İranlı ressamın kimlik arayışı

Tebriz doğumlu ressam Maryam Salahi İstanbul’da açtığı sergiyle ülkesi İran başta olmak üzere Orta Doğu’da yaşayan kadınların kimlik ve özgürlük arayışını seslendiriyor.

al-monitor .

Oca 24, 2018

Tebrizli sanatçı Maryam Salahi’nin, İstanbul’da açılan “Kimlikler Lütfen” sergisinde ilk dikkati çeken, tablolarının çoğunda kadının ağzının boya ya da peçe ile kapatılmıs olması. Bazılarında ise kadın figürünün yüzü yok.

1982 Tebriz doğumlu olan Salahi resimlerdeki kapalı ağızları şöyle açıklıyor: “Çünkü bizim toplumlarımızda kadınlar az konuşur. Öyle olması tercih edilir. Çok konuşan kadınlar sevilmez. Ama susmuş kadınların içinde öyle bir volkan yanıyor ki içinden bir katil çıkacak kadar. Orta Doğu’daki kadınların büyük çoğunluğu böyle. Bastırılmıştır kadınlar. Ben de resimlerimde bunu anlatıyorum.”

11 yıldır İstanbul’da yaşayan Salahi, halen Yeditepe Üniversitesi’nde doktora yapıyor. Doktora konusu “70’lerden sonra ortak değerler üzerine (din, dil, ırk ve kimlik) yapılan ve değerlenen sanat eserleri.”

Salahi, Al-Monitor’la yaptığı röportajda Türklerin de, İranlıların da kendilerini ülkelerinde özgür hissetmediğini vurgulayarak bunun bir kimlik sorunu olduğunu gösterdiğini vurguluyor.

İranlı sanatçı, “İran elden gitti. Türkiye’de ise başka türlü sorunlar var. Mutsuz insanların hepsi Batı’ya kaçmak istiyor. Hem Batı’ya kızıyorlar hem de Batı’ya yerleşmek istiyorlar. Hiç kimse dürüst değil.” diyor.

Salahi Orta Doğu ülkelerinin asıl kimliklerine dönmesinin din ve siyasetin birbirinden tamamen ayrılmasına bağlı olduğunu belirtiyor: “En başta din ve devlet işlerinin birbirinden tamamen ayrılması gerekiyor. Cumhurbaşkanı veya başbakan bir peygamber değil, bir memur. Diyanet İşleri Başkanı da öyle. Din yasalarına göre bir ülke yönetilmez. Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dünyada din bu kadar hayatın içinde olmamalı. Peygamber döneminde yaşamıyoruz. İran’da molla rejimi olmasaydı benim ülkem çok başka bir ülke olurdu, hatta süper güç olurdu.”

Maryam Salahi Türkiye’den vatandaşlık alabilmek için üç yıl önce başvuruda bulunmuş ancak hala bekliyor. Gittiği her yerde kendisine “kimlik lütfen” diye sorulmasından rahatsız. Açtığı sergiye “Kimlikler Lütfen” adını vermesinin bir diğer nedeni de bu: “Hala Türk vatandaşı olmak için bekliyorum. Çünkü Türkiye’de sanatçılara öncelik tanınmıyor. Ya evleneceksiniz ya da büyük yatırımlar yapacaksınız. Özgeçmişinizde sizin sanatçı veya yazar olmanızın bir önemi yok. Sergimizin adı bu yüzden ‘Kimlikler Lütfen.’ Çünkü nereye gitsem kimlik soruluyor, ev tutarken, iş yaparken. Ama artık aldırmıyorum.”

Ressam ve sanat danışmanı Figen Batı’ya göre Salahi iyi bir dışavurumcu: “Salahi güçlü ve baskın bir karakter. Resimlerinde bu görünüyor. Renkleri ve fırçalarıyla baskın yönünü dışavuruyor. Resimlerinde yaşadığı sıkıntıları görebiliyorsunuz. İranlı bir kadın sanatçı olarak, kimlikler üzerinden devam eden bir hayatı olduğu için gördüğünüz resimleri yapmış. Kimliklerimiz bir kağıt parçası değil. Çok sorgulanarak ortaya konulması gereken bir şey. Gelen izleyiciler çok beğeniyor. Maryam Salahi Orta Doğu halklarının kimlik bunalımını yansıtıyor.”

Sergiyi gezen isimlerden gazeteci Özgür Yüce, Salahi’nin özgürlük arayışına vurgu yapıyor: “İran’da resim üzerinde ciddi yasaklar var ve Salahi tuvalin altına saklanmış boyalarla bunu vurguluyor. Belirli bir sansürü yırtmaya çalışan ve tuvalin dışına çıkmaya çalışan bir tarzı var. Bir başkaldırı olarak yorumluyorum eserlerini. Tablolara bakıldığında sansürlenmiş kadınlar var, silüetler var. İran’da sakladığı duyguların dışavurumunu görüyorum ben.”

Salahi’nin “Orta Doğu’da kadınlar kendi kimliklerine ne zaman kavuşacak” sorusuna yanıtı ise iyimserlikten uzak: “Keşke böyle bir umudum olabilse. Din ve politikanın ayrıldığı bir ortama ulaşırsak belki. Bunu anladığımız zaman başarabiliriz. Kendi halklarımız, eğitimli eğitimsiz, köylü ve şehirli herkes bunu anladığında özgürlük olacak. Avrupa bunu 500 sene önce yaptı ve özgürleşti. Biz ne zaman bunu yaparsak yani din ile devleti birbirinden ayırırsak başarabiliriz. O zaman petrolümüz de bize kalacak.”

Salahi’nin F Sanat Galerisi’ndeki sergisi 5 Şubat’a kadar açık kalacak. 

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Dampingli vatandaşlık ve gettolaşma endişesi
Mehmet Çetingüleç | Mülteciler | Eki 2, 2018
Ankara keçilerini Güney Afrika'ya nasıl kaçırdı?
Sibel Hürtaş | Kültürel Miras | Tem 18, 2018
Ahıskalıları memnun, Kürtleri tedirgin eden vatandaşlık
Fehim Taştekin | | Haz 13, 2018
Suriyeliler gitsin mi kalsın mı?
Mehmet Çetingüleç | Mülteciler | Haz 8, 2018
Mahabad’dan Diyarbakır’a İranlı Kürt sanatçının öyküsü
Mahmut Bozarslan | Mülteciler | Nis 16, 2018

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Fransa boykotu iç tribünlere dönük
Mustafa Sönmez | | Eki 29, 2020
al-monitor
Cihatçı cepheden Türkiye için kötü haberler
Fehim Taştekin | Suriye çatışması | Eki 27, 2020
al-monitor
Madencilerin altın iştahı büyüyor
Mustafa Sönmez | | Eki 26, 2020
al-monitor
İdlib: Daha büyük bir savaş için küçük bir çekilme
Fehim Taştekin | | Eki 22, 2020