İsrail'in Nabzı

İsrail-Filistin ihtilafında iki devletli çözüme alternatif arayışları

By
p
Article Summary
İsrail-Filistin ihtilafında iki devletli çözüm uygulanabilir olmaktan çıkarken taraflar daha yaratıcı çözüm formüllerine odaklanmalı. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın hitap ettiği 20 Şubat’taki BM Güvenlik Konseyi oturumundan sonra BM merkezinde düzenlenen toplantıda ABD Başkanı Donald Trump’ın temsilcileri Jared Kushner ve Jason Greenblatt Güvenlik Konseyi üyelerinin büyükelçilerini şaşırtan açıklamalar yaptı. İki temsilciye göre Trump, İsrail-Filistin ihtilafında “nihai anlaşma” dediği çözüm planını kısa sürede Konsey’e sunacaktı. Güvenlik Konseyi’ndeki diğer devletlerin bu planın oluşturulmasında herhangi bir rolü olmamıştı, ayrıca İsrail ile Filistinlilerin plandan hoşnut kalıp kalmayacaklarına dair hiçbir fikirleri yoktu. Ama iki temsilci Trump’ın bu planın oy birliğiyle kabul edilmesini beklediğini söylüyordu.

Bundan kısa süre önce Trump’ın kendisi de İsrail hükümeti ile Filistin Yönetimi’nin beklentilerini önemsemediğine işaret etmişti. Başkan, Israel Hayom gazetesinde 11 Şubat’ta yayımlanan mülakatında “Şu an Filistinlilerin barış arayışında olmadığını söyleyebilirim. (...) İsrail’in de barış arayışında olduğundan tam olarak emin değilim.” diyordu.

İsrail ve Filistin tarafındaki ana akım siyasetçiler de yabancı diplomatlar da İsrail’in yanında bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını öngören iki devletli çözümde gidişatın umutsuz olduğu konusunda mutabık. Ocak sonunda yayımlanan ortak bir kamuoyu araştırması, barışa varılacağı konusunda iki toplumda da inancın azaldığını gösteriyor. Tel Aviv Üniversitesi Tami Steinmetz Barış Araştırmaları Merkezi ile Ramallah’taki Filistin Politika ve Kamuoyu Araştırmaları Merkezi (PSR) tarafından aralık 2017’de gerçekleştirilen araştırmaya göre iki toplumda da yüzde 75’lere ulaşan bir çoğunluk, Filistin devletinin önümüzdeki beş yılda kurulacağını ya pek beklemiyor ya da hiç beklemiyor. İsrailli Yahudilerin yüzde 25’i ise apartheid rejimine ya da Filistinlilerin gönderilmesine destek veriyor.

Al-Monitor’a bilgi veren Batılı bir diplomata göre Trump’ın planı, hem Müslümanlar hem Yahudiler için kutsal olan Tapınak Tepesi (Harem-i Şerif) konusunda İsrail’in önemli tavizler vermesini içerecek. Ancak Benjamin Netanyahu hükümetinin böyle bir çerçeveyi benimseme ihtimali sıfır. Filistinlilerin Harem-i Şerif’te kontrolden feragat etme ihtimali de aynı şekilde.

İsminin açıklanmaması kaydıyla Al-Monitor’a konuşan ABD yönetiminden bir kaynak, bu konuda üzüntüsünü de belli ederek iki devletli çözüm hayalinde ısrar etmenin bir apartheid devletiyle ya da ebediyen sürecek bir çatışmayla sonuçlanabileceğini söyledi.

İki devletli çözüme inanç aşınırken eski bir fikir olan İsrail-Filistin konfederasyonuna desteğin arttığı yönünde işaretler var. İsrail’de barış yanlısı kampın önde gelen isimlerinden Uri Avnery 1968’de çıkan “Yedinci Gün Savaşı” isimli kitabında 4 Haziran 1967 sınırları temelinde kurulacak bir Filistin devleti ile diplomasi, ekonomi ve güvenlikte ortak bir yapının oluşturulmasını savunmuştu. Steinmetz-PSR araştırmasına göre İsrailli Yahudilerin üçte biri bu seçeneğe destek veriyor. Bu oran, haziran 2017’deki oranın 7 puan, aralık 2016’daki oranın da 13 puan üzerinde. Filistinlilerin konfederasyona verdiği destek ise haziran 2017’de yüzde 37 iken aralık ayında yüzde 28’e düşmüş.

Konfederasyon seçeneğini siyasi düzeyde iki taraf da yok saymaya devam etse de İsrailli ve Filistinli barış aktivistlerinin birkaç yıl önce kurduğu “İki Devlet Tek Vatan” hareketi ısrarla bu çözümü savunuyor. Hareketin vizyonuna göre İsrailliler Filistin’de mukimlik hakkına sahip İsrail vatandaşları olarak yaşayabilecek, aynı şekilde Filistinliler de İsrail’de mukimlik hakkına sahip Filistin vatandaşları olarak yaşayabilecek. İki devlet arasındaki hareket serbestisi karşılıklı mutabakatla ve kademeli bir şekilde devreye girecek.

