Ana içeriğe atla

Türk erkeklerinin tespih tutkusu

Geleneksel tespihler kimi zaman rahatlamak için, kimi zaman toplumsal statü simgesi olarak, kimi zaman da ibadetin parçası olarak günümüzde de rağbet görüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A Kurdish refugee man from the Syrian town of Kobani holds prayer beads in a camp in the southeastern town of Suruc, Sanliurfa province October 24, 2014. REUTERS/Kai Pfaffenbach (TURKEY - Tags: MILITARY CONFLICT POLITICS RELIGION) - RTR4BEW0

Türkiye’de erkeklerle tespihler arasında güçlü bir bağ vardır. Toplumun tüm kesimlerinde rağbet gören tespih uzun ve hararetli tartışmaların vazgeçilmez unsurdur. İster erkeklerin müdavimi olduğu kahvehanelerde olsun ister lüks mekânlarda erkekler arasında sohbet başlatmanın en kolay yolu da tespih olabilir. Aslında son zamanlarda kadınlar da tespihlere ilgi göstermeye başladı ama bu, aksesuar ağırlıklı olarak hâlen erkek dünyasına ait. Tespih yapan, tasarlayan, satan ve kullananların neredeyse tamamı erkek. Öyle ki tespih toplumun farklı kesimlerinde güçlü bir erkeklik simgesi olarak görülüyor.

Öte yandan bir kadın olarak tespih kültürünü araştırmak ve bu konuda erkeklerle sohbet etmek oldukça ilginç bir deneyimdi. Anlatılanlara göre bir kişinin toplumsal statüsünü, tercihlerini hatta kişilik özelliklerini elindeki tespihe ve tespihi nasıl taşıdığına bakarak tahmin etmek mümkün.

Kapalı Çarşıda gittiğim ilk tespih dükkanında Orta yaşlı satıcı ilgisiz bir sesle “Kimin için tespih bakıyorsunuz?” diye sordu ve daha ben yanıt veremeden devam etti: “Erkek arkadaşınız içinse fazla para harcamayın, eğer babanız ya da amcanız içinse daha kaliteli birkaç model gösterebilirim.” On beş yıldır tespih satan Mustafa Bey bu tavsiyesinin nedenini de şöyle açıkladı: “Genç kızlar tespihe heves eden acemi erkek arkadaşlarına hediye alıyorlar. Onlar da kıymetini bilemeyip tespihleri kaybediyorlar sonra kavga çıkıyor.”

Gerçekten de Türkiye’de bir kafe ya da restorana oturup çevredeki erkeklere şöyle bir göz attığınızda masalarında cep telefonları, sigaraları ve çakmaklarının yanında bir de tespihlerinin durduğunu görürsunuz.. Erkeklerin tespihlerini kendilerine cep telefonları kadar yakın tutmaları tespihleriyle kurdukları güçlü bağı ortaya koyuyor.

Sayısız çeşitte olan tespihlerin uzun ve etkileyici bir tarihçesi var. Bir tespihin niteliğini sekiz temel unsur belirliyor: Kullanılan malzeme, tanelerin sayısı ve boyutları -eğer aralarında malzemesi ve büyüklüğü farklı bir tane varsa buna “sarhoş tane” denir- renklerin uyumu ve tanelerin bir arada çıkardığı sesin ahengi, özgünlük, zanaatçılığın kalitesi ve imamenin sağlamlığı. Tüm taneleri bir arada tutan imame, tespihin kalitesini gösteren ilk unsur. Alelade tespihlerin çoğunda imame için gümüş bir tane kullanılır. Değerli tespihlerde ise imame ve taneler aynı malzemeden olur. Son olarak da sadelik öne çıkıyor. Şaşırtıcı ama en değerli tespihler genelde en gösterişsiz olanlardır. Bir tespih sevdalısının deyimiyle “Bu göstermelik mücevher değil, sadece bir yoldaş.”

Tespihlere hemen her kültür ve dinde rastlanıyor. Katoliklerin ve Ortodoksların kullandığı tespihler, İrlandalıların mermer sabır taşları ve Budistlerin ve Tibetlilerin “mala” adı verdikleri tespihleri bunların en bilinenleri. Ancak kimi kültürlerde tespihlerin kullanımı ibadethanelerle sınırlı değil. Örneğin Yunanistan’da tespih (komboloi) Türkiye örneğinde olduğu gibi seküler hayatın parçası. Tespihler bu bölgede çoktandır cami ve kiliselerden çıkmış, erkeklere her yerde eşlik eder olmuş.

Tespih yapımında kullanılan geleneksel malzemeler günümüzde de önemini koruyor. Ailesinin Kapalı Çarşı’daki 61 yıllık tespih dükkânını işleten tanınmış tespih zanaatkârı Kadir Şükrü Karateke Al-Monitor’a malzemelerin genel olarak dörde ayrıldığını şöyle anlatıyor: Değerli taşlar, farklı ağaç çeşitleri, hayvansal ürünler ve fosiller. Malzeme ne kadar sağlam veya nadirse o kadar ince işçilik gerektiriyor ve bu da tespihin değerini artırıyor.

