Irak'ın Nabzı

Yeni Irak hükümeti Bağdat-KBY ihtilaflarını çözebilir mi?

By
p
Article Summary
Irak’taki hükümet kurma çabalarında sağlanan uzlaşı Bağdat ve Erbil arasındaki köklü sorunların da çözülebileceğine dair umutları yeşertti. Ancak yönetimdeki isimler arasındaki dostane ilişkiler çözümün önündeki engelleri kaldırmaya yeterli değil. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih 27 Ekim’de Bağdat yönetimi ile Erbil arasındaki Kerkük ihtilafına yönelik bir çözüm geliştirdiğini açıkladı. Salih fazla ayrıntı vermeden çözümün yabancı aktörlerin menfaatlerini değil Kerkük’te yaşayan etnik ve dini unsurların menfaatlerini temel aldığını söyledi.

Kürt, Sünni ve Şii gruplar arasında varılan uzlaşı anlaşmasının ardından Salih’in Cumhurbaşkanı, Adil Abdül Mehdi’nin Başbakan, Muhammed Halbusi’nin de Meclis Başkanı olarak seçilmesiyle kurulan ulusal uzlaşı hükümeti kamuoyunda Bağdat ve Erbil arasındaki sorunların da çözülebileceğine dair umutları yeşertti. Ancak yeni yönetim bu köklü sorunlara gerçekten çözüm bulabilir mi?

Seçimlerin ardından patlak veren siyasi çekişmeler ve belirsizliklerin neredeyse beş ayın ardından nihayet son bulmasıyla Irak’ta geçiş sürecinin başarılı, barışçıl ve demokratik bir şekilde gerçekleşeceği konusunda iyimser bir hava hakim. Yeni yönetim ülkenin başlıca siyasi partilerinin yanı sıra Washington ve Tahran tarafından da memnuniyetle karşılandı. Hatta kimileri uzlaşıyı “ülkeyi 40 yıllık kaos ve bölünmelerin ardından yeniden istikrara kavuşturacak bir gelişme” olarak değerlendirdi.

Ancak iyimser havaya rağmen Bağdat ile Erbil arasındaki ihtilafların istikrarsızlaştırma potansiyeli pek çok Iraklıyı hayrete düşürebilecek boyutta. Bunların başında Bağdat’ın itirazlarına rağmen eylül 2017’de düzenlenen Kürdistan bağımsızlık referandumunun yarattığı gerilim, petrol politikaları ve petrol gelirlerinin paylaşımına dair anlaşmazlıklar, tarafların bütçeden alacakları pay ile başta Kerkük olmak üzere ihtilaflı bölgeler geliyor. Son olarak, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (KBY) 2003’ten bu yana Irak’ın merkezi bütçesinden aldığı yıllık yüzde 17 oranında payın, 2018 ve 2019 bütçelerinde yüzde 12.67 olarak belirlenmesi Kürt tarafının tepkisini çekti.

Irak’ta hedeflenen gerçek bir istikrar ise ülkenin bu köklü sorunlarına çözüm bulunması elzem. Görünürde iyimser olmak için gerçekten de bazı nedenler var: Yeni Cumhurbaşkanı uzun yıllar hem Şii hem de Sünni Arap siyasilerle çalışmış ılımlı bir Kürt lider. Daha önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı, petrol ve maliye bakanı olarak da görev alan Başbakan Abdül Mehdi, Kürtlerle yıllardır iş birliği halinde çalışan bir isim olarak tanınıyor. Hem Washington hem de Tahran ile iyi ilişkilere sahip olan Salih ve Abdül Mehdi Irak’ın büyük siyasi partileri tarafından desteklenen isimler. Daha da önemlisi iki liderin birbirleriyle de son derece dostane ilişkileri var ve bu da birlikte çalışmalarını kolaylaştıran, uzlaşı ihtimalini güçlendiren bir etmen. Dahası, Abdül Mehdi federalizmi savunan bir isim ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Mesud Barzani tarafından kısa süre önce “Kürdistan halkının dostu” olarak tanımlanmıştı. Tüm bunlar iki liderin Bağdat ile Erbil arasındaki siyasi ihtilafları çözebilecek yetkinlik ve tecrübeye sahip olduklarını gösteriyor.

Ne var ki yine de Irak’taki yeni yönetimin bu zorlu sorunların üstesinden gelebileceğini söylemek için erken. Fiiliyattaki göstergeler Bağdat ile KBY arasındaki köklü sorunlara yönelik ciddi bir müzakere sürecinin halen pek olası olmadığına işaret ediyor. Zira bu sorunların Salih ve Abdül Mehdi’nin yeteneklerini aşan boyutları söz konusu.

Bu, cumhurbaşkanlığının büyük ölçüde sembolik bir makam olmasının yanı sıra Salih’in --merhum Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin aksine-- seçmen desteğinden, silahlı güçten ve Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) desteğinden yoksun olmasından kaynaklanıyor. Nitekim Barzani, Salih’e şiddetle karşı çıkıyor. Hatta kendisinin Irak’ın cumhurbaşkanı olması halinde, Kürdistan bölgesinin bölünmesi ve iki ayrı yönetimin ortaya çıkma ihtimallerini bile umursamadan Salih’in Erbil’e ayak basmasına izin vermeyeceğini açıklamıştı.