İki halk için tek devlet öneren bir başka eski formül de bugünlerde yeniden gündeme getiriliyor. 1925’te kendilerine “Barış İttifakı” adını veren bir grup Yahudi aydın, iki uluslu Yahudi-Arap devletine destek toplamaya çalışmış ama başarılı olamamıştı. Bugünlerde bu formülü, Siyonist olmayan İsrailli barış aktivistleri ile Filistinli ve Avrupalı isimler tarafından yeni kurulan Tek Devlet Vakfı canlandırmaya çalışıyor. Kuruluşu tanıtan 1 Mart tarihli açıklamada bu seçeneğe İsrailliler ile Filistinliler arasında yüzde 30 ile yüzde 40 arasında destek olduğu öne sürülüyor. Steinmetz-PSR araştırmasında ise destek oranları İsrailli Yahudiler arasında yüzde 14’ü, Filistinliler arasında da yüzde 10’u aşmıyor.

Konfederasyon ve tek devlet seçeneklerinin yanı sıra sivil toplumda İsrail Girişimi, İsrail Bölgesel Girişimi gibi inisiyatiflerle bölgesel barış planları öneriliyor ya da İsrail’in Güvenliği İçin Komutanlar gibi girişimlerle İsrail’in Filistin bölgelerinden tek taraflı çekilmesi savunuluyor.

Siyaset düzeyinde ise İsrail tarafı da Filistin tarafı da iki devletli çözümden vazgeçmiyor. Netanyahu Batı Şeria’daki yerleşimlere tonla kamu kaynağı harcarken lafta iki devletli çözümü sahiplenmeye devam ediyor. İşçi Partisi Genel Başkanı Avi Gabbay ise iki devletli çözüm hakkında ağdalı konuşmalar yapıyor. Gabbay, Amerikan-İsrail Halka İlişkiler Komitesi’nin 4 Mart’ta Washington’da düzenlediği yıllık konferansta şöyle konuştu: “Benim ebeveynlerim, çoğunluğu Yahudi olan bir ülkenin parçası olmak için çoğunluğu Müslüman bir ülkeden göçtüler. Ben onların arzularını, hayallerini gerçekleştirmek istiyorum: güçlü, güvenlikli ve demokratik bir İsrail ve onun yanında askersizleştirilmiş bir Filistin devleti.”

Solcu Meretz Partisi bile alternatif fikirler önermeye cesaret edemiyor. Barış Şimdi ve Cenevre Girişimi gibi emektar örgütler de toprakların iki halk arasında bölünmesine dayanan formüllerden vazgeçmiyor. Abbas’ın BM’de sunduğu plan da 1967 sınırları ve 2002 Arap Barış Girişimi temelinde iki devletli çözümü yineliyor. Ne var ki bugünlerde Filistin halkının sadece yüzde 26’sı bir barış anlaşmasıyla ilgili görünüyor. Haziran 2017’de Filistinlilerin yüzde 45’inin barış anlaşmasını desteklediği düşünülürse ortada sert bir düşüş var. Buna karşın İsrail işgaline karşı silahlı mücadeleden yana olanların oranı bir önceki araştırmada yüzde 21 iken son araştırmada yüzde 38’e çıkmış.

İsrail tarafında da mevcut siyaset hayra alamet değil. Filistinlilere karşı “belirleyici savaş” fikrine İsraillilerin yüzde 19’u destek verirken yüzde 38’i barışı tercih ediyor. Ancak altı ay öncesine kadar barışı tercih edenlerin oranı yüzde 45, savaştan yana olanların oranı da yüzde 12 idi.

İsrail’de yerleşimleri destekleyen, sağcı bir hükümetin iktidarda olduğu, Filistin bölgelerinde ise kaosun hâkim olduğu bir ortamda toprak konusunda uzlaşı sağlamaya dönük her türlü çaba başarısız olmaya mahkûmdur. Her yeni başarısızlık ise hayal kırıklığını derinleştiriyor. Hayal kırıklığının derinleşmesi de radikalleşmeyi artırıyor. Yaygın bir deyişe göre delilik, aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir. Bu meselede ise aynı şeyleri tekrarlamanın daha kötü sonuçlar doğuracağı söylenebilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: israil filistin çatışması

Akiva Eldar Al-Monitor'un İsrail'in Nabzı bölümünün köşe yazarlarındandır. Daha önce Haaretz'in baş yazarı ve köşe yazarı olarak çalışan Eldar, Hebrew gazetesinin de ABD temsilciliğini ve diplomasi muhabirliğini yürüttü. Yahudi yerleşimleri üzerine Idith Zertal ile birlikte yazdığı  "Lords of the Land" isimli son kitabı İsrail'in çok satanlar listesine girmiş ve İngilizce, Fransızca, Almanca ve Arapça'ya çevrilmiştir. 

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept