Ana içeriğe atla

Peker’in ifşaatları kokain rotasındaki vahameti gösteriyor

Suç örgütü lideri Peker, Latin Amerika’dan kokain sevkiyatıyla ilgili iddialarla gündemi sarstı. Suçlamalar mafya, siyaset, polis ve yargıyı içine alan kara deliğe dair yeni ipuçları veriyor.
Members of the Panamanian National Aeronaval Service of Panama (SENAN) organize packages of seized drugs in Panama City on May 18, 2109. The SENAN seized 1.5 tons of cocaine inside a container that had Turkey as its final destination at the Cristobal container port in Colon.

Türkiye’nin Afganistan-İran hattının devamı olarak eroin transferindeki rolünden sonra Latin Amerika merkezli kokainin Avrupa ya da Orta Doğu’ya dağıtım üssüne dönüştüğüne dair tespitler, suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarıyla yeni boyutlar kazanıyor. 

9 Haziran 2020’de Kolombiya polisi, son varış yeri Türkiye olan 4.9 ton kokainin Buenaventura limanında ele geçirildiğini açıklayınca Türkiye rotasının ağırlık kazandığı anlaşıldı. 5 Mayıs 2021’de de Ekvador’un Puerto Bolivar Limanı’ndan yola çıkan 616 paket kokain Panama’nın PSA Limanı’nda yakalandı. Yükün ulaşacağı adres Mersin Limanı’ydı. 

Kokainin saklandığı konteynerin yüklendiği Puerto Bolivar Limanı 2016’dan beri Türk şirketi Yılport tarafından işletiliyor. Limanın 50 yıllığına devir anlaşması Şubat 2016’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa’nın huzurunda imzalanmıştı. Yılport, Puerto Bolivar limanını devraldıklarından sonra yakalanan uyuşturucu miktarının dokuz kat arttığını açıklayarak ihmal suçlamalarını reddetti. 

Latin Amerika bağlantılı bir başka çarpıcı olay Dilovası’nda yaşandı. Brezilya’dan yüklenmiş 540 kilo kokain Kocaeli Dilovası’daki Yılport Limanı’na yakayı ele verdi. 22 Ağustos 2020’da limandaki ilk aramada yazılan rapora göre gemi temizdi. Ancak suçun örtbas edildiğine dair ihbar üzerine iki gün sonra farklı bir ekip tarafından yapılan ikinci aramada 540 paket içinde kokain bulundu. Bu olay uyuşturucu mücadelede Türkiye’nin başarısı olarak sunuldu. Fakat ilk aramanın sonucu kamuoyundan gizlendiği, temiz tutanağını düzenleyen Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekibi hakkında soruşturma yürütülmediği, aksine ikinci aramada talimatı veren müdürün tenzili rütbe ile cezalandırıldığı ortaya çıktı. 

Ekim 2020’de Mersin Limanı’na Brezilya’dan gelen gemide 220 kilo kokain yakalandı.

Basının üzerine gidemediği, kamu otoritesinin geçiştirdiği ve siyasetin umursamadığı kokain trafiği, Peker’in iddialarıyla bu sefer gündeme bomba gibi düştü. Peker 6 Mayıs’ta yayımladığı videoda, Haziran 2020’de Kolombiya’da yakalanan kokainin İzmir Limanı’na gönderildiğini, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’ın kargoda payı olduğunu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da soruşturma yürütmeyip olayı kapattığını iddia etti. 

Soylu kargonun varış yerinin İzmir değil İstanbul-Ambarlı limanı olduğunu, COVID-19 salgını nedeniyle soruşturma ekibinin Kolombiya’ya gidemediğini, 25 Haziran’da iki ülke ekiplerinin online toplantı yaptığını ama kendilerine yazılı belge sunulmadığını, uyuşturucu kaçakçılığının da bir Balkan grubunun işi olduğunu açıkladı. Soylu 24 Mayıs’ta televizyon röportajında yükün varış yerinin Ambarlı değil Mersin limanı olduğunu, Kolombiya’nın soruşturmanın nereye varmak istediğini bilmek istediğini, bu yüzden de bilgi paylaşmadığını söyledi. 

