Ana içeriğe atla

Libya’da Güç Milislerin Elinde

Libya’da istihbarat ve güvenlik yapısının çöküşü, acilen reform yapılmasını gerektiriyor.
Men grieve over a grave at the funerals for those killed in Saturday's clashes at the Libya Shield brigade headquarters, in Benghazi June 9, 2013. Libya's army will take control of a militia's bases in the eastern city of Benghazi after clashes in which 31 people were killed, an army spokesman said on Sunday. Fighting broke out on Saturday at the headquarters of the Libya Shield brigade when protesters demanded the disbanding of the militias, whose continued existence nearly two years after the fall of Muam

Trablusgarp’ta kalburüstü, yeşillikler içindeki iki semtin sokakları moloz yığınları ve hurdaya dönmüş metal parçalarıyla kaplı. Nisan ayında bombalı bir aracın patlaması, Fransa Büyükelçiliği’ne ait binalarının yarısını yerle bir ederken 200 metre çapındaki bir alanda yaşamsal altyapıyı da kullanılamaz hale getirdi. Benzer şekilde 11 Haziran’da patlatılan diğer bir araç, İtalya Büyükelçiliği’ni hedef aldı. Diplomatik çevrelerde gerginlik yükselirken durumun daha ne kadar bu şekilde süreceği sorgulanıyor. Bingazi’de ise 9 Haziran’da bir askeri üssün önünde yapılan gösteride 31 protestocu hayatını kaybetti. Savunma Bakanlığı’na bağlı özel kuvvetlere karşı girişilen rastgele saldırılar ve güvenlik birimlerine ait binaların ateşe verilmesi, ülkenin doğusunda yeni can kayıplarına yol açtı. Silahlı Kuvvetler Komutanı ve fiili Genelkurmay Başkanı Salim Kenidi’nin basına verdiği bir demeç endişeleri iyice artırdı. Zira Kenidi saldırganlara şöyle seslendi: “Siz kimsiniz? Ne istiyorsunuz? Gelin oturup konuşalım.”

Libya’nın uzun vadeli diplomatik menfaatlerini riske atan Başbakan Ali Zidan hükümetinden yanıt bekleyen yaşamsal sorular söz konusu. Nasıl olur da silahlı gruplar, öldürücü güce sahip patlayıcıları bir araya getirip ülke içinde taşıyabiliyor ve hassas hedeflere saldırlar düzenleyebiliyor? Dahası, nasıl olur da dünyanın en geçişken sınırlarından birine sahipken dünyada silahın en yoğun barındığı ülke olan Libya, işleyen bir istihbarat servisine sahip olmaz?

Libya çapında sokaklara dökülen insanlar, ordu ve polisin yeniden işlevsel hale gelmesini ve milis gruplarının Savunma ve İçişleri Bakanlıkları’na bağlanmasını talep ediyor. Ne var ki bombalı saldırıların devam ettiği ve yeni bölgesel aktörlerin Libya’nın silah depolarına göz diktiği şu dönemde, güvenlik tablosu içteki durumun gösterdiğinden çok daha karmaşıktır. Devrik rejimin en korkulu birimi olan istihbaratın bahsi bile geçmiyor. Oysa bu birim, durumun kontrol altına alınması yolunda ilk adımı oluşturabilir.

İstihbarat Servisleri

Muammer Kaddafi rejiminin çökmesiyle birlikte birçok örgüt Libya’nın, artık işlevsel kurumlardan yoksun, sahipsiz bir alan haline geldiğini ortaya koydu. İstihbarat servisleri, Kaddafi’nin en güçlü koluydu. Hem korku iklimi yaratmak hem de rejime dıştan ve içeriden yönelecek tehditleri bertaraf etmek için ahenk içinde çalışan bu birimler, hızla tasfiye edildi. İstihbarata ait binalar, arşivler ve dosyalar yakıldı, istihbarat mensupları da ya hapse atıldı ya öldürüldü ya da kaçtı. Bazı alt ve orta seviyedeki yetkililer olayların dışında kalmış olsa da hâlihazırda devrimci birliklerin husumetine maruz kalmaktadır.

Libya güvenlik birimlerinde işe devamsızlık çok yüksek oranlarda, tahminen yüzde 20 ile yüzde 40 arasında seyrediyor. Eski istihbarat mensupları ise, rejimin bu denli zalim, hassas ve partizan bir kolunda görev yapmış olmaktan dolayı sinmiş durumdalar.

Ulusal Geçiş Konseyi, Haziran 2012’de istihbarat servisini geri getirmeye niyetlenmişti, ancak o saate kadar olanlar olmuş, devletin bu elzem biriminin canlandırılmasının önü tıkanmıştı. Genel Ulusal Kongre’ye bu hafta sunulan askeri istihbarat raporu o denli zayıf olmalı ki kongre üyeleri bile bu metne ilgi göstermedi.

