Suriye'nin Nabzı

Rusya ‘ABD çekildiği an’ Menbiç’i korumaya alacak

By
p
Article Summary
Menbiç Askeri Konseyi ile Rus komutanlar, ABD’nin kentten çekilmesi hâlinde Türkiye’nin müdahalesini önleyecek şifahi bir anlaşma yaptı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

MENBİÇ, Suriye — Suriye’nin kuzeyindeki Arap çoğunluklu Menbiç kasabası, ABD güçlerinin çekilmesi halinde ve çekildikleri anda Rus güçleri tarafından koruma altına alınacak. Al-Monitor’un edindiği bilgilere göre Rus komutanlar ile Menbiç Askeri Konseyi arasında iki gün önce bu konuda şifahi bir mutabakata varılmış durumda.

Menbiç Askeri Konseyi’nin Eş Başkanı Muhammed Mustafa Suriye’nin kuzeyindeki karagâhında Al-Monitor’un sorularını yanıtlarken şu bilgileri verdi: “Rus komutanlar bize tam iki gün önce Amerikalılar çekildikleri an sınır hattına (Menbiç ile Türkiye’nin kontrolündeki Fırat Kalkanı bölgesini ayıran hat) kendi güçlerini sevk edeceklerini söylediler. Bize ‘ABD yarın çekilse dahi biz onların yerini alırız’ dediler.”

Ebu Adil mahlasını kullanan Mustafa, Menbiç’in hemen dışında konuşlu olan ABD güçleri ile Erima’da Suriye ordusunun yanında konuşlu Rus güçleri arasında sadece yarım kilometrelik bir mesafe olduğuna işaret ederek değişimin kolayca gerçekleşebileceğini kaydetti. Bu bilgi Al-Monitor tarafından da doğrulandı. Amerikan mevzilerinin yer aldığı yolun devamında bulunan ve her biri kendi bayrağını taşıyan rejim ve Rus üslerine araçla ulaşmak sadece beş dakika sürdü.

Mülâkat sırasında karagâhta bulunan askeri konsey sözcüsü Şirvan Derviş ise şunları aktardı: “Bizim tercihimiz Amerikalılar. Burada onların kalmasını istiyoruz. Ruslara da Amerikalılar çekilmeden buraya gelmeleri gibi bir durumun söz konusu olmayacağını ilettik”.

Rus tarafının bu güvencesi, Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Menbiç Askeri Konseyi ile Suriyeli Kürt Halk Savunma Birlikleri (YPG) arasındaki açık ittifakı gerekçe göstererek kente yönelik askeri operasyon tehditlerini artırdığı bir ortamda geldi.

Türkiye, Menbiç Askeri Konseyi ile sivil uzantıları içindeki tüm YPG unsurlarının tasfiye edilmesini talep ediyor. Türkiye’ye göre grubun kentteki etkinliğini sürdürmesi, ABD’nin İslam Devleti’nden kurtarılır kurtarılmaz YPG’nin Menbiç’ten tamamen çıkacağına taahhüdüyle çelişiyor.

Menbiç yönetimi ise YPG ve uzantılarının kentte hâlen nüfuz sahibi olduğu iddiasını reddediyor. Menbiç Yasama Konseyi Eş Başkanı Şeyh Faruk El Meşhi 11 Mart’ta Al-Monitor’a şöyle konuşmuştu: “Menbiç’te YPG yok. Bu bir yalan. Türkiye Menbiç’teki istikrarı bozmak için aşiretlerimizin arasına, Araplarla Kürtler arasına nifak sokmaya çalışıyor. Ama başaramayacaklar. Onlar saldırırlarsa biz de karşılık vereceğiz.”

ABD’nin gerginliği yatıştırmak adına haziran 2018’de Ankara ile uzlaştığı ortak yol haritası, Türk güçlerinin Menbiç ile Fırat Kalkanı’nı ayıran hatta ortak devriye faaliyeti icra etmesine ve Menbiç konseylerinde görev alan isimlerin YPG ile olası bağlantılarının araştırılması için Türkiye’nin denetimine açılmasına olanak veriyor.

Türkiye ise Menbiç’e doğrudan müdahil olmak istiyor zira kentin semalarına çekilecek bir Türk bayrağının, 31 Mart yerel seçimleri öncesinde milliyetçi oyları Erdoğan’ın hanesine kaydırması kuvvetle muhtemel.

Öte yandan Menbiç yönetimi, Türkiye ve müttefiki Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) kente girişine şiddetle karşı çıkıyor. Meşhi bunu şu ifadelerle dile getirmişti: “Onlar ancak kaos getirir. Biz bunların gelmesini istemiyoruz.”.