Yılanağacı, zeytin ağacı, sandal, hurma ağacı, demirhindi, elma ve ceviz ağaçları yaygın olarak kullanılan malzemeler. Malzemelerin sağlığa yararları hakkında da muhtelif hikâyeler var. Örneğin hindistan cevizinden biraz daha sert olan egzotik kuka meyvesinin çekirdeğinden yapılan tespihler Osmanlı döneminde hekimlerin tespihi olarak tanınıyordu. Kuka çekirdeğinin doğal dezenfektan etkisi olduğu ve elde hoş bir koku bıraktığı biliniyor. Ağaçtan yapılan başka bazı tespihler de kendilerine özgü kokuları nedeniyle rağbet görüyor. Tespihin rengi aynen deride olduğu gibi zaman içinde koyulaşıyor ve bu da değerini artırıyor. Nesli tükenmekte olan Karetta Karetta’ların kabuklarından yapılan “bağ” tespihleri ise tıpkı fildişinden yapılanlar gibi çok değerli. Tespih yapımında kullanılan pek çok değerli taş olsa da kehribar güzelliği ve rahatlatıcı etkisi nedeniyle son yıllarda rağbet görüyor.

Karateke tespih yapımının son on yıl içinde gelişim kaydettiğini ve hem iç hem dış pazarda satıldığını belirterek şu bilgileri veriyor:

“Müşteri ya da usta tespihin malzemesine karar verdikten sonra geri kalan işlemler sabır ve özveriye dayanır. Geleneksel motifler ve metotlar bugün hâlâ uygulanıyor, ama çağdaş dünyada değişiklikler de olmuştur. Mesela tanelere, gümüş ya da altından yapılan püsküllere tespih sahibinin ismini yazmak gibi.”

Kimi özgün tespihlerde artık nazar boncuğu tasarımlarına da rastlanabiliyor. Karateke günlük kullanımda genelde 33 taneli kısa tespihlerin tercih edildiğini, 99 taneli tespihlerin ise çoğunlukla ibadet için kullanıldığını anlatıyor ve ekliyor: “Bir de nadiren 500 ve 1000 taneli tespihler mevcuttur.”

Tespihin her parçası tespih severler tarafından yakından incelenir ve özel bir isimle anılır: Belli sayıdaki tanelerin arasına yerleştirilen nişane, imamenin yukarı kaymasını engelleyen düğümlük, iki ucu burulmuş olan ipin bittiği yere takılan tepelik. Karateke’ye göre “İyi bir koleksiyoncu ve bu işin hakkını vererek ticaretini yapan kişi tespihe baktığında hangi ustanın yaptığını anlar. Çünkü her tespihte ustanın gizli izleri mevcuttur.”

Türkiye’deki tespih koleksiyoncularının sayısı da giderek artıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve başka bazı siyasiler gibi tanınmış koleksiyoncular seçmenleriyle daha yakın bağ kurmak için tespihlerle poz vermeyi seviyor.

İlginçtir tespih kullanımı koyu milliyetçi kesimde oldukça yaygın. Pek çok milliyetçi tespihi imajlarının vazgeçilmez bir parçası olarak görüyor. Ancak Türkiye’de Alevi taksi şoförlerinden, Kürt üniversite hocalarına ve Marksist parlamenterlere kadar neredeyse herkesin elinde tespih görmek mümkün. Tespihler sinema salonlarında da futbol maçlarında da vardır.

Kadir Has Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Soli Özel aynı anda hem telefonla konuşup hem tespihini çevirebilen maharetli bir tespih sevdalısı. Özel Al-Monitor’a tespih alışkanlığını şöyle anlatıyor: “Tespihi seviyorum, çünkü ellerimi meşgul ediyor ama taneleri ne çok büyük ne de çok küçük olmalı.” Özel, tespih kullandığı için olumsuz herhangi bir tepkiyle karşılaşmadığını ama yurt dışında bazen meraklı sorularla muhatap olduğunu belirtiyor.

Tespihler ister erkekliğin ister dindarlığın simgesi olsun gerçekten de sahiplerine yoldaşlık ediyor. Tespih vakit geçirmeye yardımcı oluyor, ibadete eşlik ediyor. Sinirleri yatıştırmak, hatta bir bağımlılıktan kurtulmak için alışkanlığa dönüşebiliyor. Akıllı telefon ve tabletlerin çağında tespihlere yoksul bölgelerdeki kahvehanelerde de varlıklı semtlerdeki yönetici ofislerinde de rastlayabilirsiniz. Bir ipe dizilmiş boncukların asırlardır anılara yoldaşlık ettiğini ve Türkleri kültürel açıdan hâlen birbirine bağladığını görmek gerçekten etkileyici.

Bu makale Ağustos 2015'teki Orta Doğu'nun kültürel mirası yazı dizimiz kapsamında yayımlanmıştır. Yazı dizisinde yer alan diğer makalelere buradan ulaşabilirsiniz.

More from Pinar Tremblay