırlıklı ol.” Federman, ekranda bir gönderici numarasının değil, “Öleceksin” ibaresinin göründüğünü belirtti.

Bu tuhaf mesajlar Federman’ı ilk başta kaygılandırmış. Daha sonra AP bürosundaki meslektaşlarını arayan Federman, onlara da aynı mesajların geldiğini öğrenince bunun bir tür “spam” olabileceğini düşünmüş.

Federman, şöyle devam ediyor: “Ertesi sabah, diğer yabancı ajansları aradım ve aynı mesajların başka gazetecilere de gittiğini öğrendim. Dolayısıyla, hedefte olmadığımı, mesajların bana özel gönderilmediğini anladım. Yine de mesajlar kesinlikle rastgele gönderilmemişti. Zira yönetim kurulunda yer aldığım Yabancı Basın Derneği’ne 60’ı aşkın gazeteci bu konuda şikâyette bulundu.”

Federman, emin olmamakla birlikte, göndericinin numaraları Yabancı Basın Derneği (FPA) tarafından basılan telefon rehberinden aldığını düşünüyor. Federman şöyle devam ediyor: “Bunu kim yaptı bilmiyoruz. Fakat mesajların içeriğine bakılırsa Hamas’la bağlantısı olan birine benziyor. ‘El Kassam’ ismi birkaç kere geçiyor.”

FPA açıklaması

Mesajları sert bir dille kınayan FPA, 60’tan fazla yabancı gazeteci ile dış basın için çalışan yerel muhabirin bu mesajlardan aldığını belirtti.

FPA’nın 23 Mart’ta web sitesinde yayımladığı açıklamaya göre mesajlar, özenle oluşturulmuş bir veri tabanından Hamas’ın silahlı kanadı El Kassam Tugayı tarafından gönderildiği izlenimini veriyor ve doğrudan dernek üyelerine yönelik tehditler içeriyor.

Olayın kabul edilmez olduğunu, gazetecilerin Orta Doğu ihtilafında taraf olmadığını vurgulayan FPA, Hamas’a seslenerek böyle bir olayın tekrar yaşanmaması için gerekeni yapmasını istedi.

Gazze hükümetinin yanıtı

İsimlerinin saklı kalması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan emniyet kaynakları, olayın İsrail ordusunun bir sitesine yapılan siber saldırıyı takip ettiğine dikkat çekti ve mesajların El Kassam’ın İsrail’e karşı yürüttüğü psikolojik savaşın bir parçası olduğunu söyledi.

Kaynaklara göre, gazetecilere giden tehditler, aslında İsrail ordusuna yönelik bir dizi mesajın sadece biri. Bunların ilki, El Kassam Tugayı’nın büyük bir tünel konusunda 20 Mart’ta düzenlediği basın toplantısıydı. Daha sonra ise İsrail Savunma Bakanı Moşe Yalon’u Gazze’ye yakın bir noktada bulunduğu sırada El Kassam keskin nişancılarının menzilinde gösteren bir video yayımlandı.

Gazze hükümet sözcüsü İsra El Müdellel, mesajları kınamakla birlikte hükümetin bu olaydan sorumlu olmadığını belirtti. Hükümetin medya bürosunda Al-Monitor’la görüşen Müdellel, şöyle konuştu: “Bu mesajlar için özür dilemeyeceğiz, çünkü sorumlu değiliz. Hiç kimse olayı üstlenmiş değil. Mesajlar, yabancı basınla daima iyi ilişki kurmuş olan direniş hareketi ile hükümeti tuzağa düşürmeye çalışan bazı meçhul gruplar tarafından gönderilmiş olabilir.”

Müdellel şöyle devam etti: “Mesajları kınıyoruz ve bağımsız hiçbir gazetecinin baskı görmesini ya da tehdit edilmesini kabul etmiyoruz. Gazze hükümeti olarak basından çekinmiyoruz ve Gazze’deki tüm gazetecilere kucak açıyoruz. Nitekim gazetecilerin Gazze’ye girişi ve burada oturma izni almasına ilişkin prosedürleri esnettik.”

Müdellel’e göre mesajlar, Orta Doğu ihtilafıyla hiçbir ilgisi olmayan gazetecilere yapılan ahlak dışı bir hareket: “Direniş hareketine ve amaçlarına saygı duyuyoruz. Bize göre bu mesajlar, Gazze Şeridi’ndeki habercilik faaliyetlerini hedef alan bir tür komplo. Zira burada çekilen acıları bir tek haberciler aktarabiliyor.”

Müdellel, güvenlikle ilgili bir görevde olmamasına rağmen Gazze’de çalışan gazeteciler ile teçhizatlarının korunması için Filistin hükümetinin gerekli önlemleri aldığını teyit edebileceğini belirtti. Müdellel şöyle devam etti: “Şunun altını çizmek gerekir ki mesajlar Gazze Şeridi dışında bulunan gazetecilere gönderildi ve Gazze’de hiçbir grup bu olayı üstlenmedi. Dolayısıyla, bu olayda hiçbir sorumluluk taşımıyoruz.”

Sıkı kurallar

Mesajların gönderim şeklini Al-Monitor’a değerlendiren ve konunun hassasiyeti nedeniyle adının saklı kalmasını isteyen bir uzman, mesajların “toplu SMS” yöntemiyle atıldığını belirtti. Uzmana göre bu, bir korsanlık olayı değil. Zira korsanlık olması için söz konusu bilgilerin kamuoyuna açık olmaması gerekirdi. Oysa ona göre gazetecilerin numaraları kesinlikle biliniyordu.

Uzman, Çin ve Malezya gibi ülkelerde kimi uluslararası şirketlerin yerel fiyatın çok altında mesaj paketleri sattığına, mesaj içeriğiyle gönderici ismine ilişkin hiçbir kısıtlama uygulamadığına dikkat çekti. Uzman, şöyle devam etti: “Teknoloji öyle gelişti ki mesaj alanında bir nevi karaborsa oluştu. Bu şirketlerden birinin sitesine girip kredi kartıyla birkaç saniyede mesaj paketleri satın alabilirsiniz. Gönderici adını ve mesajın içeriğini de herhangi bir kısıtlama olmadan belirleyebilirsiniz.”

Filistin mobil iletişim şirketi Cevval, Al-Monitor’un sorusu üzerine mesaj paketi satmadığını teyit etti. Şirketin halkla ilişkiler birimine göre, mesaj paketi satan beş tane acente var: Mortaji, al-Qadwa, MTC, Hadara ve World Links.

Al-Monitor’a bilgi veren Hadara’nın teknoloji satış müdürü Avni El Tevil, mesaj paketi alımlarında sıkı kurallar uyguladıklarını, gönderici isminin onaydan geçtiğini ve mesaj içeriğinin filtreye tabi olduğunu anlattı.

Mesajların Hadara’dan alınan bir paketle gönderildiği iddiasını yalanlayan Tevil, şöyle konuştu: “Bu mesajların bizim şirketten satın alınmış olması imkânsız. ‘Öleceksin’ şeklinde bir gönderici ismi onay alamazdı. Onayı mobil telefon şirketi veriyor ve gönderici kimliğinin doğrulanması genelde iki gün süren bir işlem oluyor.”

World Links Bilgi Teknolojileri şirketinin bir yöneticisi ise alıcı numaralarına hizmet veren telekomünikasyon şirketlerinin mesajları gönderen kaynağı bulabileceğini söyledi. World Links’in de mesaj paketlerine katı kurallar uyguladığını, müşterinin kimlik belgelerini kontrol edip onayladığını belirten yönetici, şöyle devam etti: “Müşteri, belli koşullara uyacağına dair bir taahhütname imzalamak zorunda. Bunların en önemlisi, rastgele mesaj göndermeme koşuludur. Spam denen istenmeyen mesajlar için de filtreler söz konusu.”

Federman ise gramer hatalarıyla dolu mesajların bozuk ifadeleriyle dalga geçiyor ve “Bu mesajlar Gazze Şeridi’ne gitmemi engellemeyecek.” diyor.

More from Asmaa al-Ghoul