15 Temmuz 2016’daki askeri darbe girişimi sonrasında Fethullahçı Terör Örgütü ve Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) karşı yürütülen operasyonların iş dünyasına yönelik boyutu hızla büyüyor. Daha önce bazılarına mahkemeler tarafından kayyum atanan çok sayıda şirket, 1 Eylül’de çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile art arda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilerek devletin ve hükümetin kontrolüne geçti.
TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül 4 Ekim’de yaptığı açıklamada TMSF’ye devredilen şirket sayısının 252’ye ulaştığını açıkladı. Ancak TMSF Başkanı’nın bu açıklamasından sonra da TMSF’ye devir uygulaması devam ettiği için bu sayı her geçen gün kabarıyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki illerde Gülen cemaati üyesi olduğu ya da cemaate finansal destek sağladığı iddia edilen çok sayıda iş adamı gözaltına alınarak tutuklanıyor. Son olarak, Düzce ve Tokat gibi Anadolu illerinde toplam 28 şirkete daha el konuldu.
15 Ekim 2016 itibarıyla el konulan holding ve şirket sayısı 300’e yaklaşırken, TMSF yönetimine geçen şirketlerin toplam değeriyle ilgili olarak, 40 milyar liradan (13 milyar dolar) başlamak üzere gittikçe artan tutarlarda parasal değerlendirmeler yapılıyor.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile kayıt dışı kara paranın takibini yapmakla görevli Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) tespitlerine göre, Gülen cemaatinin yurt içi ve yurt dışında toplam yaklaşık 100 milyar dolar değerinde bir mal varlığını kontrol ettiği tahmin ediliyor. İstihbarat birimleri Bank Asya’ya el konulmasının ardından cemaat paralarının “kurye imamlar” tarafından bavullarla yurt dışına çıkarıldığını bildiriyor. 15 Temmuz’dan sonra ise cemaate mensup kuryelerle yurt dışına kaçırıldığı düşünülen “kayıt dışı” meblağın 20 milyar doları bulduğu öne sürülüyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.