2 Temmuz’da Erbil’den Süleymaniye’ye dönen kamyon sürücüsü Abdullah gündüzleri hayatı felç eden kavurucu sıcaklardan dolayı yola akşam saatlerinde çıkmış. Akşam 9.30 sularında kentin batısındaki Tasluca tepelerine yaklaştığında yangın çıktığını fark etmiş. Çok geçmeden kulakları sağır eden patlamalar duyulmuş. Füze ve havan mermisi gibi görünen nesneler havada uçuşup gökyüzünü aydınlatırken Tasluca halkı can havliyle oradan oraya kaçışıyormuş. Abdullah (gerçek ismi değil) yangının silah ve mühimmat deposunda çıktığını hemen anlamış.
Bundan iki gün önce Erbil’in hemen dışındaki Bahreke’de de Peşmerge’ye ait bir başka mühimmat deposunda korkunç bir patlama olmuştu.
Sabotaj ihtimalini reddeden resmi makamlar, olayı sıcak dalgasına ve Peşmerge’nin mühimmat depolama konusundaki tecrübesizliğine bağladı. Abdullah dâhil kimse bu açıklamaya inanmadı.
Abdullah depoyu çok iyi biliyordu. Zira kendisi Baas makamlarının 1981’den başlayarak İran-Irak savaşının sona erdiği 1988’e kadar Bağdat’ın güneydoğusunda İngilizlerden kalma El Raşid üssünden Süleymaniye’ye mühimmat ve havan mermisi taşıttığı kamyon sürücülerinden biri.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.