Gaziantep merkezli Middle East Consulting Solutions isimli şirkette mali danışman olarak çalışan Renim Hezebar her an babasının ölüm haberini alacağı korkusuyla telefonunu elinden bırakamıyor. Hezebar’ın babası Suriye’nin kuzeybatısındaki memleketleri İdlib’i terk etmeyen az sayıda doktordan biri. Rusya ve Suriye güçlerinin Suriyeli muhaliflerin son kalesi olan İdlib’e karşı 28 Nisan’da başlattıkları son harekât kapsamında vilayetteki hastaneler sık sık bombaların hedefi oluyor.
Suriye’de sahada hâlen aktif olan az sayıda tıbbi yardım kuruluşlarından Suriye-Amerikan Tıp Derneği sağlık merkezlerine şu ana kadar 25 ayrı saldırı düzenlendiğini ve “bunların her birinin uluslararası insani hukuka ihlâl teşkil ettiğini” açıkladı.
Suriye Hükümeti ise yalnızca radikal Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütü pozisyonlarının hedef alındığını söyleyerek iddiaları reddediyor. Örgüt ocak ayında bölgedeki hakimiyetini güçlendirerek İdlib vilayeti ve Hama’nın kuzey kırsalını neredeyse tamamen kontrolü altına almıştı. Rejim güçleri HTŞ’yi ateşli silahlar, misket ve varil bombaları da dahil muhtelif silahlarla hedef alıyor.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi son operasyonlarda 408 sivilin öldürüldüğünü ve 300 bini aşkın insanın yurdundan olduğunu açıklayarak bunun savaşın başından bu yana en büyük göç dalgasını oluşturduğunu bildirdi. Çatışmalardan kaçan sivillerin yarısının ikinci kez yurtlarından olduğu ifade edildi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.