Ana içeriğe atla

Irak’ta hızlı nüfus artışı alârm veriyor

Irak’taki hızlı nüfus artışı ileriki yıllarda ciddi ekonomik sıkıntıların baş göstereceği, devletin temel kamu hizmetlerini sağlayamayacağı yönünde endişe yaratıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
An Iraqi woman holds her baby at a children's hospital, in eastern Mosul, Iraq April 26, 2017. REUTERS/Danish Siddiqui - RC1A821B53D0

İngiltere’nin Bağdat Büyükelçisi Jonathan Wilks geçtiğimiz ay düzenlediği basın toplantısında Irak’ın nüfus artışı mevcut hızıyla devam ederse ülke nüfusunun yılda bir milyon artacağı uyarısında bulundu. Bundan kısa süre sonra 1 Ekim’de ise Irak Merkezi İstatistik Kurumu ülke nüfusunun 2018’de 38 milyona yaklaştığını, başkent Bağdat’ın nüfusunun ise 8 milyonu aştığını duyurdu.

Irak’ta 1997 yılından beri kapsamlı bir nüfus sayımı yapılmış değil. Ancak son istatistikler yükselen işsizlik oranıyla beraber artan nüfus ile hizmetler arasındaki dengesizliğe işaret ediyor.

Bağdat Üniversitesi’nde ekonomi alanında araştırmacı olan Naci El Ubeydi, devletin nüfus artışına ayak uyduramayacağı, halka yeterli yaşam koşullarını sağlamayacağı konusunda endişeli: “Bu durum geleceğe dair kaygı yaratıyor. Bağdat’ın nüfusu bugün 50 yıl önceki ülke nüfusuna eşit.”

Bağdat’ta nüfusun 50 yılda beş kat arttığını, gıda, su, elektrik ve konut talebinin de buna göre katlandığını vurgulayan Ubeydi şöyle devam etti: “Bu, çevre ve doğaya da yeni yükler getiriyor. Ciddi bir demografik patlama, büyük bir nüfus artışı söz konusu. Bu durum, Irak toplumunda çatışma ve şiddetin artmasına, yeni siyasal, toplumsal ve dini bölünmelere de zemin hazırlıyor.”

Hızlı nüfus artışının sebeplerine gelince Ubeydi şöyle konuştu: “Erken yaşta evliliği teşvik eden bir kültür var ve kadınların eğitimine, çalışma hayatına katılmasına önem verilmiyor, bilhassa kırsal bölgelerde. Kaldı ki kentlere de şehirleşme değil taşra kültürü hâkim oluyor.”

Ubeydi’ye göre “Hükümet bu demografik bomba karşısında çaresiz. 2003’ten sonra göreve gelen hükümetler doğum kontrolü konusunda ciddi önlemler almak bir yana bir nüfus sayımı bile yapamadılar.”

Merkezi İstatistik Kurumu Başkanı Dia Avad Kazım’a göre kurum 2020’de nüfus sayımı yapacak.

Bağdat Üniversitesi’nde toplumsal araştırmalar alanında çalışan Ahmet Zahabi ise Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Siyasi, mezhepsel ve toplumsal nedenlerden dolayı nüfus sayımı yapmanın önünde pek çok engel var. Federal hükümet ile Kürdistan bölgesi arasında ihtilaflı bölgelerde yaşanan sorunlardan bahsetmiyorum bile.”

Hızlı nüfus artışını değerlendiren Zahabi şöyle devam etti: “Çocuk evliliğinin yanı sıra tarım ve sanayideki geri kalmış yöntemler insanları çok çocuk yapmaya itiyor ki çocuklar işlerde yardımcı olsun, özellikle tarımsal alanlarda. Ülke nüfus artışıyla baş edemediği gibi kentlerdeki büyüme de buna ayak uyduramıyor, eğitim ve sağlık hizmetleri sağlanamıyor. Artan nüfustan dolayı sadece Bağdat’ta 70 yeni hastaneye, 4 bin yeni okula ihtiyaç var. Nüfus artışının bir başka sonucu kentlerdeki trafik sorunu. Vatandaşlara ait araçlar çok büyük bir sayıya ulaştığı için sokaklar artık trafiği kaldıramıyor. Bunun yanı sıra yoksulluk sınırının altında yaşayanlar da yüksek oranlara ulaştı.”

Irak Ulusal Koalisyonu’nun eski üyelerinden iktisatçı Selam Smaysam ise Al-Monitor’a şu değerlendirmede bulundu: “Merkezi İstatistik Kurumu’nun 2018 yılı tahminlerine göre yaşlılar Irak nüfusunun yüzde 3’ünü oluşturuyor. Bu da Irak’ın genç bir nüfusa sahip olduğu ve eğer istihdam yaratılmazsa, gençleri topluma entegre etmek için çalışmalar yapılmazsa gençlerin olumsuz etkileneceği anlamına geliyor. (…) Nüfus artışının ekonomik etkilerine paralel olarak 2003’ten bu yana altyapının yeniden imarı, hizmetlerin sağlanması da aksıyor.”

Nüfus patlamasına bağlı olarak pek çok sorunun baş gösterdiğini söyleyen Smaysam, uyuşturucu kullanımının arttığını, yenidoğan bakımının yetersiz kaldığını, yolsuzluk ve devlet kaynaklarının kötü kullanımı nedeniyle yoksul ailelere destek sağlanamadığını vurguladı. Smaysam’ın temennisi, yeni Başbakan Adil Abdül Mehdi’nin nüfus artışına yönelik politikalar uygulaması ve “doğum kontrol programının başarılı olması” için çalışması.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Planlama Bakanlığı Sözcüsü Abdül Zehra El Hindavi istikrarlı nüfus artışının “kalkınma ve ekonomik kaynaklar üzerinde muazzam baskı oluşturduğunu” vurgularken “Irak yüzde 2,6 ile yüksek nüfus artışı oranına sahip ülkelerden biri” dedi.

Planlama Bakanlığı’nın “Irak halkına düzgün bir yaşam sağlayacak uzun vadeli nüfus politikaları” üzerinde çalıştığını belirten Hindavi şöyle devam etti: “Bu kapsamda kişilerin eğitim ve sağlık düzeyini artırma, ailelerin ekonomik ve sosyal durumunu iyileştirme, kadınları ve gençleri güçlendirme gibi daha kısa vadeli hedefler de yer alıyor. Yeni nüfus politikası barınma sorunlarının çözümünü, iç ve dış göçün azaltılmasını, çevre ıslahını, dışlanmış toplumsal grupların güçlendirilmesini, demografik araştırmaların desteklenmesini ve toplumsal iş birliklerinin teşvikini içeriyor.”

Irak’ta toplumun plansız çocuk yapma anlayışını değiştirecek, yenidoğanlara karşı ahlaki ve ekonomik sorumluluk duygusu aşılayacak bir demografik programa ihtiyaç var. Dahası hükümetin yoksul vatandaşlara konut imkânı ve haysiyetli bir yaşam sağlaması gerekiyor. Bu tip hedeflere ancak eğitim ve bilinçlendirme ile ulaşılabilir. Gelinen nokta, konut imkânlarının artırılmasını, gençlere istihdam sağlanmasını ve üremeyi düzenleyen sıkı kuralların getirilmesini gerektiriyor.

More from Adnan Abu Zeed