Irak eski Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) bağlı silahlı güçler 2 Mart’ta Kerkük’teki Kuzey Petrol Şirketi’ne el koydu. Bunun bir uyarı olduğunu söyleyen baskıncılar, Bağdat hükümetinin Kerkük petrolünü başka kentlere göndermekten vazgeçmesini ve Kerkük’te yeni bir rafineri kurmasını istedi, petrol sevkiyatını da kısa bir süreliğine durdurdu.
Bu olayın temelinde merkezi hükümet ile Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasında 19 Ağustos 2016’da varılan anlaşma vardı. Anlaşma, Bağdat ve Erbil’in eşit olarak 150 bin varil petrol ihraç ederek geliri paylaşmasını öngörüyordu. Anlaşamaya göre KBY, kendi payını Türkiye’nin Ceyhan limanına giden Kürdistan boru hattı üzerinden ihraç edecek ve petrolü kendi şirketi olan Kar Petrol aracılığıyla rafine edecekti.
Ancak KYB bu anlaşmadan memnun değildi. Celal Talabani’nin eşi Hero İbrahim Ahmed, 8 Eylül 2016’da Başbakan Haydar El Ebadi’ye gönderdiği mektupta şöyle diyordu: “Kerkük’ten ihraç edilen petrolün geliri Kürdistan bölgesinde şeffaf ve adil bir şekilde kullanılmamaktadır. Bu uygulamalar Kerkük’ü petrol gelirinden mahrum etmekte ve bu da Kerkük halkının yaşamını olumsuz etkilemektedir.”
Bağdat hükümeti, anlaşmanın durdurulmasını isteyen KYB’ye olumlu yanıt vermeyince Kürt güçleri Kerkük’teki petrol tesislerine baskın düzenledi. Parlamentoda Kerkük’ü temsil eden KYB vekili Muhammed Osman’a bakılırsa bu hamle petrol anlaşmasını güç kullanarak değiştirme girişimiydi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.