Jordan Pulse

Suriyeli mülteciler ciddi akıl sağlığı sorunlarıyla karşı karşıya

By
p
Article Summary
Rusya destekli Suriye rejiminin muhalefetin son kalesi olan İdlib’e karşı askeri harekâtı giderek şiddetlenirken yakınları İdlib’de yaşayan yurdundan olmuş Suriyeliler ruhsal bunalımdan muzdarip; İdlib’de yaşayan insanlar ise çok ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Gaziantep merkezli Middle East Consulting Solutions isimli şirkette mali danışman olarak çalışan Renim Hezebar her an babasının ölüm haberini alacağı korkusuyla telefonunu elinden bırakamıyor. Hezebar’ın babası Suriye’nin kuzeybatısındaki memleketleri İdlib’i terk etmeyen az sayıda doktordan biri. Rusya ve Suriye güçlerinin Suriyeli muhaliflerin son kalesi olan İdlib’e karşı 28 Nisan’da başlattıkları son harekât kapsamında vilayetteki hastaneler sık sık bombaların hedefi oluyor.

Suriye’de sahada hâlen aktif olan az sayıda tıbbi yardım kuruluşlarından Suriye-Amerikan Tıp Derneği sağlık merkezlerine şu ana kadar 25 ayrı saldırı düzenlendiğini ve “bunların her birinin uluslararası insani hukuka ihlâl teşkil ettiğini” açıkladı.

Suriye Hükümeti ise yalnızca radikal Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütü pozisyonlarının hedef alındığını söyleyerek iddiaları reddediyor. Örgüt ocak ayında bölgedeki hakimiyetini güçlendirerek İdlib vilayeti ve Hama’nın kuzey kırsalını neredeyse tamamen kontrolü altına almıştı. Rejim güçleri HTŞ’yi ateşli silahlar, misket ve varil bombaları da dahil muhtelif silahlarla hedef alıyor.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi son operasyonlarda 408 sivilin öldürüldüğünü ve 300 bini aşkın insanın yurdundan olduğunu açıklayarak bunun savaşın başından bu yana en büyük göç dalgasını oluşturduğunu bildirdi. Çatışmalardan kaçan sivillerin yarısının ikinci kez yurtlarından olduğu ifade edildi.

Suriye-Amerikan Tıp Derneği Başkanı Ahmet Tarakçı da 11 Haziran’da şu açıklamayı yaptı: “İdlib’deki durum her gün daha kötüye gidiyor. Ancak uluslararası toplum buna sessiz kalmayı sürdürüyor yahut savunmasız sivillerin korunmasını istemiyor.”

İnsan Hakları için Hekimler isimli kuruluşa göre sağlık merkezlerinin bombalanması Suriye rejiminin “insani kayıpları gözetmeden toplu cezalandırmayla askeri kazanımlar elde etme” stratejisinin bir parçası.

Bölgesel Düşünce Forumu’nun Suriye uzmanlarından Elizabeth Tsurkov ise Rusya ve Suriye rejimi tarafından İdlib’i tanımlarken kullanılan “cihatçı yuvası” gibi “son derece sorunlu” kalıpların uluslararası basın tarafından da benimsendiğine dikkat çekerek Al-Monitor’a şu değerlendirmeyi yapıyor: Orada on binlerce HTŞ savaşçısı ve onları destekleyen bir kesim olduğu muhakkak ama bölgede yaşayan 3 milyon insan var. Yani silah taşıyan cihatçılarla, onlar tarafından yönetilen yerel nüfusu birbirinden ayırmak son derece önemli bir mesele, ki bu insanların çoğu cihatçıların tarafını tutmuyorlar. Siviller bombalardan, ölümden, çaresizlikten ve cihatçıların baskıcı yönetiminden bıkmış durumdalar.”

Suriye yaşayan babasından haber almaya çalışan Hezebar da Gaziantep’e 2017’de, HTŞ bölgeyi ele geçirdikten ve kadınların çalışmasını yasaklayan Şeriat düzenini ilân ettikten sonra kaçmış.

İdlib’den ayrılınca hayatının çok daha “sakin ve rahat” olacağını düşündüğünü ancak tam aksini yaşadığını anlatan Hezebar şöyle devam ediyor: “Buradayken kendimizi suçlu hissediyoruz çünkü biz burada güvendeyiz ama babam, ailemin yarısı hâlen orada.” Telefonundaki WhatsApp uygulamasında aile üyeleri arasındaki mesajlaşmaları gösteren Hezebar, “Grupta bir saat sessizlik olunca kardeşim ve ben hemen telaşa kapılıyoruz, çok kötü bir şey oldu diye düşünmeye başlıyoruz” diyor.

Gece bombardımanları yüzünden uykusuzluktan muzdarip olduğunu belirten Hezebar “Bir psikiyatriste görünmek istiyorum ancak buradaki doktorların çoğu Arapça hatta İngilizce bile bilmedikleri için zor bir durum” diye ekliyor.

Hezebar’ın yaşadıkları yurt dışında yaşamlarını sürdüren ve yakınları hâlen İdlib’de olan hemen her Suriye vatandaşının içinde olduğu ruh sağlığı sorunlarının bir yansıması.

