Iraklı gençler dinden uzaklaşıyor mu?

Dinin Irak siyasetindeki etkisine rağmen araştırmalar Iraklı gençlerin artan oranda kendilerini seküler olarak tanımladığını gösteriyor.

al-monitor Irak Kürdistanı’nın Süleymaniye kenti yakınlarındaki Azmar Dağı’nda yoga yapan Iraklı Kürtler, 19 Temmuz 2020.  Photo by Photo by SHWAN MOHAMMED/AFP via Getty Images..

İşlenmiş konular

conservative, liberal, secularism, headscarves, islam, iraqi women, religion, iraqi youth

Eyl 21, 2020

Irak Kürdistan Bölgesi’nde yaşayan Arap kökenli avukat ve aktivist Yara Ali “Bu bir kimlik meselesi” diyor. “Başörtüsü takmaya zorlanmıştım. Beni korumak içindi ama o ben değildim.” Güvenlik sebebiyle takma isim kullanan 29 yaşındaki bu modern, eğitimli kadın, sevdiği bir meslekte profesyonel hayata atılmış ve iki yıl önce başörtüsünü çıkarmaya karar vermiş.

Ali’nin iç çatışmasına, dindar bir anne ile seküler bir baba tarafından yetiştirilmek neden olmuş. Al-Monitor’a konuşan genç kadın, “Bağımsız ve güçlü biri olmak üzere yetiştirildim ama annem sınırlar koyuyordu” diyor. Ali’nin özgürleşme süreci, eğitim ve iş sebebiyle seyahat etmeye başlaması ve farklı yetişme tarzından gelen insanlarla tanışmasıyla hız kazanmış.

Ali, başörtüsünü çıkarmakla neticelenen bu süreci anlatırken “Bir başka boyut da aşırıcı gruplardı” diyor. Irak ve Suriye’de ele geçirdiği bölgelerde sergilediği uygulamalar ve zulümle dünyayı şoke eden İslam Devleti’ne (İD) işaret eden Ali, “İnsanlar beni nasıl görüyor diye endişeleniyordum. İD yüzünden pek çok insan Müslümanlara kötü gözle bakar hâle geldi” diyor.

Princeton Üniversitesi ile Michigan Üniversitesi’ni kapsayan Arab Barometer (Arap Barometresi) isimli araştırma ağına göre Irak ve Lübnan gibi ülkelerde siyasal sistem dini kimlikleri güçlendiriyor ve bu da günlük hayatta dinin etkisinin sürmesini sağlıyor. Ancak aynı araştırmacılar 2019’daki anket sonuçlarını yorumlarken “Orta Doğu ve Kuzey Afrika genelinde dini inanç ve din temelli partilere güvende azalma olduğu” tespitinde bulunuyorlar. 

Nitekim Irak’taki İslamcı siyasi partiler ülkede ateizmin yayıldığı uyarısında bulunuyor ve eski Başbakan Nuri El Maliki’nin “tehlikeli bir komplo” olarak nitelediği bu eğilimi engellemek gerektiğini savunuyorlar. Örneğin Hikmet Bloku’nun lideri olan Şii din adamı Ammar El Hekim 2017’de yaptığı bir açıklamada “Dış kaynaklı ateist fikirlerin destekçilerine pozitif düşünce ve demir yumrukla karşı koymamız, bu fikirleri yaymak için kullandıkları yöntemleri ifşa etmemiz gerekir” demişti.

Ancak dine itirazın farklı yolları var. Bazı gençler doğrudan ateizme yönelerek kendilerini ateist olarak tanımlarken, bazıları da sadece dine ilgisiz kalıyor yahut da geleneksel veya tutucu Müslüman olmak yerine liberal Müslüman olmayı tercih ediyorlar. Başka bir kesim ise Hristiyanlık gibi dini gereklilikleri daha az olan dinlere ya da Bahailik gibi daha yeni dinlere yöneliyor. Kimisi de Zerdüştlük gibi çok daha eski bir dini seçiyor. Bir de başörtüsünü çıkarmak gibi hâkim din anlayışına yönelik eleştiri ifade eden uygulamalarla farklı düşündüklerini ortaya koyanlar var.

Dinin Irak’ta “karışık bir mesele” hâline geldiğini düşünen Ali, şöyle diyor: “Ben dinden uzaklaştım. Tanrıya inanıyorum. Müslüman olarak tanımlanıyorum ama namaz kılmıyorum, orucu da sadece çevremdeki muhafazakâr insanlar yüzünden tutuyorum.”

Görünen o ki Ali’nin anlattıkları, gençlerin tutucu İslam’dan uzaklaştığı daha genel bir akıma işaret ediyor. Bu eğilim Irak’ta 2003 sonrası dönemde, özellikle de İD’le mücadele sırasında ve müteakip yıllarda görülmeye başlandı.

Al-Monitor Bağdat’ta, İD’in caiz olarak savunduğu hunharlıkları ve İslamcı iktidar partilerinin yolsuzlukları nedeniyle kendilerine sunulan din anlayışını sorgulayan genç erkeklerle görüştü. Bu gençler imamlardan, din temelli partilerden uzaklaşmış, hatta bazıları Komünist Parti’ye üye olmuş. Bu sorgulama, yolsuzluğa ve hizmet yetersizliğine karşı Ekim 2019’da Irak’ın güneyinde patlak veren protesto hareketinde de etkili oldu. Irak’taki tutucu kültüre rağmen protestolara çok sayıda kadının katılması dikkat çekiyor.

Resmi istatistikler olmasa da cami cemaatlerinin azalması gibi değişimler de bu eğilimi yansıtıyor. Arab Barometer araştırmasına göre Cuma namazına gittiğini söyleyen Iraklıların oranı beş yılda yüzde 60’tan yüzde 33’e düşerken, 2013’te yüzde 35 seviyesinde olan İslamcı partilere güven 2018’de yüzde 20’ye düşmüş.

Irak’ın yanı sıra Ürdün, Tunus, Cezayir, Mısır ve Libya’yı kapsayan araştırmaya göre “dindar değilim” diyen Arapların oranı 2013’te yüzde 8 iken yüzde 13’e yükselmiş. 2013’te katılımcıların yaklaşık yüzde 51’i dini liderlere “ileri” veya “orta” derecede güvendiklerini söylerken, 2018’de bu oran yüzde 40’a düşmüş.

Bu eğilime paralel olarak protesto hareketinde giderek daha aktif hâle gelen laik gençler, kaçırma olaylarına ya da suikastlara hedef oluyor. Bunun son örneklerinden biri, Basra’da sokakta vurulan kadın aktivist Riham Yakub oldu. Sözünü esirgememekle tanınan Yakub, kadın protestolarını organize ediyordu.

ABD’de büyüyen Irak Kürt kökenli Helen Sarainy, bir dönem memleketinde kaldığını ve kadınlara din kisvesi altında yapılan haksızlıkların farkına vardığını anlatıyor. Al-Monitor’un Washington’da telefonla ulaştığı 37 yaşındaki eczacı, “İnanç erkeklere yarayacak şekilde fazlasıyla yanlış anlaşılıyor. Erkekler sadece tişört giyebiliyorken kadınlar niçin 15 kat örtünmek zorunda? Dinin beraberinde erkeklerin belirlediği kıstaslar getirdiğini idrak ettim” diyor.

Genç kadınlar arasında başörtüsünden vazgeçme eğilimi belirdiğini söyleyen Sarainy, kızların çoğunlukla 18 yaşına gelmeden başörtüsünü çıkardığını, kendisinin ise bu kararı yedi yıl önce verdiğini söyledi.

Başörtüsünü çıkaran kadınların dini gruplardan ve Müslümanlık hakkında kalıplaşmış fikirleri olan çevrelerden baskı gördüğünü söyleyen Sarainy, “Ben geç kaldım ve bu yüzden çok fırsat kaçırdım. Başörtüsü engeldi” diyor ve çeşitli lisansüstü eğitim kurumlarına kabul edilmediğini öne sürüyor. Dünya Ticaret Merkezi’ne 11 Eylül 2001’de düzenlenen saldırının ardından başörtüsü bu saldırılarla da ilişkilendirilmeye başlandı. Sarainy, “Güvenliğim için başörtüsünü çıkarmam tavsiye edildi ama o benim inancımın, kimliğimin parçasıydı” diyor. 

O günlerde başörtüsünden vazgeçmeyen Sarainy, Irak Kürdistan Bölgesi’nde kaldıktan sonra fikir değiştirmiş. Burada Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünde çalışmış ve Süleymaniye’deki Amerikan Üniversitesi’nde ders vermiş. 

Sarainy fikrinin nasıl değiştiğini şöyle anlatıyor: “Başörtümün dikkat çekmesinden bıktım. Kimlik duygum oluşuyordu ve yanlış algı yarattığımı hissediyordum. Bir bayrak taşıyor gibiydim. Ben sadece dinden ibaret değilim. Ve çok fazla din dogma olur.”

Sarainy ayrıca daha liberal biri hâline geldiğini kavramış: “Din açısından kapanmamaktan çok daha sorunlu şeyler yapıyordum. Dürüst değildim, hatta ikiyüzlü olmuştum. Yine de hiç kolay bir karar olmadı.”

Sairany şimdi kendisini bu noktaya getiren “özgürleşme” ve “kendini bulma” süreci hakkında kitap yazıyor. 

İnternet dünyasında İslam hakkında hararetli tartışmalar yapılıyor, eleştirel düşünceler ve dini anlayışların bazı boyutlarını yeren filmler paylaşılıyor.

Ali bu konuda şöyle diyor: “İnternette İslam dinini tartışan 17 yaşındaki gençlerle sohbet ettim. Şoke oldum. Çünkü Hz. Muhammed’in gerçekten yaşayıp yaşamadığını bile sorgulamaya cüret ediyorlar.”

Irak Kürdistanı’nın başkenti Erbil’de İngilizce öğretmeni olan Şilan Bahaddin ise kendisine öğretilen din anlayışının aslında kültürünün parçası olduğunu kavramış. Al-Monitor’a konuşan Bahaddin, “İnsanlarımız mollaları dinliyor ve bu kişilerin dine göre konuşup konuşmadığını kontrol etmeden onları takip etmeye çalışıyorlar. Ne yazık ki mollalar da farklı ekollerden geliyor ve farklı görüşte oluyorlar.”

Toplumsal ve dini öğretilere itiraz eden gençler bunun tehlikelerinin de farkında. Ali, “Bu sürece zaman tanımasaydım sonuç olumsuz olurdu” diyor. Kızların olumsuz tepkilere hazırlıklı olması lazım. Başörtüsünü daha erken yaşta çıkarsaydı ailesine ve aile dışındaki çevresine göğüs geremeyeceğini düşünen Ali, “Ancak yeterince güçlü hissettiğimde yapabildim” diyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Irak'ın Nabzı

al-monitor
Irak su meselesinde Türkiye’ye karşı hangi kozları kullanabilir?
Omar al-Jaffal | Su sorunları | Ağu 12, 2020
al-monitor
Suriye: SDG bölgesindeki suikastlar ne anlama geliyor?
Shelly Kittleson | İslam Devleti | Ağu 10, 2020
al-monitor
Irak Kürdistanı Suriyeli Kürtlere gönderilen insani yardımları engelliyor mu?
Amberin Zaman | Koronavirüs | Nis 22, 2020
al-monitor
Gorani lehçesini yaşatmak isteyen öğretmen Kuran’ı Kürtçeye çevirdi
Dana Taib Menmy | Tehlike altındaki diller | Oca 31, 2020