İran'ın Nabzı

İranlı futbolcular artan “ahlak” baskısı altında

By
p
Article Summary
Yolsuzluktan bahseden veya kadın hayranlarıyla resim çektiren futbolculara verilen cezalar İran’da büyük tartışmalar yaratıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

İran futbolunun iki önemli ismi bir ay içinde İran Futbol Federasyonu’nun Etik Komitesi’ne çağırıldı. Mesud Şucai’nin çağırılma nedeni yabancı basına verdiği bir mülakatta İran futbolundaki yolsuzluklardan bahsetmesiydi. Bir hafta sonra 10 Aralık’ta ise İstiklal Futbol Kulübü’nün kalecisi ve kaptanı Mehdi Rahmeti, takımın Ermenistan’daki kampı sırasında başı açık bir kadınla fotoğraf çektirdiği için çağırıldı.

Etik Komitesi, geçtiğimiz haziranda da Tahran’ın köklü takımı Persepolis’in kalecisi Soşa Makani’yi “yakışıksız” giyindiği gerekçesiyle altı ay sahalardan men etmişti. Başka bazı oyuncular da kızlı erkekli eğlencelere katılmak, kaş almak, Ramazan ayında kamusal alanda yemek yemek, dövme yaptırmak, özel fotoğraflarını internete koymak gibi gerekçelerle komiteye çağrılmış ve bazıları uzaklaştırma cezaları almıştı.

Etik Komitesi’nin bu uygulamaları istisna sayılmaz ve İran’da hem futbol camiasında hem sosyal medyada giderek tartışma yaratıyor. Komite, oyuncuların özel hayatlarına karışmakla, FIFA tüzüğüne aykırı davranmakla eleştiriliyor.

Ancak komitedeki yetkililer aynı fikirde değil. Onlara göre FIFA tüzüğünün “yerelleştirilmesi” gerekiyor. Yarı resmi İSNA haber ajansının komite başkanı Yargıç Murtaza Turak’la 6 Mart 2016’da yaptığı mülakatta futbolcuların dövme veya belli saç modelleri için cezalandırılması gündeme gelmişti. Turak şöyle demişti: “Kimi konular FIFA’nın çerçeve ve ilkelerinde yer almayabilir ama bizim şeriat ilkelerimizde alıyor. Bu tip durumlarda kuralları bizim şeriat ilkelerimiz belirler. Yerelleştirmenin anlamı budur. FIFA da yerelleştirme kavramını kabul etmiştir.”

FIFA Etik Komitesi, futbolda yolsuzluk iddialarını araştırmak üzere 2006’da kurulmuştu. İran bunu 28 Haziran 2008’de kendi futbol federasyonunun yasal yapısına aktararak “Etik ve Ahlak Tüzüğü Merkezi” diye anılan birimi oluşturdu. İran’ın buradaki amacı FIFA Etik Komitesi’nin belirlediği düzenlemeleri kendi “İslami kültür” anlayışına uyarlamaktı.

İran Futbol Federasyonu hukuk müşaviri Mehdi Mahmudi, Al-Monitor’a yaptığı açıklamada FIFA tüzüğünün etik ve davranış normları konusunda genel bir çerçeve çizdiğini ve detaylara inmediğini vurguladı. Mahmudi şöyle devam etti: “Ahlak değerlerinin tanımı ülkeden ülkeye değişir. Bu değerler FIFA kapsamındaki ülkelerin toplumsal düzenlerinden kaynaklanır. Örneğin İran’ın toplumsal düzeni İngiltere’ninkinden farklıdır. (…) Benim gördüğüm İran Etik Komitesi’ndeki yetkililer, kimi FIFA düzenlemelerinin İran’ın ahlak değerleri ve toplumsal düzeniyle bağdaşmadığına inanıyor ve söz konusu yaklaşımları buradan kaynaklanıyor. Yine de bu yaklaşımların bazıları bireylerin özel hayatını ihlal ediyor ve aşırıya kaçıyor.”

Etik ve Ahlak Tüzüğü Merkezi, ilk kararlarını futbol camiasının itirazlarına rağmen 2009-2010 sezonunda İran Profesyonel Ligi olarak da bilinen Pers Körfez Kupası’nda uygulamaya başladı. Tüzüğün 14’üncü bendinde örneğin futbolcuların vücut hatlarını ortaya koyan dar giysiler veya yabancı markaları teşhir eden kıyafetler giymesi yasaklandı. “Yabancı” saç modellerinin taklit edilmesi ve kolye, küpe, yüzük gibi takıların takılması da yasak kapsamında yer aldı. Yasakları ihlal edenlere uzaklaştırma cezaları verildi.