Menbiç yönetimi ortak yol haritası kapsamında yerel konseylere mensup toplam 171 kişinin isim ve geçmişleri hakkındaki bilgileri ocak ayında Amerikan tarafına, ABD de Ankara’ya iletti. Mustafa’nın verdiği bilgilere göre Türkiye listeyi incelikten sonra YPG ile bağlantı iddiasıyla 67 kişinin tasfiyesini istedi. Mustafa’yı göstererek “Listede biz de vardık” diyen Derviş, iki Kürt ismin de yer aldığı tasfiye listesinin ABD’den veto yediğini anlattı: “Türklere Menbiç tamamen çöker dediler.”

Bunun üzerine Türkiye, Arap ve Kürt isimlerden oluşan 13 kişilik yeni bir listeyle geri döndü. Yeni listede Mustafa ile Derviş yoktu ama Araplardan Nufa Süleyman ve Kürtlerden Kasım Remo gibi önde gelen savunma uzmanları gibi başka önemli kişiler vardı. Süleyman ve Remo dahil 10 kişi konseylerden tasfiye edildi ancak Türkiye’nin operasyon tehditleri bitmedi. Erdoğan son olarak Pazar günü İskenderun’da yaptığı mitingde “Menbiç’ten başlayarak” Türkiye’nin sınırlarındaki tüm teröristlerin temizleneceğini yineledi.

Menbiç ile Fırat Kalkanı bölgesini ayıran hatta konuşlu Türkiye destekli Suriyeli isyancılar, ABD ve Menbiç Askeri Konseyi birliklerine karşı tahrip ateşini sürdürüyor. Derviş geçen hafta yaşanan bir olayda ABD’li birliklerin işaret fişeğiyle varlıklarını belli ettikleri halde isyancıların ateş açmayı sürdürdüklerini, Amerikalıların da buna, karşı ateşle yanıt verdiğini anlattı. Derviş’e göre tahrip ateşinin amacı Amerikan birliklerinin direncini kırarak onları Menbiç’ten çekilmeye sevk etmek.

Menbiç’in pek çok açıdan kilit konumda olduğunu söyleyen Derviş, “Menbiç’i kontrol eden Halep’i de kontrol eder. Ticari ve askeri strateji bakımından kilit bir yer. Bu nedenle herkes Menbiç’i istiyor.” dedi.

Türkiye’nin askeri müdahalesine yönelik korkular, ABD Başkanı Donald Trump’ın aralık ayında Suriye’deki tüm birlikleri bir ay içinde ülkeden çekeceğini açıklamasıyla tırmanmış, YPG’nin olası bir saldırıyı püskürtmek için yaptığı yardım çağrılarına cevaben Menbiç yakınlarındaki Erima’ya yaklaşık 300 Suriyeli birlik tahkim edilmişti.

Ancak Trump sonraki açıklamalarında 400 birliğin Suriye’de kalmayı sürdüreceğini söyledi. Menbiç’te şu an için çekilmeye dair hiçbir emare olmadığını söyleyen Mustafa’ya göre, Amerikalılar çekilse bile rejim güçleri ve Rusya doğan boşluğu “mutlaka” dolduracak.

Al-Monitor’a konuşan Menbiçli liderlerin tümü bir seçim durumunda Suriye rejimini Türkiye’ye tercih edeceklerini söylüyorlar. Amerikalıların kalması ise en iyi ihtimal addediliyor. Bu görüşler, Menbiç’in kalabalık çarşı-pazarlarında da karşılık buluyor. 20 yaşındaki mobilyacı Hüsam Abdül Latif Al-Monitor’a şöyle diyor: “Rejimden korkuyoruz çünkü bize zorunlu askerlik yaptıracaklar. Ama rejim yine de Türkler ve ÖSO’ya göre daha iyidir, onlar gelirse biz Menbiç’ten gideriz."

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni

Amberin Zaman is a senior correspondent reporting from the Middle East, North Africa and Europe exclusively for Al-Monitor. Zaman has been a columnist for Al-Monitor for the past five years, examining the politics of Turkey, Iraq and Syria and writing the daily Briefly Turkey newsletter.  Prior to Al-Monitor, Zaman covered Turkey, the Kurds and conflicts in the region for The Washington Post, The Daily Telegraph, The Los Angeles Times and the Voice of America. She served as The Economist's Turkey correspondent between 1999 and 2016, and has worked as a columnist for several Turkish language outlets. On Twitter: @amberinzaman

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept