Türkiye son bir yılda tam 12 büyük canlı bomba kaynaklı terör saldırısına uğradı; 300’e yakın yurttaşı öldürüldü, bin 500’ü de yaralandı. Tabloya son bir yıl üzerinden bakılıyor; çünkü her şey 7 Haziran seçimlerinde AKP’nin 13 yıl sonra ilk kez TBMM’de çoğunluğu kaybetmesiyle başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan istikrar ve terörle mücadele gerekçesiyle bir koalisyon kurulmasının yollarını kapatan, ülkeyi 1 Kasım’da seçime götüren bir taktik izledi ve başardı da. AKP yeniden ezici bir çoğunlukla tek başına iktidar oldu. Ancak durması/durdurulması bir yana terör daha yüksek şiddette can almaya devam etti. Sonuçta, Türkiye’de hiçbir şey 7 Haziran öncesi gibi kalmadı en başta da terör konusuna yaklaşım.
Üç başlıkta bakmakta yarar var bu konuya; çünkü iktidar en çok bu üç başlıkla konuya yaklaşıyor.
PKK terörü: AKP hükümetleri “artık analar ağlamasın” sloganı üzerinden “çözüm süreci” adıyla PKK ile diyaloga girdi, masaya oturdu. Muhalefetten pek çok yazar/çizer PKK ve lideri Abdullah Öcalan’ın muhatap alınmasına, izlenen yönteme itiraz etti, bundan sonuç doğmayacağını söyledi durdu. İktidar sözcüleri onları, ‘kandan beslenmek, şehitlere sevinmekle’ suçlayıp yoluna devam etti. Oysa Erdoğan’ın sözlerinden anlıyoruz ki bizzat kendisi o günlerde PKK’nın bazı eylemlerini görmezden gelmeleri için valilere talimat vermiş ki 21 Mart günü de bunu TRT’de yineledi.
Erdoğan’ın bu sözlerinin ardından ortaya çıktı ki, o süreçte askerler tam 290 kez valilerden operasyon izni istemiş, sekizi hariç tümü reddedilmiş. Sonuçta PKK şehir merkezlerine hendekler kazıp, büyük mühimmat yığınağı gerçekleştirdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.