Türk ordusunun Afrin’de Kürt Halk Savunma Birlikleri’ni (YPG) mağlup etmesinin ardından tüm gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çevrilmiş durumda.
Cengiz Çandar’ın tespitleri şöyle: “Uzmanlar, gözlemciler, hatta İslam Devleti karşıtı uluslararası koalisyonun yetkilileri, Suriyeli Kürt savaşçıların bölgeyi korumak için daha güçlü bir direniş ortaya koyacağını, Türkiye’nin zaferinin daha ağır bedeli olacağını düşünüyordu. (...) Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) Türkiye önderliğindeki Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleriyle şehir savaşına girmeden kent merkezini teslim etmesinin ardından çoğunluk şimdi Türkiye’nin Afrin operasyonun Suriyeli Kürt güçlerin kontrolünde olan başka kentlere yönelik daha geniş bir harekâtın girizgâhı olduğuna inanıyor.”
Çandar şöyle devam ediyor: “Türkiye’nin 20 Ocak’ta başlattığı Zeytin Dalı Harekâtı, 58’inci gününde Afrin şehir merkezine Türk bayrağının dikilmesiyle son buldu. Bu arada aralarında Selefi cihatçı grupların da bulunduğu Türkiye önderliğindeki ÖSO grupları kenti yağmalamakla meşguldü. Kentten gelen görüntüler Orta Çağ’daki savaş ganimeti alınmasına benziyordu.”
Ayla Jean Yackley ise şu bilgileri aktarıyor: “Hürriyet gazetesinin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Türk askerilerinin Rusya ve ABD tarafından sağlanan silahlarla dolu büyük depolar bulması YPG’nin ilk başta kentte kalıp savaşmayı planladığına işaret ediyordu. Ankara’daki bir görüşe göre Türkiye’nin kararlılığını ve bölgeyi alma kapasitesini gören ABD’li komutanlar YPG’yi Kürt kontrolündeki Menbiç kentine dönerek yeniden İD’le mücadeleye yönelmeye ikna etti ve savaşçılar 14 Mart’tan itibaren Tel Rıfat ve Halep yönünde ilerleyen sivil konvoylarla Afrin’i terk etti.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.