Ana içeriğe atla

Hamas-Mısır ilişkilerinde gerilim zirve yaptı

Hamas yetkilileri, Mısır yönetimini Hamas’ı bir günah keçisi gibi kullanıp Mısır halkının dikkatini iç sorunlardan başka yöne çekmekle suçluyor.
An Egyptian soldier guards the border between Egypt and southern Gaza Strip September 16, 2013. The Egyptian army is clearing buildings deemed a security threat at a distance of up to one km (0.6 miles) from the Gaza border, an army spokesman said on Sunday, accusing groups in the Hamas-run territory of mounting joint attacks with Sinai militants. REUTERS/Ibraheem Abu Mustafa (EGYPT - Tags: POLITICS MILITARY) - RTX13N6S

Hamas-Mısır ilişkilerindeki gerilim, Filistinli hareketin 26 yıl önce kuruluşundan bu yana görülmemiş bir raddeye ulaştı. Eski Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek dönemindeki abluka günlerinde dahi taraflar arasındaki husumet ve medyadaki gerilim bu noktaya gelmemişti.

Mısır medya mensupları durmaksızın Hamas’a suçlamalar yöneltiyor. Hamas’a göre bu suçlamalar, Müslüman Kardeşler’le bağlantılı tüm oluşumları hedef alan bir saldırı kampanyasının parçası.

Ancak Mısır İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim’in geçen hafta söyledikleri Hamas’a yönelik ithamları yeni bir aşamaya taşıdı. Bakan, Hamas’ı Mısır topraklarında silahlı eylemler düzenlemek, Müslüman Kardeşler mensuplarına da silah kullanma ve patlayıcı imalatı eğitimi vermekle suçladı. İbrahim devamında şöyle dedi: “Hamas, aralık sonunda Dekaliye Emniyet Müdürlüğü’nü bombalayanlara lojistik destek verdi. Hamas ayrıca Müslüman Kardeşler mensuplarını Gazze Şeridi’nde ağırlıyor, Selefi Ensar Beyt El Makdis örgütünün yardımıyla onlara silah kullanma ve roket atma konusunda eğitim veriyor.”

Mısır’ın suçlamaları bununla da sınırlı değil. Al-Monitor’un telefonla görüştüğü Mısırlı bir yetkili şöyle konuştu: “Müslüman Kardeşler’in terör örgütü ilan edilmesiyle birlikte Hamas’ın önünde iki seçenek kaldı. Ya (Müslüman Kardeşler’den) kopacak ya da onlarla örgütsel aidiyeti olduğu için kendisi de terör örgütü kategorisine dâhil olacak.”

Mısırlı yetkili devamında şu değerlendirmede bulundu: “Ancak Hamas’ın Mısır’da çizgiyi aştığı düşünülse de ikinci seçeneğin Filistin halkı açısından tehlikeli yansımaları var. Hareketin içeride ve dışarıda terör örgütü olarak kabul edilmesi, bazı riskler taşıyor. Bu, Mısır’ın son yıllarda arabuluculuk ettiği Filistinliler arası uzlaşma çabalarına ölümcül bir darbe indirir. Böyle bir sakıncalı kararla birlikte kâğıtlar yeniden karılır, zaten istikrasızlıktan mustarip olan Filistin topraklarında bölünmüşlük ve gerilim artar.”

Mısır’ın Filistin Yönetimi nezdindeki Büyükelçisi Yaser Osman, Gazze Şeridi’nin eskiden ulusal güvenlik açısından stratejik güvence teşkil ettiğini, Mısır’ın Gazze’yi bu eski konumuna döndürmek istediğini belirtti, ancak bu beyanatına açıklık getirmedi.

Güvenlik teşkilatlarıyla irtibatlı olduğu bilenen İsrail sitesi Debka’nın bildirdiğine göre Mısır makamları, Hamas mensubu Filistinlilere Gazze, Sina Yarımadası ve Mısır için verilen 13 bin pasaport ve vizeyi gizlice iptal etmiş. İptaller, Hamas’a yönelik planlanan bir kampanyanın parçasıymış.  Ancak Mısır makamları bu işlemleri henüz açıklamış değil. Pasaportu ve vizesi iptal olan kişilerin çoğu hâlâ bu durumdan haberdar değil.

Katar’ın El Cezire kanalında yapımcılık ve sunuculuk yapan Mısırlı televizyoncu Ahmed Mansur’un iddiasına göre, Filistinli lider Muhammed Dahlan, Hamas’ı devirmek ve Gazze’de tekrar gücü ele geçirmek için Mısır İçişleri Bakanlığı ile iş birliği yapıyor. Bu söz, ona, Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi deviren Savunma Bakanı Gen. Abdül Fettah El Sisi tarafından geçtiğimiz temmuz ayı başında verilmiş.

Hamas korkuyor

Al-Monitor’a konuşan üst düzey bir Hamas yetkilisi, Mısır’dan gelen son suçlamaları reddedip Kahire’nin “saldırılara” son vermesini istedi. İthamları tehlikeli bir işaret olarak gören Hamas, bunların Mısır halkının gözünü boyama ve dikkatleri Mısır yönetiminin yaşadığı krizin gerçek boyutundan başka yöne çekme amacı taşıdığını düşünüyor. Hamas ayrıca Mısır’ın kendi iç krizinin sorumluluğunu dış güçlere yıkmaya çalıştığını iddia ediyor.

Hamas yetkilisi, adının yazılmaması kaydıyla şu değerlendirmede bulundu: “Mısır makamlarının, hiçbir kanıt veya bulgu göstermeden bu denli büyük ve tehlikeli suçlamalarda bulunması Hamas’ı şoke ediyor. İki halkın kardeşlik ilişkisini bozma peşindeler. Filistin halkının düşmanlarına, bilhassa da İsrail’e bu iddiaları onlara karşı kullanma fırsatı veriyorlar.”

Yetkili ithamlara değinerek şöyle devam etti: “Hamas, Müslüman Kardeşler’den kimseye yardım veya eğitim vermiş değil. Tüneller yıkıldığına göre Gazze’de eğitim alan biri, Mısır’a nasıl geçecek? Hamas üyesi olarak defalarca ifşa edilen isimler de uydurma, Filistin nüfus dairesi bu kişilerin varlığını reddediyor.”

Gazze’de bir basın toplantısı düzenleyen Hamas’ın önde gelen isimlerinden Salah El Bardavil, Mısır’a “Filistinlilere yönelik bu karalama ve tahrik kampanyasına” son verme çağrısında bulundu. Mısır’ın istikrarının Hamas’ın da lehine olduğunu belirten yetkili, hareketin Mısır’ın iç işlerine karışmadığını belirtti. Mısır İçişleri eski Bakanı Habib El Adli’nin, Azizler Kilisesi’nin ocak 2011’de bombalanmasına ilişkin Hamas’ı itham etmesine değinen Berdavil, bu tür suçlamaları da reddetti. Nitekim Mısır yargısı da bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna varmıştı.

Beyrut’ta yerleşik bir başka Hamas yetkilisi de Al-Monitor’a telefonda yaptığı açıklamada, Mısır’ın suçlamalarının inandırıcılıktan yoksun olduğunu belirtti. Yetkiliye göre bu suçlamaların amacı, “hayali bir yabancı düşman” üzerine gürültü koparıp Mısır’a yönelik dış kaynaklı bir komplo varmış gibi göstermek. Kaynak, devamında şöyle konuştu: “Hamas Mısır’ı, Mısır halkını ve Mısır’ın bölgedeki ağırlığını takdir ediyor. Filistin’e komşu bir ulus olarak Mısır’ın istikrarı ve güvenliği Hamas için önemlidir. Hamas İsrail işgaline karşı savaşıyor, herhangi bir Arap varlığına karşı değil.”

Aynı yetkili, Mısır’daki iktidar sahipleriyle çatışmanın dün olduğu gibi bugün de Hamas’ın menfaatine olmadığını, Hamas’ın yegâne çatışmasının İsrail işgaliyle olduğunu vurguladı. Yani, bu kaynağın deyimiyle, başka herhangi bir çatışma Hamas’ı asli mücadelesinden uzaklaştırır ve Hamas silahlarının yörüngesini saptırır.

Öte yandan, Hamas’ın Gazze sözcüsü Sami Ebu Zühri, Mısır’ın Filistin Yönetimi nezdindeki büyükelçisine çıkıştı ve onu Filistin’in iç işlerine karışmakla suçladı. Zühri’ye göre Büyükelçi Osman, Batı Şeria’daki güvenlik birimleriyle sürekli görüşüyor, onlardan Hamas karşıtı uydurma hikâyeler dinliyor ve bunları gerçek haberlermiş gibi Kahire’deki Dışişleri Bakanlığı’na aktarıyor.

Durmadan artan gerilim, ilişkilerde yumuşama umutlarını söndürüyor. Bir Hamas yetkilisi durumu Al-Monitor’a şöyle özetliyor: “Resmi Mısır söylemi, Hamas hareketini adeta Mısır siyasetini manipüle eden tam teşekküllü bir devlet olarak resmediyor ve Mısır topraklarında olup biten her şeyin Gazze’den kaynaklandığını öne sürüyor.”