Ana içeriğe atla

Erdoğan için çıkış yok

Seçim sandığı ya da daha koyu bir baskı rejimi, Başbakan Erdoğan’ı vahim yolsuzluk ve rüşvet kayıtlarıyla içine düştüğü meşruiyet krizinden kurtarmaya yetmeyecek.

Protesters seize a portrait of Turkey's Prime Minister Tayyip Erdogan during a demonstration against the opening of a new road include a part of the Middle East Technical University campus in Ankara February 25, 2014. Erdogan opened the road across the Middle East Technical University campus and uprooting a large number of trees in the area in Ankara on Tueasday. REUTERS/Umit Bektas (TURKEY - Tags: POLITICS CIVIL UNREST) - RTR3FPP6

Türkiye’de hükümeti hedef alan “büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu”nun tarihi olarak 17 Aralık 2013, birkaç yıldır sürmekte olan AKP-Gülen Cemaati çatışmasının topyekun bir savaşa dönüştüğü gün olarak da kayda geçti.

17 Aralık’tan bu yazının yazıldığı güne kadar geçen iki buçuk aylık süre boyunca yaşanan savaşın AKP ve lideri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan cephesinde yol açtığı hasar, iki kelimeyle şöyle özetlenebilir: Meşruiyet yitimi...

Başbakan Erdoğan ve hükümeti, soruşturmaları yürüten savcıların önünü Anayasa ve yasaları çiğneyerek kesmese, uzun süredir biriktirildiği anlaşılan yolsuzluk ve rüşvet kayıtlarından oluşmuş hayli kapsamlı bir “savaş cephanesi”nin meşru kullanım sahası yargı süreci olacaktı. Yargı yolu hükümet tarafından engellendiği için şimdi, çoğu aslında iddianamelerde yer alması gereken ve ses kayıtlarından oluşan bu “malzeme” birbiri ardına sosyal medya ortamına dökülüyor.

Bu topyekun savaşta, Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal arasında 17 ve 18 Aralık’ta kaydedildiği iddia edilen beş ayrı telefon konuşmasına ait kayıtların 24 Şubat’ta YouTube’a yüklenmesi bir dönüm noktası oluşturmuştur.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish