ABD askeri yardımlarında Mısır insan haklarından muaf tutuldu

By
p
Article Summary
ABD Dışişleri Bakanlığı, insan haklarına ilişkin ciddi kaygılara rağmen Mısır’a 1.3 milyar dolar tutarında askeri yardım yapılmasına onay verdi. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Trump yönetimi Kahire’nin sivil muhalefeti bastırdığını, demokratik reformlarda ayak dirediğini kabul etse de ABD Dışişleri Bakanlığı Mısır için öngörülen 1.3 milyar dolar tutarındaki askeri yardımın kesintisiz verilmesini onayladı. 

Kongre’ye gönderilen ve Al-Monitor’un ele geçirdiği bilgi notuna göre Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Süveyş Kanalı’na erişim, uçuş izinleri, Sina Yarımadası ve Libya ve Sudan sınırlarında terörle mücadele bakımından Mısır’ın “ABD ulusal güvenlik menfaatleri için önemli” olduğunu belirterek, yardımın 300 milyon dolarlık kısmının tabi olduğu insan hakları şartlarına muafiyet getirdi.

Dışişleri Bakanlığı muafiyet kararı vermeseydi, “dış askeri finansman” olarak bilinen yardım 30 Eylül’de kadük hale gelecekti. Bakanlık yardıma onay verirken, Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah El Sisi’nin ifade özgürlüğünü kısıtladığını kabul etti. Eski bir general olan Sisi, 2018’deki seçimlerde muhalif adayların çoğunu yarış dışı bıraktıktan sonra yeniden seçilmişti. 

Ancak Mısır’ın özgürlükleri bastırması ABD yönetimiyle ilişkilerini etkilemiyor. Nisanda Başkan Donald Trump tarafından Beyaz Saray’da kabul edilen Sisi’nin Mısır parlamentosundaki destekçileri bu görüşmeden birkaç hafta sonra Sisi’nin 2030’a kadar iktidarda kalmasına ve yargı üzerindeki kontrolünü artırmasına yol açan anayasa değişikliklerini onayladılar.

Trump ise geçen ay Fransa’daki G-7 zirvesi sırasında Sisi’yle yaptığı görüşme öncesinde 2016’daki seçim kampanyasından beri sergilediği övücü yaklaşımını sürdürdü ve Mısır lideri ile “uzun zamandır dost olduğunu” söyledi.

Beyaz Saray’dan farklı olarak Kongre’de Mısır’a yönelik eleştiri dalgası giderek yükseliyor. Yardımların azaltılması için uyarılar sertleşirken, Temsilciler Meclisi ve Senato üyeleri Mısır’a sağlanan yıllık yardımı 1 milyar dolarla sınırlandırmak için ortak girişim başlatmış durumda.

1979’da ABD’nin arabuluculuğunda İsrail’le barış anlaşması imzalayan Mısır’ın İsrail’le yakın ilişkisi nedeniyle Temsilciler Meclisi yardım kesintisine uzun zaman karşı çıktı. Öte yandan Demokrat Partili Senatör Patrick Leahy, Mısır için öngörülen 105 milyon dolar tutarındaki askeri yardımı geçen yıldan beri engelliyor. Kahire ABD’nin eleştirilerine kulak asmadan sivil toplum örgütlerine yönelik baskıcı uygulamaları sürdürdüğü gibi Mısır’da helikopter saldırısında yaralanan bir ABD vatandaşının tedavi masraflarını da karşılamayı reddediyor.

Trump yönetimini rahatsız eden bir başka konu, Kahire’nin İslam Devleti ve El Kaide bağlantılı gruplara karşı Sina çöllerinde sürdürdüğü terör mücadelesinde ABD’nin izleme imkânını sınırlandırması. Pompeo Kongre’ye gönderdiği bilgi notunda Amerikan silahlarının kullanıldığı bölgeler dahil “kuzey Sina’daki çatışma bölgelerine erişim kısıtlamasının sürdüğünü” belirtiyor. 

Dışişleri Bakanlığı, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün mayıstaki raporunda yer alan 14 yargısız infaz olayının soruşturulmasına yönelik “herhangi bir adım atıldığından haberdar olmadığını” söylüyor. 

Temmuzda Mısırlı mevkidaşını Pentagon’da kabul eden Savunma Bakanı Mark Esper, Sina’daki çatışmalarda sivil halkı gözeten mücadele kurallarına uyulmasını istedi. 

Pompeo’nun raporunda Mısır, hapishaneler ve gözaltı merkezlerindeki vahim koşullar nedeniyle de azar işitti. Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin haziranda mahkeme salonunda bayılarak ölmesi üzerine adil yargılama hakkının ihlal edildiği, siyasi tutukluların zorla kaybettirildiği iddiaları gündeme gelmişti. 

Mısır’ın karnesinde sadece iki alanda ilerleme tespit ediliyor. Bunlardan biri Kuzey Kore. Kahire’nin elçilik personelini azalttığını rapor eden Pompeo, Mısır’daki Kıpti Hristiyan azınlığa yönelik şiddet eylemleri bağlamında da bazı failleri cezalandırmak için adımlar atıldığını belirtiyor.

Dışişleri Bakanlığı’na göre Pompeo’nun muafiyet kararı Kongre’ye üç hafta sonra, 29 Ağustos’ta bildirildi.

Al-Monitor’a konuşan bir bakanlık yetkilisi, “İnsan haklarına saygı, evrensel özgürlükler ve güçlü bir sivil toplumun birincil önemini hep gündeme getirdik ve üst düzeyde vurgulamaya devam edeceğiz” dedi. 

Öte yandan, BM uzmanlarınca hazırlanan ve 4 Eylül’de açıklanan raporda Kuzey Kore’nin çift kullanımlı füze teknolojisine dönük tedarik zinciri oluşturmak üzere BM yaptırımlarına aykırı olarak İran, Suriye ve Mısır’a teknisyenler gönderdiği belirtiliyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: insan hakları

Jack Detsch Al-Monitor’un Pentagon muhabiridir. Washington’da yaşayan ve savunma muhabiri gözüyle ABD-Orta Doğu ilişkilerini haberleştiren Detsch daha önce Passcode için siber güvenlik haberleri yazmış ve Christian Science Monitor’un Dijital Çağ’da Güvenlik ve Mahremiyet projesinde yer almıştır. Detsch Diplomat Magazine dergisinde editör yardımcılığının yanı sıra NPR’ın San Francisco’daki muhtelif kuruluşlarında da çalışmıştır. Twitter hesabı: @JackDetsch_ALM Email: jdetsch@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept