Ranzanın üzerinde iki büklüm olmuş bir erkek çocuğu küçük parmaklarıyla bir ipe ustaca boncuklar diziyor. Ortaya kalp şeklinde bir anahtarlık çıkıyor. Üstünde “aşk” yazıyor. Az ötede iki oğlan monopol oynuyor. Bir başkası ortak mutfak alanında gözleme çeviriyor. Diğerleri ise National Geographic kanalını seyrediyor ya da aralarında şakalaşarak avluda dolaşıyorlar.
Mısır’dan Bosna’ya, Fransa’dan Pakistan’a çeşitli ülkelerin vatandaşı olan bu çocukları, kendilerine kafa kesmeyi ya da intihar eylemcisi olmayı vadetmiş karanlık bir geçmiş birleştiriyor. Onlar, İslam Devleti’nin (İD) “halifeliğin yavru aslanları” dediği çocuk askerleri.
Kuzeydoğu Suriye’de cihatçılarla mücadelede binlerce insanını kaybeden Kürt önderliğindeki özerk yönetim, şimdi de bu kemerli, kırmızı tuğla binada 130 civarında çocuğu “rehabilite” etmeye çalışıyor. Yerli halk, binanın bir zamanlar medrese olduğunu ve Türk-Fars asıllı Gazneli şeyhler tarafından inşa edildiğini söylüyor.
Kamışlı’nın doğusunda bulunan bu yapı bugün Huri Merkezi olarak faaliyette. Merkez Sarah Musa adında genç bir Kürt kadını tarafından yönetiliyor. Musa, “Bu, en tehlikeli çocuklardan biri” diye bahsederken çalışma odasına esmer, kısa saçlı, yeşil gözlü bir çocuk giriyor ve yanımıza oturuyor. Mülakat boyunca yüzünde hiçbir duygu belirmiyor, kaskatı oturuyor ve soruları robot gibi yanıtlıyor. Adı Hasan. Yaşı 16 ama 12 civarında gösteriyor. “Doğum günlerini umursamıyorum” diyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.