İsrail’de Başbakan Benjamin Netanyahu hükümetinin en sağcı üyesi Eğitim Bakanı Naftali Bennett bile Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukanın kalkması gerektiği sonucuna vardıysa insan düşünmeden edemiyor: Netanyahu’yu oyalayan asıl sebep nedir? Zira ablukanın kaldırılması İsrail açısından hem atılması kolay hem de isabetli bir adım olur.
Bennett, Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nde 19 Ocak’ta yaptığı konuşmada Netanyahu’yla Savunma Bakanı Moşe Yaalon’a sert eleştiriler yöneltti ve ikisinin de “kavrayış sorunu” yaşadığını söyledi. Gazze Şeridi’ne işaret eden Bennett şöyle dedi: “Allah korusun benim solcu olduğumu düşünmezsiniz ama Gazze’de doğru olanı mı yapıyoruz? Gerçekleri kabullenerek Gazzelilerin sorumluluğunu üstümüzden atmak, uygun bir güvenlik kontrolüyle onların yaşamlarında yeni yollar açmak daha doğru olmaz mı?”
Eleştirinin hedefindekiler yanıt vermekte gecikmedi. Netanyahu ve Yaalon Bennett’i küçümseyen cevaplar verse de Başbakanlık kaynaklarına göre konu diplomasi ve güvenlik kabinesinde ele alındı. Netanyahu’nun yakın çevresinin Bennett’e “kopyacı” dediği ve şu minvalde konuştuğu bildirildi: “Bennett Başbakan’la yapılan toplantılarda duyduğu fikir ve analizleri kendi fikir ve analizleriymiş gibi sunuyor.” Ancak bu ifadeler doğruysa demek ki Başbakan da Gazze halkına “yeni yaşam yolları açmak” gerektiğine inanıyor.
Gazze’yi abluka altına alan Netanyahu değildi. Bu durum ona selefi Ehud Olmert’ten miras kaldı ama o da ablukayı sürdürdü. Olmert ve dönemin güvenlik teşkilatının ana varsayımı şuydu: Gazze’ye uygulanan abluka Hamas üzerinde baskı oluşturacak ve Hamas zorla ele geçirdiği Gazze yönetimini bırakmak zorunda kalacaktı. Bu öngörü gerçekleşmedi. Hamas, Gazze’de kurduğu iktidar ve hâkimiyetini bırakmadığı gibi İsrail’in bir sürü diplomatik çaba ve mesaja kulak tıkaması üzerine ablukayı güç kullanarak kaldırmaya kalkıştı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.