BEYRUT — Bugünlerde Beyrut’tan Şam’a giderken iki değişiklik göze çarpıyor: Lübnan-Suriye sınırından Şam’a kadar askeri kontrol noktalarının sayısındaki azalma ve elektrik direklerinde Suriyeli gençleri orduya çağıran afişler. Afişlerdeki mesaj şöyle: “Bizi bir tek siz bütünleştireceksiniz.” Bu iki gözlem arasında mantıksal bir bağ olmayabilir. Ancak yol üzerinde görülen bu değişiklikler Al-Monitor’un Suriye’deki son durum ve savaşın gidişatı hakkında Şam’da bir hükümet yetkilisiyle yaptığı mülakat için iyi bir girizgâh teşkil ediyor.
İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan Suriyeli yetkiliye göre askeri kontrol noktalarındaki azalma Suriye makamlarının Şam ve çevresinden Lübnan sınırına kadar uzanan bölgenin askeri ve güvenlik durumundan görece emin olmasını yansıtıyor. Yetkili ayrıntılara girmeden önce Şam’ın mevcut yaklaşımını belirleyen gerekçelere dair hızlı bir değerlendirme yapıyor: “Son haftalarda asker sayısı ve teçhizat miktarında önemli bir değişiklik olmadı. Silahlı kuvvetlerimiz buna rağmen bir dizi cephede önemli kazanımlar elde etti. Şam’ın doğusundaki Zabadani’den tutun da kuzeydeki Palmira’ya, Irak sınırındaki Haseke ve Kamışlı’ya kadar. Bizim imkânlarımız artmadığına göre demek ki silahlı militanların imkânları azaldı. Bu kesinlikle siyasi baskıların sonucudur. Yani militanlara silah, teçhizat, mühimmat ve para sağlayanlar ya sayıca azaldı ya da yardımı kestiler. Elimizdeki bilgilere göre tek mantıklı açıklama bu.”
Peki, bu durum Suriye ile Suudi Arabistan arasında başlayan temasların ilk meyvesi olarak görülebilir mi? Bu soruya sadece gülümsemeyle karşılık veren yetkili temas haberlerini ne doğruluyor ne de reddediyor. Sonra şu bilgileri aktarıyor: “Suudi İkinci Veliaht Prensi ve Savunma Bakanı Muhammed Bin Selman haziran ortasında Rusya’ya gitti. Rus dostlarımızın bize ilettiği bilgiye göre Suudi konukla Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşmede Suudi tarafı ekonomik iş birliği, yatırım alanındaki iş birliği ve başka bazı genel konularla söze başlamış. Ancak Putin terör konusunu açmakta gecikmemiş, Moskova’nın radikalizm ve terörle mücadeleyle de ilgilendiğini söylemiş. Selman da cevaben Rusya’nın Ukrayna’da, Kafkasya’da, Asya’nın başka bölgelerinde karşılaştığı zorlukların farkında olduklarını belirtmiş. Ancak Putin kastının bu olmadığını açıkça söylemiş. Bilhassa Suriye kaynaklı terörden bahsettiğini, bu sorunun çok önemli ve en tehlikelisi olduğunu ifade etmiş.”
Suriyeli yetkiliye göre Suudi Arabistan’la Rusya arasında Suriye konulu görüşmelerin kulvarı tamamen değişmiş durumda. Suudi prens Putin’i ilgiyle dinlemiş, hatta duyarlı yanıtlar vermiş. Yetkili görüşmenin devamını şöyle anlatıyor: “Putin dört buçuk yıllık Suriye krizini nasıl okuduğunu anlatmış. Sonucun belli olduğunu, iki tarafın da birbirini ortadan kaldıramayacağını söylemiş. Bu işten bir tek terör örgütlerinin kârlı çıktığını ve Suudi Arabistan dâhil, hatta Suudi Arabistan başta olmak üzere Suriye kriziyle ilgili tüm ülkelerin kendi topraklarında terörden etkilendiğini belirtmiş. Suudi konuk Putin’e önerilerini sormuş. Putin de hemen Suriye’den başlayarak İslam Devleti (İD) ve diğer terör örgütleriyle mücadele için yeni bir ittifaka ihtiyaç olduğunu, bu ittifakın etkili olması için Riyad ve Şam’ı da kapsaması gerektiğini söylemiş.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.