Ne var ki Panama ve Kolombiya’da yakalanan uyuşturucunun bağlantılarıyla ilgili Türkiye’de adli soruşturma yürütülmediği ve Adalet Bakanlığı’nın bu ülkelerden bilgi talebinde bulunmadığı ortaya çıktı.

Peker’in suçlamalarının ardından Türk polisi 17 Mayıs’ta Suriye açıklarında 1.5 ton esrar yakaladı. Aynı gün Birleşik Arap Emirlikleri'ne gönderilmek üzere İskenderun Limakport Limanı'na gelen 1 ton Captagon hap ele geçirildi. Bunlar zamanlama olarak imaj düzeltme operasyonu olarak algılandı.

Peker 23 Mayıs’ta yayımlanan ve ilk 24 saatte 10 milyon izleyiciye ulaşan yedinci videosunda ise Kolombiya'da 4.9 ton kokainin yakalanması üzerine yeni bir güzergâh belirlendiğini ve artık uyuşturucunun Venezuela üzerinden getirildiğini söyledi. Peker bu güzergâh çalışmalarını yapmak için eski Başbakan Binali Yıldırım'ın oğlu Erkam Yıldırım'ın geçen ocak ve şubatta Venezuela'ya gittiğini iddia etti. Peker Türkiye’nin Avrupa değil Kıbrıs ve Suriye bağlantılı olarak Orta Doğu’ya dağıtım için merkez olarak seçildiğini, Mehmet Ağar’ın da bu çarkın tam ortasında yer aldığını savundu. 

Peker, Kıbrıs’ta bu trafiği otel ve kumarhane işletmecisi Halil Falyalı'nın yönettiğini, Erkam Yıldırım'ın da Kıbrıs'ta bu şahsın misafiri olduğunu öne sürdü. Binali Yıldırım oğlunun Venezuela’ya koronavirüsle mücadele için ihtiyaç sahiplerine test kiti ve maske götürdüğünü savunup iddiaları reddetti. 

Son dönemlerde oluşan tablo karşısında artık kokain baronlarının Türkiye’ye çöktüğünü söylemek de mümkün. “Baronlar Savaşı” kitabının yazarı gazeteci Timur Soykan uzun zamandır Afganistan’dan Avrupa’ya “Balkan Rotası” olarak bilinen eroin rotasının kilit halkası olan Türkiye’nin kokain baronların da yeni adresi hâline geldiğini söylüyor. Al-Monitor’a konuşan Soykan’a göre Avrupa’nın uyuşturucu köprüleri haline gelen Anvers Limanı (Belçika) ve Rotterdam Limanı’nda (Hollanda) onlarca ton kokain yakalanınca rota Türkiye’ye kırıldı. Türkiye’de eroin mafyasının onlarca yıldır kullandığı hazır bir altyapıya kokain trafiği de kolayca girdi.

Türkiye’nin rota haline gelmesinde iki aşama dikkat çekiyor. Birincisi kokain baronları Avrupa’nın cazibesini keşfederken Türkiye doğal olarak yakın plana alındı. The Guardian gazetesine göre Avrupa yüksek kârlar ve mal varlıklarına el koyma ve iade gibi konularda daha düşük adli riskler nedeniyle Kolombiya kartellerinin tercih ettiği pazar hâline gelip ABD'yi gölgede bıraktı. Çok büyük konteynır trafiğinin yaşandığı Anvers ve Rotterdam limanlarının cazibesi üzerine baronlar 2005-2006’da kararlar aldı. Artık bu iki liman kokain için ana rotaydı. InSight Crime’ın Genel Müdürü Jeremy McDermott’a göre ABD’de 28 bin dolara satılan 1 kilo kokain Avrupa’da 40 bin dolara gidiyor. Hatta bazı yerlerde fiyat 80 bin doları buluyor. Rakamlar Avrupa piyasasındaki büyük karlılığa işaret ediyor. 

İkinci aşamada Avrupa’da artan baskılar baronları Türkiye rotasına yöneltti.
The Guardian geçen aylarda Belçika’da 200 adrese düzenlenen Sky Operasyonu ile yerel ağlara darbe vurulduğunu ancak Belçika ve Hollanda’nın büyük baronlarının Dubai ve Türkiye’de saklandığını not ediyor. 

Kolombiya Ulusal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Oscar Parra üç ana rotadan bahsediyor: “Birincisi Kolombiya’nın Pasifik kıyısından Meksika’ya giden kol; Panama bölgesi. İkincisi Venezuela üzerinden giden trafik. Sonuncusu Karayipler'den. Türkiye ve Avrupa’ya giden kokain büyük oranda Venezuela üzerinden ya da Karayipler'in kıyılarından aktarılıyor.” 

Türkiye’yi eksene koyan kokain rotasında Venezuela’nın devreye girmesiyle Ankara-Caracas ilişkilerindeki yakınlaşma da ilginç bir çakışmaya işaret ediyor.

Aslında bu yeni durum Emniyet Müdürlüğü’nün raporlarında da yer alıyor. Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın 2020 Uyuşturucu Raporu’nda şu tespit yapılıyor: “Özellikle Amerika ve Avrupa’daki yüklü yakalamaların kaçakçıları alternatif güzergâhlara sevk ettiği, bu yönde ülkemiz üzerinden, özellikle Avrupa hedefli kokain kaçakçılığı teşebbüslerinde de artışlar olduğu değerlendirilmektedir.” Emniyet bu eğilimin 2017’den itibaren görüldüğünü vurguluyor.

Emniyet’in 2019 raporunda da Türkiye rotasının Asya için de kullanıldığına işaret ediyor: “Ülkemiz Güney Amerika’dan gelen kokainin Avrupa’ya ve Asya’ya sevkinde transit/basamak konumdadır.” 

Yakalanan uyuşturucunun miktarı, Türkiye ağının büyüklüğüne dair fikir veriyor. Avrupa Birliği ülkelerinde yılda beş ton eroin yakalanırken Türkiye’de bu rakam 20 tonun üzerinde. Yani bu rotada ele geçirilen eroin dünyada yakalanan miktarın yüzde 60’una denk geliyor. Emniyet “Rekor olarak nitelendirilen yüklü uyuşturucu madde yakalamaları nedeniyle Türkiye Balkan Rotası üzerinde hayati bir öneme sahiptir” değerlendirmesi yapılıyor. 

Kokain açısından da durum şu: Emniyet’in raporuna göre kokain bazlı olay sayısı 2017’den 2020’ye kadar kademeli olarak 3886’dan 2573’e düşerken aynı dönemde yakalanan kokain miktarı 1485 kilodan 1961 kiloya çıktı. Emniyet bu ters ilişkiyi “Ülkemizin kokain konusunda transit/basamak konumuna geldiğinin göstergelerinden biridir” diye analiz ediyor. 

Timur Soykan’a göre Kolombiya’da yakalanan 4.9 ton kokain ölçeğin çok büyüdüğünü ve “Türkiye yeni kokain rotası” tespitini güçlendirdiğini doğruluyor. Ayrıca artan Captagon trafiği Suriye bağlantılı yeni bir rotanın oluştuğuna işaret ediyor. Soykan 17 Mayıs’ta yakalanan 1.5 ton Captagon’un karayoluyla Suriye’den Hatay’a sokulup Mersin Limanı’na taşındığını hatırlatıyor. Emniyet’e göre Suriye üzerinden karayolu ile Türkiye’ye sokulan Captagon buradan Orta Doğu ve Körfez ülkelerine gönderiliyor.

Türk Emniyeti her zaman uyuşturucu ile mücadelede üstün başarı göstermekle övünüyor. Ancak yakalanan uyuşturucunun yasadışı trafiğin yaklaşık onda biri olduğu da söylenir. Latin Amerika bağlantılı birkaç olayın yanı sıra Peker’in iddiaları her hâlükârda siyaset, mafya, polis ve yargıyı içine alan kirlenmeden bağımsız ele almak mümkün değil.

More from Fehim Tastekin