Suriyeli muhaliflerin Türkiye merkezli Vatan radyosunda yayıncılık yapan Abdül Kadir de İdlib’e bağlı Marat El Numan’da yaşayan annesi, kız kardeşi ve erkek kardeşini düşünürken geceleri gözüne uyku girmediğini anlatıyor. Bir spor merkezine kayıt yaptırdığını ama bunun da kafasını rahatlatmaya yetmediğini belirten Kadir Al-Monitor’a şöyle diyor: “Ne yazık ki İdlib’de bir yakını bulunan ya da İdlib’de yaşayan her Suriye vatandaşı şu an ruhsal bunalımdan muzdarip.”

Suriye’de faaliyet gösteren tek akıl sağlığı ve psikolojik destek merkezi UOSSM’nin akıl sağlığı koordinatörü Beşir El Hacıhüseyin’e göre akıl sağlığı bazen temel ihtiyaçlardan bile daha önemli. Ancak konunun genelde ikinci plana itildiğini belirten Hacıhüseyin Al-Monitor’a şöyle diyor: “Çoğu BM kuruluşu ve diğer yardım STK’ları akıl sağlığı üzerine çalışmıyor. Örgütlü bir akıl sağlığı hareketi yok.”

Suriye-Türkiye sınırında bulunan Atme kasabasındaki zeytinlikler savunmasız kadın ve çocuklar da dahil binlerce yurdundan olmuş insan için kamp işlevi görüyor. Uluslararası Kurtarma Komitesi’nin (IRC) Harim, İdlib, Cisr El Suğur’dan gelenler üzerinde yaptığı bir çalışma, savaş başladıktan sonra ortalama beş kez zorunlu göçe maruz bırakılan çocukların ciddi stres bozuklukları yaşadıklarını, araştırmaya katılan ebeveyn ya da yasal vasilerin yarısından fazlasının çocuklarda stres bozukluğu belirtileri tespit ettiklerini ortaya koyuyor.

Hacıhüseyin de şöyle diyor: “Ruh sağlığı sorunlarına şimdi eğilmezsek kim bilir bu çocukların kaçı ileride, büyüdüklerinde şiddete eğilimli, antisosyal davranış bozukluğu yahut başka bir akıl sağlığı sorunundan muzdarip olacak.”

Rus medyası 12 Haziran’da eskalasyonun düşürülmesi için Rus ordusunun Türkiye’nin arabuluculuğunda bir ateşkes ilan ettiğini duyurdu. Ancak Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ertesi gün yaptığı açıklamada Moskova’dan gelen bilgilere rağmen ateşkesin tam anlamıyla uygulanmadığı söyledi.

Aslen Halepli olan ve şu an Atme’de yaşayan foto muhabiri Semer Debûl de bombardımanların sürdüğünü doğrulayarak Al-Monitor’a şunları aktardı: “İnsanlar giderek çaresizliğe gömülüyor. İki hafta önce uluslararası toplumun dikkatini çekip destek toplamak için 1 milyon kişilik bir protesto çağrısı yapmıştık. Ama çok az insan katıldı. Akıl sağlığımızı kaybetmek üzereyiz.”

Protestoda taşınan bazı dövizlerde sınıra örülen duvarın yıkılmasına dönük sloganlar vardı. Debûl’e göre bunlar sözgelimi yazılan sloganlar ama İnsan Hakları İzleme Örgütü ve gözlemciler Türk tarafının sızma girişimlerini engellemek için sınırda görev yapan askerler tarafından Suriyelilere ateş açıldığını hatta yakalananlara işkence yapıldığını söylüyor.

Relief International kuruluşunun Orta Doğu Direktörü Johan Chevallier de akıl sağlığı meselesinin bölgede vakıf olunan bir kavram olmadığını belirterek Al-Monitor’a şunları aktarıyor: Orta Doğu’da akıl sağlığı zorlu bir mesele çünkü insanlar çoğu zaman duygularını dışarı yansıtmamayı tercih ediyorlar. Bizim komşu ülkelerde yürüttüğümüz yedi-sekiz kadar kampanya var. Kapsamlı bir psikolojik destek sunmazsak bu insanların ileride toplumla iletişim kurmalarının ve yakınlık geliştirmelerinin çok zor olacağına inanıyoruz.”

Tsurkov da sözlerini şöyle noktalıyor: “Suriye’nin muhaliflerin kontrolündeki bölgelerinde yaşayan pek çok insan dünyanın ve süper güçlerin gözünde yaşamlarının hiçbir değeri olmadığına inanıyor. Bu katlanılması son derece zor bir duygu. Suriye’nin muhalif bölgelerinde yüzlerce insanla konuşmuş biri olarak söylüyorum intihar İslam’da kesin bir dille yasaklanmamış olsaydı Suriyeliler arasında görülen intihar oranı çok çok daha fazla olurdu.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: sağlık ve Tıp, Suriye çatışması

AJ Naddaff is a multimedia journalist pursuing a year-long fellowship through the Center for Arabic Study Abroad at the American University in Cairo. His journalistic work, supported by the Pulitzer Center, has been recognized by the Overseas Press Club Foundation (OPC), and he will be working with the Associated Press in Beirut in December. He speaks French and Arabic and his works have been featured in The Washington Post, World Politics Review, The Pacific Standard, The New Arab, Syria Deeply, Syria Untold and the Charlotte Observer, among others. On Twitter: @ajnaddaff

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept