Kremlin’in ikilemi: Palmira mı, İdlib mi?
İslam Devleti ile mücadelede zaferlere gölge düşüren başarısızlıklar bundan sonraki adımların büyük bir dikkatle tartılmasını gerektiriyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Rusya’da Suriye güçlerinin doğu Halep’te ilerlemesiyle yaşanan sevinç Palmira’nın kaybından duyulan üzüntüyü gölgede bıraktı ama bu durum sadece birkaç gün sürdü.
Rusya Genelkurmay eski Başkanı General Yury Baluyevski, 11 Aralık’ta Interfax’a verdiği demeçte Palmira’nın kaybını “bizim itibarımız dahil itibar kaybı” olarak niteledi. Baluevski’ye göre Palmira, yanlış askeri planlama nedeniyle ve bölgede toplanan militanlar takip edilmediği için İslam Devleti’nin (İD) eline geçti.
Rusya Savunma Bakanlığı da düşman birliklerinin sayıca üstün olması nedeniyle Suriye hükümet güçlerinin Palmira’dan ayrılmak zorunda kaldığını, militan sayısının artamaya devam ettiğini açıkladı. 11 Aralık’ta 4 bin İD militanından bahsedilirken ertesi gün sayı 5 bine çıktı.
Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise İD’in Palmira’ya saldırması ve Irak’taki Musul operasyonundan kaçan İD savaşçılarının Suriye’ye yönelmesinin doğu Halep’te isyancı gruplar üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlayan stratejik bir planın parçası olabileceğine işaret etti.