İran'ın Nabzı

Ruhani’nin ikinci döneminde İran ve Rusya daha da yakınlaşabilir

By
p
Article Summary
İran ve Rusya’nın hem ikili hem çok taraflı düzeyde iş birliğini artırması iki ülkenin stratejik ortaklık yolunda olabileceğine işaret ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

TAHRAN, İran — İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, olay yaratan televizyon tartışmalarının damga vurduğu, harareti yüksek bir kampanyanın ardından 19 Mayıs’ta ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi. Seçim hararetinin azalmasıyla birlikte İran'ın iç ve dış siyasetinde olabilecek değişiklikler ciddi ciddi konuşulmaya başlandı. Gözlemciler, Ruhani’nin ikinci döneminde ne gibi öncelikler benimseyeceğini, ne tür yaklaşımlar izleyeceğini tartışıyor.

Dış politikada tartışmalar, genelde İran’ın Batı’yla ilişkilerine ve bilhassa nükleer anlaşmayı yeni bölgesel ve küresel koşullarda nasıl bir akıbet bekliyor sorusuna odaklanıyor. Bir o kadar önemli ama çokça göz ardı edilen bir konu ise İran-Rusya ilişkilerinin geleceği. Zira bu ilişkiler son yıllarda Orta Doğu’da ve özellikle Suriye’de gelişmelere yön veren belirleyici bir etken oldu.

İkili ilişkilerdeki mevcut gidişata ve tarafların resmi tutumlarına bakıldığında önümüzdeki dört yılda daha da yakın bir ortaklığın olacağı söylenebilir.

Nitekim hem İran hem Rusya önümüzdeki döneme ilişkin düşüncelerini vakit kaybetmeden ortaya koydular. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ruhani’yi 19 Mayıs’taki “tartışmasız zaferi” için ilk kutlayan liderlerden biri oldu, bölgesel ve uluslararası konularda ikili iş birliğini daha da geliştirme arzusunu dile getirdi. Ruhani ve Putin, bir hafta sonra 27 Mayıs’ta yaptıkları telefon görüşmesinde nükleer anlaşmanın uygulanmasından Suriye’deki duruma kadar bir dizi konuyu ele aldılar. Görüşmenin en önemli noktalarından biri Putin’in uluslararası hukuk çerçevesinde İran’la nükleer iş birliğini geliştirmeye hazır olduklarını söylemesiydi. Ruhani de nükleer iş birliğini önemsediğini belirtti; bunun yanında İran’ın altyapı, sanayi, enerji ve bankacılık alanlarında da daha yakın bir iş birliği arzuladığını vurguladı. Ayrıca Suriye’deki ortaklığı güçlendirmek gerektiğini kaydetti.

Ruhani’nin Rusya’yla ilişkileri güçlendirme isteği nereden kaynaklanıyor? ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı giderek çatışmacı bir politikaya yönelmesi nükleer anlaşmanın akıbetini tehlikeye atıyor. Bu nedenle Ruhani’nin Batı’yla ilişkileri normalleştirmenin kolay bir iş olmayacağı sonucuna vardığı söylenebilir. Bunun yanında Trump İran’ın bölgesel hasımlarıyla da iş birliği yapıyor. Dolayısıyla Tahran’ın durumu dengelemek için mevcut ortaklıklarını güçlendirmesi gerekir.

Bunun da ötesinde Rusların Suriye’deki “gerçek” oyun planına dair bazı kuşkular yaşanmış olsa da Moskova bugüne kadar İran’a gerçek bir ortak gibi davrandı, onun Suriye’deki asli menfaatlerine saygı gösterdi. Bu arada Rusya’nın İran’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tarafsız kalması, onun tutuculardan yana tavır alabileceği, hatta seçim sürecine müdahale edebileceğine dair bazı kaygıları da ortadan kaldırdı. Ruhani’nin bugün Rusya’yı daha da güvenilir bir ortak olarak gördüğü anlaşılıyor. Dolayısıyla Ruhani’nin ikinci döneminde Tahran-Moskova ilişkilerinin daha da ısınması beklenir.

Aslında iş birliğini güçlendirme süreci zaten başlamış durumda. 28 Mart’ta, Ruhani’nin Moskova’ya resmi ziyaretinin hemen ardından, İran ve Rusya’nın barışçıl amaçlı nükleer iş birliği konusunda mutabakat imzalayacağı, mutabakatın “nükleer maddelerin taşınması, ortak faaliyetlerin koordinasyonu ve kurallar” içereceğine dair haberler çıkmıştı. Rus Enerji Bakanı Alexander Novak ise 2 Haziran’da Moskova ve Tahran’ın daha önce tartışmalara neden olan “petrol karşılığı mal” anlaşmasının “gözden geçirilmiş” hâlini imzaladığını açıkladı.

Suriye’ye gelince Rusya, burada oluşturmak istediği “çatışmasızlık bölgeleri” kapsamında İran’ı barışı koruyacak üç ülkeden biri olarak belirledi ve bu da Suriye’deki iş birliğini yeni bir seviyeye taşıdı.

Askeri iş birliği bir yana 18 Mayıs’ta İran ve Rusya’nın banka kartı sistemlerini entegre etmek için ilk adımı attığı açıklandı. Bu girişimin turizmi ve küçük çaplı ticari faaliyetleri kolaylaştırması bekleniyor. İki ülke ayrıca vize işlemlerini kolaylaştırmaya dönük anlaşmalar yaptı.

Bu iki gelişme son derece önemli. Çünkü bugüne kadar sadece hükümetler düzeyinde iş birliğine odaklanan İran ve Rusya’nın ilk kez bunun dışına çıktığı ve halklar arasındaki temasların önemini kavradığı anlaşılıyor. Bu durum ilişkilere bir nevi “toplumsal altyapı” kazandırabilir ve karşılıklı güvensizliklerin en azından bir ölçüde giderilmesine yardımcı olabilir.

Çok taraflı iş birliği de İran-Rusya ilişkilerinde giderek önem kazanıyor. Kazakistan Ekonomi Bakanı Timur Sülyemanov’un 29 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya göre Rusya’nın başını çektiği Avrasya Ekonomik Birliği (AEB), bu yılın sonuna kadar İran’la bir serbest ticaret anlaşması yapacak. Bu açıklamanın ardından İran İletişim ve Enformasyon Teknolojisi Bakanı Mahmud Vaizi 1 Haziran’da St. Petersburg’a giderek AEB temsilcileriyle anlaşmayı görüştü. Söz konusu anlaşma, Rusya’nın Avrasya için öngördüğü iddialı ekonomik entegrasyon projesinde İran’ın da rol almasını sağlayacak bir ilk adım olarak görülebilir.

İran ve Rusya arasındaki iş birliği uluslararası bir proje olan Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru’nda da artıyor. Projenin amacı Rusya’yı Azerbaycan ve İran üzerinden Hindistan’a bağlamak ve böylece ilgili ülkeler arasındaki ticareti kolaylaştırmak.

Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) İran ve Rusya’nın birlikte yer aldığı bir başka çok taraflı platform. İran burada gözlemci devlet statüsünde ancak 8-9 Haziran’da Kazakistan’da düzenlenen ŞİÖ zirvesi öncesinde Rusya, örgütün kabul edeceği yeni üyeler arasında İran’ın ilk sıralarda olması gerektiğini söyledi.

Çok taraflı boyutun artması, yukarıda anılan ekonomik ve sosyal alanlardaki girişimlerle birlikte Rusya-İran ilişkilerinde yeni ve önemli bir unsur teşkil ediyor. Bunların hayata geçmesi ikili ilişkileri kapsamlı stratejik ortaklığa taşıyabilir.

Bu bölümlerde bulundu: partnership, moscow, tehran, foreign policy, vladimir putin, hassan rouhani, bilateral relations

Hamidreza Azizi, Şehit Beheşti Üniversitesi İktisat ve Siyaset Bilimi Fakültesi’nde öğretim üyeliği yapıyor, ayrıca Tahran’daki İran ve Avrasya Araştırma Enstitüsü’nün (IRAS) bilim kurulunda yer alıyor. Twitter hesabı: @HamidRezaAz

x

Cookies help us deliver our services. By using them you accept our use of cookies. Learn more... X