KAMIŞLI - Suriye hükümeti, son zamanlarda etnik-milliyetçi partilerin faaliyetlerini ve mezhep temelinde güvenlik kollarının kurulmasını teşvik etmektedir. Bunların arasında Kürtlerin oluşturduğu Asayiş ve Süryaniler tarafından kurulan Sutoro gibi güvenlik grupları da yer almaktadır. Etnik azınlıklar bu fırsattan istifade hemen taleplerini dile getirmeye başlarken, bazı azınlık temsilcileri, rejimin siyasi nüfuzunu sürdürme niyetine kuşkuyla yaklaşıyor.
Süryanilerle Kürtler, Baasçı Arap milliyetçiliğinin baskısı altında benzer sıkıntılara maruz kaldı. Suriye’de ayaklanmanın patlamasıyla birlikte bu iki azınlığın siyasi partileri, hem rejime hem muhalefete mesafeli durmak üzere adı konulmamış bir mutabakata vardı. Ancak bu karar, mezhepsel ayrışmayı derinleştirerek ters tepebilir ve rejimin azınlıklara taviz vererek onları muhalefetten uzak tutma hedefine hizmet edebilir.
Amuda'dan Serakaniye'ye giden bir otobüste seyahat eden Hristiyan bir kadın kaygıyla soruyor: "Burası Özgür Suriye Ordusu'nun kontrol noktası mı?" Eşi, "Hayır, merak etme burası YPG'ye ait." diye yanıt veriyor. YPG, Halk Savunma Birlikleri’nin kısaltılmış adı. Kürt milislerinin varlığı Hristiyanlara güven veriyor. Kürtlerin ana siyasi hareketi olan Demokratik Birlik Partisi (PYD), bu yakınlıktan fayda sağlamaya istekli.
İçinde PYD’yi de barındıran Demokratik Toplum Hareketi’nin (TEV-DEM) üyelerinden Beşir Malla, Al-Monitor'a 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada şu bilgileri verdi: "Hristiyanlardan mali destek aldık. Haseki’deki Süryani Başpiskoposu da, Vatikan’la yaptığı bir telefon görüşmesinde, radikal İslamcı gruplarının Serakaniye’deki ilerleyişini durdurduğu için YPG'ye minnet duyduklarını belirtti.” Bahsi geçen çatışmalar, şubat 2013’te yaşanmıştı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.