Anayasa Mahkemesi miladi bir kararla güvenilirliğini arttırdı

Anayasa Mahkemesi'nin tarihi kararı AKP içinde rahatsızlığa yol açtı.

al-monitor .

İşlenmiş konular

recep tayyip erdogan, kemal kilicdaroglu, justice and development party, ergenekon, abdullah gul

Ara 6, 2013

Türkiye'nin en yüksek yargı makamı olan Anayasa Mahkemesi 4 Aralık'ta verdiği milat niteliğindeki kararıyla yalnızca ülkenin yargı bürokrasisine olumsuz bir mercek tutmakla kalmadı, Başbakan Recep TayyipErdoğan'ın liderliğindeki AKP içinde de rahatsızlığa yol açtı.

Karar CHP milletvekilleri ünlü gazeteci Mustafa Balbay ve Başkent Üniversitesi'nin kurucularından  akademisyen doktor Mehmet Haberal'a ilişkindi. 2009’da tutuklanarak cezaevine gönderilen Balbay ve Haberal,  Erdoğan iktidarını yasa dışı yollardan devirmeye çalıştığı iddia edilen Ergenekon isimli karanlık bir örgüte üye olmakla suçlanmıştı.

Dört yıl üç ay süren tutukluluğun ardından bir kaç ay önce serbest bırakılan Haberal ve halen cezaevinde bulunan Balbay, laikliğin yılmaz savunucuları ve Erdoğan liderliğindeki İslamcı AKP'nin en sert muhalifleri arasında yer alıyorlar. AKP muhaliflerinin çoğu, tıpkı diğer bazı Ergenekon sanıkları gibi onların da tamamen siyasi nedenlerle tutuklandığına ve yargılandığına inanıyor.

Balbay'a yönelik dava kişisel bilgisayarından çıkan belgelere ve muhtelif insanlarla yaptığı görüşme kayıtlarına dayandırıldı. Aşırı gayretkeş savcılar  bu belgeleri Balbay'ın demokratik yollarla seçilen hükümeti yasa dışı yollardan devirme niyeti içinde olduğunun kanıtı saydı. Suçlamaları reddeden Balbay ise iddia edilen kanıtların gazetecilik mesleği gereği bir araya getirdiği bilgilerden başka bir şey olmadığını söyledi.

Ergenekon'un yöneticilerinden olmakla suçlanan Haberal'a ilişkin kanıtlar da büyük ölçüde özel telefon görüşmelerinde yaptığı hükümet karşıtı yorumlardan oluşuyordu. Ağustos'ta verilen kararla Balbay 34 yıl; Haberal da 12 yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı. İkisi de kararı temyiz etti. Cezaevinde geçirdiği zaman göz önünde bulundurulan Haberal erken tahliye edildi ve Meclis'te yemin ederek, milletvekilliği görevine başladı.

Bu arada hem Balbay hem de Haberal uzun tutukluluk süreleri ve seçilmiş milletvekilleri olarak anayasal haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Yüksek mahkeme seçildikleri vakit cezaevinde olsalar da ikisinin de milletvekilliği dokunulmazlıklarını göz önünde bulundurarak haklarında yapılan tutukluluk işleminin kanunsuz olduğuna oy birliğiyle hükmetti. Mahkeme ayrıca yargılama öncesindeki uzun tutukluluk süresinin de hak ihlali olduğuna karar vererek Balbay'a 5 bin TL tazminat ödenmesini öngördü. Haberal için ise herhangi bir tazminat öngörülmedi.

Yüksek mahkemenin kararı Türkiye'de pek çok çevre tarafından adalet ve hukuk devleti ilkesi açısından bir zafer olarak algılandı ve memnuniyetle karşılandı. Hukuk uzmanları bu kararın MHP Milletvekili Engin Alan da dahil benzer şekilde tutuklanan ve hüküm giyen diğer pek çok kişi için emsal teşkil edeceğini belirtiyor.  

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de kararı memnuniyetle karşılayan ilk isimlerden biri olurken, karar AKP içindeki herkesi memnun etmedi. Daha önce de Balbay ve Haberal'ın tutukluluk hallerine ilişkin rahatsızlığını dile getiren Gül ise Anayasa Mahkemesi'nin kararına ilişkin haberlerin ardından Kilis'te yaptığı açıklamada şöyle dedi: "Türkiye'de hukukun üstünlüğünün geçerliliği açısından önemli görüyorum". Kararın oybirliğiyle alınmasının önemli bir nokta olduğunu da belirten Gül, bunun yurt dışında olumlu bir gelişme olarak değerlendirileceğini ifade etti.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da kararı memnuniyetle karşılayarak "Türkiye demokrasisinin geldiği noktayı göstermesi açısından önemli bir karardır” dedi. Uzun tutukluluk sürelerine her zaman karşı olduğunu anımsatan Arınç, Batman’da yaptığı açıklamasına şöyle devam etti: "Hiç kuşkusuz bu karardan çıkarılması gereken bazı dersler var".

Arınç, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkının AKP hükümeti tarafından getirilen bir hak olduğunu da anımsattı. Eylül 2010'daki referandumla kabul edilen Anayasa değişiklik paketinde yer alan reformlardan bir olan bu hakla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) yapılan bireysel başvuruların sayısının azaltılması amaçlanmıştı. Zira, Türk vatandaşları tarafından AİHM'ye yapılan çok sayıda başvuru ve Türkiye devleti aleyhine verilen aynı sayıda karar Türkiye için süregiden bir utanç kaynağıydı. Nitekim, Türkiye'deki diğer hukuki yolları tüketen vatandaşların çoğunun bu yasal değişikliğin ardından artık doğrudan AİHM'ye gitmek yerine Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu bildiriliyor.

