Türkiye’de üretilen dizi filmlerin ihracatında patlama var. Bu “patlamada” dizilerdeki silahlı çatışmaların payı da olabilir. Çünkü alkol, uyuşturucu ve sigara gibi “kötü alışkanlıklardan” ve sevişme sahnelerinden arındırılmış diziler “şiddet” dozu artırılarak heyecanlı hale getiriliyor. Dizilerdeki ahlaki bariyerlerin Müslüman Orta Doğu ülkeleri başta olmak üzere dış pazarlara satışı kolaylaştırdığı söylenebilir.
Nitekim her eve girebilecek hale getirilen “iyi ahlaklı” dizilere talep giderek artıyor.
2010 yılında 20 ülkeye 50 milyon dolarlık ihracat yapılıyordu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, geçen ay yaptığı açıklamada Türkiye’nin dizi film ihracatında 350 milyon dolarla ABD’den sonra ikinci sırada olduğunu söyledi. Ersoy’a göre Türk filmcilik sektörü 150’den fazla ülkeye ihracat yapıyor.
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç dizilerin girdiği ülkelere daha sonra Türk ürünlerinin girdiğine dikkat çekti. Avdagiç “Memnuniyetle görüyoruz ki, Türk yapımları İsveç’ten Kosta Rika’ya Çin’den İspanya’ya kadar milyonları TV, akıllı telefon ve bilgisayar ekranına kilitliyor. Dizilerle hazır hale gelen bu ülkelerde girişimcilerimizin pazara açılmaları çok kolay hale geliyor” dedi. Avdagiç, bazı Türk dizi yıldızlarının adını taşıyan parfümlerin Orta Doğu’da satış rekorları kırdığını, Orta Doğu ülkelerinden Türkiye’ye gelen turist sayısının artışında dizilerin etkili olduğunu, ayrıca diziler sayesinde Mısır, Bosna Hersek, Yunanistan gibi ülkelerde Türkçe kurslarına ilginin arttığını söyledi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.