Devletteki boşluğu doldurmaya çalışan milis gruplarının sürekli büyümesi ve güçlenmesi sorunu daha da derinleştiriyor. Kanun dışında hareket eden, rutin olarak işkenceye başvuran bu gruplar, hükümetin hem içeride hem dışarıda meşruiyetini zedelemektedir.

Milis grupları, Kaddafici olarak suçlanan kişileri ve özellikle istihbaratta çalışmış eski rejim mensuplarını engellemeye ve yakalamaya çalışırken, başka tehditler gözden kaçmaktadır. Terör grupları, adi suçlular ve paramiliter örgütler, yakalanmadan veya kimlikleri tespit edilemeden sivilleri, devleti ve yabancıları hedef alan saldırılar düzenleyebilmektedir.

Çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgiye göre, Mağrip El Kaidesi’nin Cezayir kolunun lideri Muhtar Bin Muhtar, silah satın almak üzere 2012’de Libya’ya gelmiş. ABD’deki 11 Eylül saldırılarının faili olarak aranan bazı şüpheliler, ABD istihbaratı tarafından Bingazi’de görüntülenmiş, ancak Libya makamları bunları ne yakalayabilmiş ne de kimliklerini tespit edebilmiştir.

 

Bingazi: Yeni Sorunlar, Eski Çözümler

Uluslararası topluma yönelik sistematik şiddet ve bu şiddetin sürmesi tehdidi, Libya çapında kaygı verici boyuta ulaşmıştır. Geçen yıl nisan ile eylül ayları arasında BM, Kızılhaç, İtalya, İngiltere ve ABD temsilciliklerini hedef alan saldırılar, diplomatların adeta Bingazi’den kaçmasına yol açmıştır. Saldırılara karşı düzenlenen sokak gösterileri, şehir halkı arasında hâkim olan hoşnutsuzluğun ve kamu düzeninin tesis edilmesi için güçlü bir talebin göstergesidir. Ne var ki bu saldırılara ilişkin bugüne dek hiçbir kişi veya grup yargı önüne çıkarılmamış, neredeyse hiçbir resmi işlem yapılmamıştır.

Bingazi bugün aralıksız bir şiddet sarmalının pençesindedir. Siyasi ve devrimci saiklerle polise karşı girişilen suikastlar, şehri felaket boyutunda bir güvenlik açığıyla karşı karşıya bırakmıştır. Tutuklamalar yok denecek kadar azdır. Hükümet, şehir içinde, sınırlarda ve ülkenin diğer bölgelerinde güvenliği sağlama işini çoğunlukla, Savunma Bakanlığı şemsiyesi altında faaliyet gösteren yarı resmi, silahlı milis örgütlerine bırakmıştır.

Bu örgütlerden biri, Visam Bin Hamid önderliğindeki Dera Libya’dır. Grubun kışlası önünde geçen hafta düzenlenen gösteride, asayiş kaygısı yaşayan insanlar, milislerin tam olarak silahsızlandırılması ve devlet birimlerine entegre edilmesi için çağrı yaptı. Üstelik bu ilk gösteri değildi. Protestocular kışlaya girmeye çalışınca, kargaşa esnasında açılan ateş yerel halktan 31 kişinin hayatına mâl oldu.

Bin Hamid halkın kaygılarını paylaşsa da, bağlı olduğu Savunma Bakanlığı’nın işlevsel bir orduya sahip olmaması nedeniyle Dera’nın entegrasyon sürecine katılmadığını söylüyor. Bu gerekçenin haklı bir tarafı var. Silahlı kuvvetler komutanı Yusuf Manguş, göstericilerin öldürülmesinin ardından 10 Haziran’da istifa etti. Savunma Bakanı Muhammed Mahmud El Bargati ve İçişleri Bakanı Aşur Şuveyl de yeni çıkan Siyasi Tecrit Kanunu nedeniyle görevlerinin başında değil.

Gelinen nokta, devrim hükümetinin bugüne dek karşı karşıya kaldığı en büyük çıkmazlardan biridir. Bombalı saldırılar sürdükçe halk, güvenlik talebiyle sokaklara dökülmeye devam ediyor, milis grupları ise düzen sağlanmadıkça kargaşa halindeki güvenlik güçlerine entegre olmayı reddediyor. Başarı sağlanacaksa eğer hükümet, yerleşik tutum ve yaklaşımlardan uzaklaşıp tamamıyla yeni bir strateji geliştirmelidir.

Altyapı

Etkili bir çözüm için öncelikle Libya devletine ait güvenlik altyapısının tahliye edilip geri kazanılması için kararlı bir girişim başlatılmalıdır.

Ülke genelinde sayısız istihbarat binası, karakol ve askeri kışla hâlâ milis grupları tarafından kullanılmaktadır. Bu grupların bazıları, Genel Ulusal Kongre ile Savunma ve İçişleri Bakanlıkları’na bağlıdır. Ancak bazı haydut gruplar da bu ve başka binaları kullanmaktadır.

Resmi ve yarı resmi güvenlik birimleri arasında ise uyumsuzluk söz konusu. Hükümet adına faaliyet gösteren bir milis grubunun üst düzey bir mensubunun Al-Monitor’a verdiği bilgiye göre, yalnızca Trablusgarp’ta 30’u aşkın denetim merkezi bulunmakta ve bunların her biri bağımsız çalışarak farklı haberleşme mekanizmaları üzerinden farklı emirler çıkarmaktadır.

Mevcut altyapı ve haberleşme sisteminin kullanılması suretiyle devletin lojistik gücünü artırmak ve sağlam istihbaratla ahenkli güvenlik operasyonları başlatmak kritik öneme sahiptir.

Trablusgarp’taki güvenlik altyapısının boşaltılması, eski İçişleri Bakanı Şuveyl döneminde birkaç ay önce başlamıştı. Ancak Libya’nın diğer şehirleri ve sınır kasabaları, hayati önemdeki altyapıya musallat olmuş milis gruplarıyla doludur. Cezayir-Mali güzergâhında silah ticaretinin sürdüğü ve Nijer’de peş peşe bombaların patladığı bir ortamda bu altyapının kontrol dışında olması, uyumlu istihbarat faaliyetinin yürütülmesini ve kapsamlı bir ulusal güvenlik stratejisinin geliştirilmesini de engellemektedir.

Altyapının kolaylıkla erişilebilir olması ve terör eylemlerinde kullanılması bugün Libya devletinin önünde duran en ciddi sorunlardan biridir. Bu ortam, demokrasiye geçiş sürecini de belirsizliğe mahkûm etmektedir. İnsan haklarına saygılı, kurumsal bir güvenlik yapısını oluşturmaya dönük reformlar eş zamanlı olarak hayata geçirilmelidir.

Başbakan Ali Zidan, Libya güvenlik birimleri içinde en korkulanı olan istihbaratı yeniden yapılandırıp tekrar devreye sokarak güvenlik çıkmazına kademeli bir çözüm geliştirmeye başlayabilir. Sürece ahenk getirecek bütüncül bir haber alma sisteminin oluşturulması, uzun vadeli bir çalışmanın başlangıcı olur. Uluslararası toplum da, devletin bu korkulu kolunun yeniden yapılandırılması için ziyadesiyle yardım eder. Zidan için soru, ülkeyi asayişe doğru taşırken güvenlik ve egemenlik arasındaki çizginin nerede çizileceğidir.

Anas El Gomati, Libya’nın ilk düşünce kuruluşu olan Trablusgarp merkezli Sadık Enstitüsü’nün kurucusudur. Hâlihazırda Carnegie Middle East Center’da konuk araştırmacı olan Gomati, toplumsal ekonomi, demokratik yönetişim, güvenlik sektörü ve Libya’da siyasal İslam konularına odaklanmaktadır. Gomati ayrıca Roma’daki NATO Savunma Koleji’nde siyasal analiz ve kamu politikaları alanında konuk öğretim üyesi olarak ders vermektedir. Twitter hesabı: @AGomati

Join hundreds of Middle East professionals with Al-Monitor PRO.

Business and policy professionals use PRO to monitor the regional economy and improve their reports, memos and presentations. Try it for free and cancel anytime.

Free

The Middle East's Best Newsletters

Join over 50,000 readers who access our journalists dedicated newsletters, covering the top political, security, business and tech issues across the region each week.
Delivered straight to your inbox.

Free

What's included:
Our Expertise

Free newsletters available:

  • The Takeaway & Week in Review
  • Middle East Minute (AM)
  • Daily Briefing (PM)
  • Business & Tech Briefing
  • Security Briefing
  • Gulf Briefing
  • Israel Briefing
  • Palestine Briefing
  • Turkey Briefing
  • Iraq Briefing
Expert

Premium Membership

Join the Middle East's most notable experts for premium memos, trend reports, live video Q&A, and intimate in-person events, each detailing exclusive insights on business and geopolitical trends shaping the region.

$25.00 / month
billed annually

Become Member Start with 1-week free trial

We also offer team plans. Please send an email to pro.support@al-monitor.com and we'll onboard your team.

What's included:
Our Expertise AI-driven

Memos - premium analytical writing: actionable insights on markets and geopolitics.

Live Video Q&A - Hear from our top journalists and regional experts.

Special Events - Intimate in-person events with business & political VIPs.

Trend Reports - Deep dive analysis on market updates.

All premium Industry Newsletters - Monitor the Middle East's most important industries. Prioritize your target industries for weekly review:

  • Capital Markets & Private Equity
  • Venture Capital & Startups
  • Green Energy
  • Supply Chain
  • Sustainable Development
  • Leading Edge Technology
  • Oil & Gas
  • Real Estate & Construction
  • Banking

Already a Member? Sign in

Start your PRO membership today.

Join the Middle East's top business and policy professionals to access exclusive PRO insights today.

Join Al-Monitor PRO Start with 1-week free trial