Salih’in KDP’nin cumhurbaşkanı adayına karşı kazandığı zaferin KDP ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki gerginliği tırmandırdığı Al-Monitor tarafından da haberleştirilmişti. İki büyük Kürt partisi seçimlerden önce Irak Kürdistanı’nın yönetimi ve bölgedeki sosyo ekonomik meseleler konusunda halihazırda anlaşmazlık içindeydi.

KDP’ye göre, KYB Bağdat’ta Kürt birliğini bozarak, Kürdistan halkını temsil etmeyen bir Kürt’ün Irak Cumhurbaşkanı seçilmesine yol açtı. Kürdistan bölgesinin iki büyük partisinin arasında 2005’ten bu yana ilk kez Bağdat’ta böylesi bir bölünme yaşanıyor.

KDP ile KYB arasındaki gerginlik öyle tırmandı ki kimi gözlemciler Irak Kürdistanı’nın bir iç savaşın eşiğinde olabileceği uyarsında bulunuyorlar. Dolayısıyla Salih’in Kürdistan meselesi konusunda atacağı herhangi bir adım Barzani tarafından baltalanabilir. Barzani pek çok kesimden tepki çeken bağımsızlık referandumunun ardından nüfuzunu bir ölçüde kaybetmiş olsa da partisi 30 Eylül’deki seçimlerden birinci olarak çıktı ve iktidarda kalmayı sürdürecek.

Abdül Mehdi’nin de önünde engeller var. Salih gibi Abdül Mehdi de seçmen desteğinden yoksun. Ayrıca o da selefleri gibi bir uzlaşı sonucu başbakanlık makamına oturdu. Dolayısıyla Bağdat ile KBY arasındaki sorunlara eğilirken gerektiğinde kendisini seçen partileri de saf dışı bırakacak bir güce sahip değil. 2003’ten bu yana siyasette olan Abdül Mehdi’nin başbakanlığa aday gösterilmesinin asıl sebeplerinden biri, seçilmesinin her şeyden önce “istikrar için oy” şeklinde lanse edilmesi ve bu nedenle büyük partilerin hiçbiri için tehdit teşkil etmemesiydi.

Daha da önemlisi bu ihtilafların çözümü yeni hükümetin önceliklerinden biri gibi de görünmüyor. Öncelikle ele alınması gereken başka sorunlar var. Bunların başında ülkenin İslam Devleti’yle mücadele sırasında yıkılan altyapısının yeniden imarı, terörün hortlamasına engel olmak, kamu hizmetlerine dair yaygın sorunların çözümü, ABD ile İran’ın ülke üzerindeki nüfuzlarının dengelenmesi ve kronikleşen yolsuzluk sorunu geliyor. Ülkenin önde gelen Şii din adamı ve Sayrun İttifakı lideri gerekli reformların hayat geçirilmesi için yeni hükümete bir yıl süre tanındığını açıkladı.

Dolayısıyla gelecek dört yıllık dönem içinde Kürt meselesinin kenarda kalması kuvvetle muhtemel. Üstelik eskiden Bağdat’taki hükümeti kurma çabalarında son sözü söyleyen aktör olan KBY yönetimi bağımsızlık referandumunun ardından pazarlık gücünü de büyük ölçüde kaybetmiş durumda.

Son olarak, KBY ile Bağdat arasında geçmiş yönetimlerin çözemediği köklü ve anayasal sorunlar var. Bir diğer deyişle, Cumhurbaşkanı ve Başbakan ne kadar iyi niyetli ve iş birliği içinde olurlarsa olsunlar bu sorunları çözebilecek manevra alanına sahip değiller.

İhtilaflı bölgeler, petrol satışları ve bütçe sorunlarına ilişkin sorunlar, Irak’ın bütün büyük siyasi partileri arasında geniş bir hukuki ve siyasi uzlaşıyı gerektiriyor. Bu, iki liderin de yeteneklerini, nüfuzlarını aşan ve kontrolleri dışında olan bir mesele. Dolayısıyla iki liderin de bu meselelere yönelik yeteneklerinin fazla abartılmamasında fayda var; bu konuda seleflerinden fazlasını yapmaları pek de mümkün görünmüyor.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: Kürtler ve Kürdistan

Bağımsız araştırmacı Nahwi Saeed, bölünmüş toplumlarda demokrasi, etnik grupların çatışma sonrası bir arada yaşaması, çatışma sonrası toplumlarda iktidar paylaşımı ve etnik çatışmaların önlenmesi gibi konularda, Irak ve Kürdistan bölgesine odaklanarak çalışmaktadır. Makaleleri Kürtçe, İngilizce ve Arapça yayın yapan çeşitli medya mecralarında yayımlanmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept