Cumhurbaşkanı Erdoğan 8-9 Temmuz 2016’da Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenen NATO zirve toplantısından dönerken uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada Türkiye’deki Suriyeli mültecilere Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından konut verileceğini söylemişti. Erdoğan 10 Temmuz’daki bu açıklamasında sayıları 3 milyona varan Suriyelilere verilecek konutların bedelinin Ahıska Türklerine sağlanan konutlarda olduğu gibi küçük taksitlerle ödeneceğini belirtiyordu.
Cumhurbaşkanı bu açıklamalarından hemen önce de Suriyeli göçmenlere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verileceğini, bu konuda hükümete çalışma başlatılması talimatını verdiğini ifade ediyordu.
Cumhurbaşkanı’nın bu açıklamaları tartışmaları başlatırken muhalefet ve sivil toplum kuruluşları bu adımların tehlikelerine yönelik eleştiri ve tepkilerini dile getiriyorlardı.
Bu tartışmalar sürerken hükümet bir başka adım daha atacağını ilan etti: Türkiye’de gayrimenkul satın alan ve en az beş yıl satmayacağını tapuya işleten, devlet iç borçlanma tahvili alıp en az beş yıl elinde tutma sözü veren, bankalarda hükümetin belirleyeceği tutarlarda döviz hesabı açtırıp en az üç yıl çekmeme taahhüdünde bulunan Suriyeliler de dâhil yabancılara vatandaşlık, oturma ve çalışma izni verilecekti. Çok değil daha bir ay önce Türkiye’de iktidar-muhalefet-Cumhurbaşkanı arasında, “TC vatandaşlığının satışa çıkartıldığı” iddiaları tartışılıyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.