Balbay ve Haberal’a ilişkin kararın, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkına yargı bürokrasisinin yerleşmiş alışkanlıkları nedeniyle şüpheyle yaklaşanları da susturması bekleniyor.  Anayasa Mahkemesi bu kararla yüksek mahkemenin güvenilirliğini arttırırken, yargı bürokrasisinin ise istidatsız görünmesine sebep oldu. Zira sonuçta aynı bürokrasi Balbay ve Haberal'ın aynı gerekçeler üzerinden yaptığı her tahliye başvurusunu sistematik olarak reddetmişti.

Tıpkı AİHM gibi Anayasa Mahkemesi de bir temyiz mahkemesi değil. Anayasa Mahkemesi yalnızca yasaların Anayasa’ya uygunluğu denetler ve bu temelde gerekeni yapar. Yani, teknik olarak, mahkeme Balbay’ın tutukluluk halinin devamını yine talep edebilir. Ancak bunu yaparsa ülkedeki en yetkili mahkemenin emsal teşkil eden bir kararını görmezden gelmiş olacak ve bu yasal olarak sürdürülebilir bir tutum olmayacaktır. Anayasa Mahkemesi’nin kararını memnuniyetle karşılayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Balbay’ın bir an önce serbest bırakılmasını istedi. Partinin avukatları da tahliye için harekete geçti.

Öte yandan, her AKP’li Balbay’ın serbest kalma ihtimalini Arınç kadar memnuniyetle karşılamadı. Türkiye Mart’taki yerel seçimlerle başlayacak bir dizi seçime hazırlanırken, Balbay’ın çevresinde geniş bir AKP muhalefetinin toplanacağı açık. Geçmişte  Ergenekon savcılarını şiddetle savunan Başbakan Erdoğan’ın bu konu hakkında sessiz kalması da oldukça açıklayıcıdır.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik Anayasa Mahkemesi'nin kararına ilişkin rahatsızlığını açıkça ifade etti. Çelik konuya ilişkin sorulara şöyle yanıt verdi: “Milletvekilliği müessesesi cezaevinden adam çıkarma aracı haline getirilmemeli". Siyasi partilerin cezaevindeki insanları milletvekilliğine aday göstermesinin yanlış olduğunu da belirten Çelik, şöyle devam etti: " O insanların aday yapılması sürecinde özensizlik gösterildiğini ve hukuka karşı bir hile çabası içinde olduklarını görüyorum.”

Ergenekon gibi davalarla Türkiye'yi demokratikleştirdiğini vurgulayan AKP için Anayasa Mahkemesi'nin kararı ciddi bir ikilem yaratmış durumda. Yüksek mahkemenin kararının ardından bir açıklama yapan Balbay da tahliyesinde yapacağı konuşmayı hazırlamaya başladığını duyurdu. Bu kararla tutukluluk halinin yasal zemini ciddi şekilde sarsılan Balbay'ın kısa zaman içinde tahliye edilmesi öngörülüyor.

Erdoğan ve Çelik gibi diğer siyasiler ise Balbay'ın tahliyesinin ardından yaşanacak tantana ve bu tahliyenin basında bulacağı geniş yankıya hazırlıklı görünüyorlar. Balbay da Haberal gibi milletvekilliği görevine başlayacak. Balbay'ın parlamentodaki varlığı ise Türkiye'yi demokratikleştirdiğini iddia eden AKP'ye, Balbay'ın Anayasal haklarının ihlali konusunda hiç bir şey yapmadığını sürekli hatırlatacaktır.

Bu arada Balbay ve Haberal'ın temyiz süreci henüz sonuçlanmadı, yani bu konuda yeni gelişmeler yaşanacak. Bu gelişmelerin hem Ergenekon hem de ona paralel Balyoz davalarına ilişkin ortaya çıkaracağı sonuçlar ise AKP ve AKP destekçileri için ise pek memnuniyet verici olmayabilir.

Makaleyi okumaya devam etmek için Al-Monitor’a abone olun
  • Arşivlenmiş makaleler
  • Geçtiğimiz Haftaya Bakış e-postanıza gelsin
  • Özel etkinlikler
  • Sadece davet brifingi

Recommended Articles

Merkez Bankası rezervinin kaynağı 45 milyar dolarlık borç
Mustafa Sönmez | | Şub 25, 2021
Gare’den sonra sıradaki hedef Şengal mi?
Fehim Taştekin | | Şub 17, 2021
Türkiye’de halk darbeler için ABD’yi suçluyor
Ayla Ganioglu | | Şub 18, 2021
Hafter Erdoğan’ı mutlu eden ata niye oynadı?
Fehim Taştekin | Libya’daki çatışma | Şub 11, 2021
İsrail Türkiye’nin yumuşama sinyallerine hâlâ soğuk
Rina Bassist | | Şub 8, 2021

Recent Podcasts

Featured Video

More from  Türkiye'nin Nabzı

al-monitor
Derin internette kadın satışı: İD Türkiye’de hâlâ aktif
Fehim Taştekin | Kadın hakları | Mar 5, 2021
al-monitor
Firari ‘kara kutu’ sırlarıyla gitti
Fehim Taştekin | | Mar 2, 2021
al-monitor
Ekonomide Pirus büyümesi
Mustafa Sönmez | Türkiye ekonomisi | Mar 1, 2021
al-monitor
Musul’da Türkiye-İran rekabeti kızışıyor
Fehim Taştekin | | Şub 26, 2021