Ancak bu uygulamalara tepkiler gecikmedi. Uzaklaştırma cezası alanlar, İran yargısının özel dini mahkemesine giderek Etik ve Ahlak Tüzüğü Merkezi’nin o dönemdeki genel sekreteri Hacetülislam Alirıza Alipur hakkında şikâyette bulundular. Bu şikâyetlerin yanı sıra o dönem Almanya’daki 2006 FIFA Dünya Kupası’nda İran maçlarının bilet satışında yolsuzluk yapıldığı iddiaları söz konusuydu ve mahkeme bunlara dayanarak mayıs 2011’de Alipur’u tutukladı. Ancak Alipur birkaç gün içinde kefaletle serbest bırakıldı.

Bu olayın ardından Etik ve Ahlak Tüzüğü Merkezi varlığını sürdürdü ancak Etik ve Ahlak Tüzüğü’nü uygulama sorumluluğu futbol federasyonundan alınarak İran Futbol Ligi’ne verildi ve neticede Lig Koruma Komitesi kuruldu.

Bunun üzerine futbol federasyonu, Etik ve Ahlak Tüzüğü Merkezi’nin yaklaşımını sürdürecek Etik Komitesi’ni oluşturdu. Mahmudi’ye göre komitenin tartışmalı yaklaşımı üyelerin futbola yabancı olmasından ileri geliyor: “Mesele Etik Komitesi üyelerinin futbol dünyasından değil hukuk dünyasından gelmesi. Bu kişilerin futbolun atmosfer ve gereksinimlerini kavraması zaman alacak.”

Etik Komitesi’nin bir önceki başkanı Ali Ekber Muhammedzade daha önce Tahran mahkemelerinde müfettiş olarak görev yapmıştı ve dolayısıyla İslami ahlak kurallarının uygulanmasına büyük önem verdi. Örneğin Avustralya’daki 2015 AFC Asya Kupası’nda oyuncuların kadın hayranlarıyla çektirdiği resimler sosyal medyada dolaşmaya başlayınca Muhammedzade oyuncuları bu tip fotoğraflar çektirmemeleri için uyardı. Aynı uyarı Brezilya’daki 2014 FIFA Dünya Kupası’nda da yapıldı.

6 Eylül 2015’te tanınmış forvetler Eşkan Dicage ve Serdar Azmun, milli takımın Guam’daki dostluk maçında kollarında dövmeler görüldüğü için Etik Komitesi’ne çağrıldılar. Aynı gün bir spor sitesine mülakat veren Muhammedzade şöyle konuştu: “Dicage gibilerine bir buçuk yıldır müsamaha gösteriyoruz ama bu ebediyen sürmeyecek. (…) (İslami) kültürle bağdaşmayan bu tip davranışlara bir noktada son vermemiz gerekiyor.”

Etik Komitesi’nin şu anki başkanı Turak ise daha önce Tahran baş yargıç yardımcısıydı. Bu makamda bulunduğu sırada İran’da son yılların en çok konuşulan yolsuzluk olayları arasında yer alan iş adamları Mahaferit Emir Hüsrevi ve Babek Zencani’nin yargılanmalarında görev aldı. Hüsrevi olayında Turak idam kararının yerine getirilmesiyle görevliydi. Zencani davasında ise iş adamının varlıklarına ilişkin değerlendirmeyi hazırladı.

Turak 5 Aralık’ta İran devlet televizyonunun popüler spor programı Navad’a bağlandı. Sorulardan biri, futbolcuların hayranlarıyla resim çektirmesine getirilen yasağın hukuki dayanağıyla ilgiliydi. Turak, etik kuralların oyunculara bildirilip bildirilmediği sorusunu şöyle yanıtladı: “Onlara bu ülkenin kanunlarını duyurmaya gerek yok.”

Federasyonun hukuk müşaviri Mahmudi’ye göre Etik Komitesi’yle ilgili başlıca şikâyetlerden biri uygulanan kuralların hiçbir yerde yayımlanmamış olması. Mahmudi Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Bana göre Yargıç Turak’ın gelişi ve daha sert bir yaklaşımın benimsenmesiyle İran futbol camiasında bir korku ve caydırma havası estirilmeye çalışılıyor. Yine de ilgili düzenlemeler yayımlanmalı ve etik kurallarının ne olduğunu herkes görmeli. Bu hoş bir şey değil ama kötü birtakım düzenlemelerin olması ve insanların bunlardan haberdar olması hiçbir düzenlemenin olmamasından iyidir.”

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun

  • Güncellenmiş ve ödüllü Lobicilik Yazı Dizisi
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Özel etkinlikler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Haftalık lobicilik bülteni
Bu bölümlerde bulundu: iranian society, sharia, islamic moral principles, football, ethics, fifa, soccer

Paris’te yaşayan İranlı gazeteci Zahra Alipour kültürel konulara odaklanmaktadır. Çalışmaları çeşitli İran medya kuruluşlarında yayımlanmıştır.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept