Bir de Arap boykotu gelirse…

Mısır Arap ülkelerini Türkiye’ye karşı birleşmeye çağırırken, Suudi Arabistan’ın şimdiden Türk mallarına örtülü boykot uyguladığı anlaşılıyor.

al-monitor .

İşlenmiş konular

turkish foreign relations, turkish-saudi relations, boycott, turkish relations with arab world, arab states, turkish economy

Eki 2, 2020

Son üç yıldır ekonomisi büyüyemeyen, pandemi ile birlikte daha da zor zamanlar geçiren Türkiye’nin dış politika hamleleri de tepki çekiyor ve ekonomisi önemli boykot tehditleri alıyor. Son olarak Suudi Arabistan’ın Türkiye’den ithalata uygulamaya başladığı boykotun yanı sıra, Arap ülkelerinden koordineli bir boykot girişimi için adımlar atıldığı görülüyor. 

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yer alan ve Arap Birliği çatısı altında örgütlenen ülkelerden gelecek bir ekonomik boykot, Türkiye ekonomisini ne kadar zorlar? Türkiye ekonomisi gerek ihracat ve ithalat gerekse yatırım ve turizm trafiği yönünden Arap dünyası ile de son 20 yılda yükselen bir ilişki içinde. Ancak veriler, toplamda bu ticaret ve para trafiğinin Türkiye açısından başat yer tutmadığını, ihracat ve doğrudan yatırımda yüzde 20’ye yakın, turizmde yüzde 10 dolayında pay aldığını gösteriyor. 

Koordineli bir boykot eylemine Arap ülkelerinin ne kadarının katılacağı sorusu bir yana, etkili bir boykotun Türkiye ekonomisine getireceği olumsuzluk, normal zamanlarda fazla etki yaratmayabilirdi. Ancak mevcut şartlarda böyle bir etkili boykot, Türkiye ekonomisi için yeni bir darbe olabilir. Zaten önemli kan kayıpları yaşayan, ülkeden yabancı kaynak çıkışını önleyemeyen Türkiye ekonomisinin yeni döviz kayıplarına, itibar kaybına neden olacak, risk priminin daha da yükselmesine neden olacak her hamle can yakabilir. 

Arap Birliği Bakanlar Konseyi 9 Eylül’deki toplantısının ardından yayımladığı sonuç bildirgesinde Suriye, Libya ve Irak’taki Türk müdahalelerini kınayarak, Ankara’yı “Arap ülkelerinin iç işlerine karışmamaya, güveni ortadan kaldıran ve bölgenin güvenliğiyle istikrarını tehdit eden provokatif eylemlerine son vermeye” çağırdı. Libya, Katar, Somali ve Cibuti ortak açıklamaya yönelik çekince bildirdiler.

Bildiriyi kınayan Türk Dışişleri Bakanlığı, “Bu kararların esasen ciddiye alınacak bir tarafı bulunmamaktadır” diye tepki gösterdi.

Özellikle Mısır, Arap uluslarını Türkiye’ye karşı tek vücut olmaya davet eden girişimler içinde. Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükrü toplantıda yaptığı konuşmada birçok Arap ülkesinin mustarip olduğu Türkiye müdahalelerinin Arap ulusal güvenliğine yönelik büyük tehlike olduğunu ve tek vücut olmak gerektiğini öne sürerken, Türk mallarına karşı boykot önlemi de sıkça dillendirilmeye başlandı. 

Arap dünyasının en etkin isimlerinden Suudi Arabistan şimdiden bir boykotu başlatmış durumda. Suudi Arabistanlı ithalatçılar Türkiye’ye gönderdikleri yazılarda “Türk mallarının Suudi Arabistan Krallığına girişinin engellendiğini” ve mal göndermemelerini, gönderirlerse sorumluluk almayacaklarını bildirdiler.

Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Hatay Milletvekili Mehmet Güzelmansur şunları aktardı: “Kısmi boykotta dahi başta Hatay olmak üzere, bölge ihracatçısı ve çiftçisi çok ciddi maddi kayıplar yaşadı. Sorun çözüme kavuşturulmazsa, Suudi Arabistan'ın uygulayacağı tam ambargo ittifak halinde olduğu Dubai, Bahreyn, Umman gibi ülkelere de yayılır.” 

Boykot eylemi diğer ülkelere yaygınlaşır mı bilinmez ancak Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu darboğaz, her tür ekonomik boykota, ihracat engeline duyarlı. 

Kısa adı TÜİK olan Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre bu yılın ilk yedi ayında Türkiye’nin ihracatı 2019’un ilk yedi ayına göre yüzde 13.7 gerileyerek 90 milyar dolara düştü. Bu durum, her ihracat azalışına duyarlılığı artırıyor. 

Bu yılın ilk yedi ayında gerçekleşen 90 milyar dolarlık ihracatta Arap ağırlıklı ülkelere 17 milyar dolarlık satış yapıldı. Bu da yüzde 19’a yakın bir pay demek. 2019’un tamamında ise Türkiye’nin ihracatı 180 milyar doları bulurken Arap ülkeleri grubuna yapılan ihracat 36 milyar dolar olmuş ve beşte birlik bir pay edinmişti. 

Türkiye’nin mal sattığı Arap ülkelerinin başında Irak geliyor. Türkiye Irak’a 2019’da 10,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu, gruba yapılan toplam ihracatın yüzde 28’i demek. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) grupta yüzde 10, Mısır yüzde 9.7, Suudi Arabistan ise yüzde 9.2 pay alıyor. Bu dört ülkeye 2019’da yapılan ihracat 21 milyar doları buldu. Türkiye’nin içli dışlı olduğu Katar’a ihracat ise 1,2 milyar dolardan ibaret. 

2019’da Arap ülkelerine gerçekleştirilen 36 milyar dolarlık ihracata karşılık bu ülkelerden Türkiye’nin ithalatı 14 milyar dolarda kaldı ve toplam ithalatında yüzde 6.7 pay aldı. Dolayısıyla Türkiye’nin Arap ülkelerine karşı 2019’da 22 milyar dolar “net ihracatçı” olduğu söylenebilir. Bu da bölgenin Türkiye açısından önemini ortaya koyuyor. 

Dış ticaret dışında Arap ülkelerinin Türkiye’ye doğrudan yatırımları bir diğer önemli halka. Merkez Bankası verilerine göre 2019 itibariyle Arap ülkelerinin Türkiye’de 32 milyar dolarlık doğrudan yatırımı var. Bu, toplamı 150 milyar dolar olan Türkiye’ye doğrudan yabancı sermayeli yatırımların yüzde 21’i demek. Ancak bu tutarın 22 milyar doları, yani yüzde 68’i tek başına Katar’ın. İkinci sırada 6 milyar dolarlık yatırımları ile BAE geliyor. Türkiye’ye boykota başlayan Suudi Arabistan’ın Türkiye’de yatırımları 1 milyar doların altında. 

Türkiye’nin Arap ülkelerindeki doğrudan yatırımları ise 2,4 milyar dolar ve onun da yarısı Cezayir’de. Dolayısıyla doğrudan yatırımda Arap ülkeleri Türkiye’ye karşı 30 milyar dolara yakın net sermaye ihracatçısı, ama bu, daha çok Katar’ın Türkiye’ye yatırımlarından kaynaklanıyor. Sadece BAE, 6 milyar dolarlık yatırımlarını azaltarak Türkiye’yi tehdit edebilir durumda. 

Türkiye’de Temmuz 2020 itibariyle 24 milyar dolarlık hisse senedi ve 390 milyar dolarlık borç senedi-kredi stoku yabancıların elinde. Bunların ülkelere göre dağılımı bilinmiyor. Bunun bir kısmının doğrudan ya da dolaylı olarak Arap sermayedarlara ait olduğu söylenebilirse de miktar bilinmiyor. Dolayısıyla bu yolla Arap ülkelerinin elinde ne tür bir koz olduğu belirsiz. 

Türkiye’nin turizminde de Arap ülkelerinin sınırlı da olsa belli bir yeri var. Pandemi dolayısıyla yüzde 77 azalsa da ilk 8 ayda Türkiye’ye gelen 7 milyon yabancının yüzde 10’u Arap ülkelerinden giriş yaptı. 2019’da da Türkiye’ye gelen 45 milyon yabancı ziyaretçinin yüzde 10’u Arap ülkelerindendi ve ilk sırayı Irak uyruklular, ikinci sırayı ise Suudi Arabistan uyruklular almıştı. Ürdün, Lübnan ve Kuveyt’ten gelenler onları takip etmişti. 

Özetle, Türkiye’nin dünya ekonomisi ile ilişkilerinde ağırlık daha çok Avrupa odaklı Batı ile kurulu olsa da Arap dünyasından her tür pazar ve yatırım kaybı, bununla ilgili bir boykot eylemine maruz kalmak, özellikle şu dönemde Türkiye için hazmedilebilir değil. Ekonomik kaybın yanında böyle bir diplomatik protestoyla karşı karşıya kalmak, Türkiye için hem ekonomik hem diplomatik anlamda ciddi bir prestij kaybı olacaktır.

Ancak, Arap ülkeleri grubunun böylesi toplu bir eylemi örgütlemelerinin önünde de birçok engelin olduğu hatırlanmalıdır.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Ekonomide kadro değişimi erken seçim amaçlı
Mustafa Sönmez | Türkiye seçimleri | Kas 12, 2020
Kriz büyürken iş dünyası suspus
Mustafa Sönmez | | Kas 5, 2020
Fransa boykotu iç tribünlere dönük
Mustafa Sönmez | | Eki 29, 2020
Mısır’ın gözü Türk mallarını boykot eden Suudi Arabistan pazarında
George Mikhail | ekonomi ve ticaret | Eki 29, 2020
Maraş hamlesi ne anlama geliyor?
Fehim Taştekin | | Eki 9, 2020

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Rusya’nın eline bakan stratejik hayaller
Fehim Taştekin | Petrol ve gaz | Ara 4, 2020
al-monitor
Hollanda birinci, Katar ikinci
Mustafa Sönmez | Türkiye-Körfez ilişkileri | Ara 2, 2020
al-monitor
Türkiyeli Kürtler Biden yönetiminden ne bekliyor?
Sibel Hürtaş | Koronavirüs | Ara 2, 2020
al-monitor
Türkiye Barış Pınarı’nda yeni bir sayfa mı açıyor?
Fehim Taştekin | türk-kürt çatışması | Kas 25, 2020