Suriye'nin Nabzı

HTŞ, Suriye’de ele geçirdiği bölgelerden aktivistleri de kovuyor

By
p
Article Summary
Radikal İslamcı örgüt Heyet Tahrir El Şam Suriye’deki askeri hasımlarını etkisiz hale getirdikten sonra bölgedeki nüfuzlu kişileri de göçe zorlamaya başladı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

HALEP, Suriye — Eskiden Nusra Cephesi ismiyle bilinen İslamcı Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) örgütü İdlib ve Halep’in batı kırsalında ele geçirdiği bölgelerde yaşayan muhaliflerini Türkiye’nin kontrolündeki kuzey ve kuzeydoğu Halep’e sürgün ediyor.

HTŞ, ocak ayı başında İdlib vilayetinin büyük bölümü, Halep’in batı kırsalı, Hama’nın kuzeyi ve El Gab’ı daha ılımlı bir örgüt olan ÖSO’ya bağlı Ulusal Kurtuluş Cephesi savaşçılarının elinden almış ve savaşçıları bölgeden göndermişti. Örgüt, 17 Ocak’ta da bireyleri hedef almaya başladı. HTŞ’ye bağlı güvenlik güçleri, Halep’in batısındaki Daret İzze’de yaşayan 30’u aşkın nüfuzlu isimden 24 saat içinde bölgeyi terk etmelerini istedi. Aralarında akademisyenler, medya aktivistleri, kamu çalışanları ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) polisiyle çalışmış kişilerin de bulunduğu bu grup, bölgeden ayrılarak Türkiye destekli ÖSO kontrolündeki Afrin’e gitti.

Medya aktivisti Yahya Maho bu kişilerin, Beşar Esad rejimine muhalif ve yerel halk tarafından sevilip sayılan insanlar olmalarına rağmen HTŞ’ye göre daha ılımlı oldukları için hedef alındıklarını söyledi.

Maho Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Bu insanlar, HTŞ’nin politikalarına muhaliflerdi ve yerel meclis, Özgür Halep Üniversitesi, emniyet gibi önemli kurumlarda görev alıyorlardı. HTŞ ocak başında buraları ÖSO’dan alınca etkinliğini zayıflatacağı korkusuyla bu insanlarla gücünü paylaşmak istemedi. (...) Örgüt, sadece Halep’in batı kırsalında değil İdlib’de de muhaliflere dönük sürgün politikalarına başvuruyor. Oradakiler de zorla bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar. Çoğu Afrin’e gitti. Bu insanlar, HTŞ’nin yayılması, gücünü artırması ve yerel meclisler üzerindeki kontrolüne engel addedildikleri için gönderildiler.”

Son çatışmaların ardından zorla göç ettirilen kişilerin sayısına dair net bir bilgi yok ancak eskiden Daret İzze’de polis şefi olarak görev yapan ve şimdi Afrin’de yaşayan Muhammed Emir El Debliz Al-Monitor’a şu bilgileri verdi: “Beni kentten sürmelerinin hukuki hiçbir dayanağı yok. Bu cezayı gerektirecek hiçbir suç işlemedim. Beni sanırım onlara karşı takındığım tutumdan dolayı cezalandırdılar. Daret İzze’deki yerel meclisi HTŞ’ye bağlı Suriye Kurtuluş Hükümeti’ne bağlamak istediler ben de bunu reddettim. Kentteki pek çok insan da benimle aynı fikirdeydi. (...) Herkes muhtelif sebeplerle sürgün edildi ama çoğu zaman neden bu insanların o bölgede oynadıkları roldü. HTŞ’nin adamları bize, istikrarı bozma ve halkı örgütleme etme girişimlerimiz yüzünden sürgün edildiğimizi söylediler. Kenti ele geçirdiklerinde bölgenin önde gelenlerine söz verdikleri için bizi tutuklamamışlar.”

HTŞ, ÖSO’nun elindeki toprakları ele geçirdikten sonra bölgenin ileri gelen isimleriyle görüşmeler yaparak kimsenin sürgün edilmeyeceği ve baskı görmeyeceği taahhüdünde bulunmuştu. Ancak örgüt daha sonra bu sözünden dönerek Nureddin Zengi Tugayları’yla Halep’in batısındaki mevzilerini terk etmeleri ve Afrin’e çekilmeleri için bir anlaşma yaptı.

5 Ocak’ta Nureddin Zengi Tugayları Halep’in batısından Afrin’e çekildi. 6 Ocak’ta Halep’in batısındaki Atarib ilçesinde bulunan yaklaşık bin savaşçı aileleriyle birlikte Afrin’e gitti. 13 Ocak’ta da El Gab’dan yüzlerce savaşçı HTŞ’nin ağır silahları teslim etme baskısı yüzünden Afrin’e çekildi.”

Nureddin Zengi Tugayları’nın basın bürosundan Muhammed Edib Al-Monitor’a şunları aktardı: “HTŞ geniş bir araziyi hakimiyetine alıp binlerce savaşçıyı bölgeden kovduktan sonra geriye İdlib’de örgüt için tehdit teşkil edebilecek bir tek nüfuzlu gruplar kalmıştı. Şimdi de onlara bölgeyi terk etmeleri için baskı başladı.”

HTŞ’den önce İdlib ve Halep’in batısında faaliyet gösteren Meded Basın’ın muhabirlerinden Sahel Ebu Abdurrahman da şöyle dedi: Yerel aktivistler olarak hedefteyiz. Ben HTŞ’ye muhalif olduğum için bölgeyi terk etmek zorunda kaldım. Şimdi Afrin’de yaşıyorum, burada HTŞ unsuru yok. İdlib’e ya da Halep’in batısına dönmem mümkün değil. Benim gibi pek çok aktivist de o bölgede yaşamaktan korktuğu için kaçtı.”

17 Ocak’ta Daret İzze’den kovulan 30 kişilik listeden bazı isimler şöyle: Darat İzze yerel meclisinden Mervan El Hilo, Özgür Halep Üniversitesi’nden Ali Raci El Hilo, Özgür Halep Üniversitesi Sınav Komisyonu Başkanı Raci El Hilo, Vilayet Su İşleri Müdürlüğü’nden Ömer Raci Hilo, Medya Aktivistleri Ayman Sami, Ahmet Raşit, Sadık Lola ile ÖSO polisinden Yaser Lola.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Suriye çatışması

Khaled al-Khateb is a Syrian journalist and former lecturer in the Geography Department of the University of Aleppo.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept