Ana içeriğe atla

Türkiye’de bir garip İD davası

Türkiye’deki İD militan ve sempatizanlarına yönelik son gözaltı dalgası kamuoyunu rahatlatsa da Türk adalet sisteminin İD ile mücadele konusundaki isteksizliği soru işaretlerine neden oluyor.

RTR4941D.jpg

Suruç saldırısı sonrası Türkiye’de İD sempatizanlarına yönelik başlayan gözaltı dalgasında bir hafta içinde gözaltına alınan İD militanı ve sempatizanı sayısı 100’ü aştı.

Özellikle hükümete yakın medya bu gözaltı dalgasını İD’e yönelik büyük bir ‘zafer’ olarak olarak niteliyor. Ama geçen hafta yayımlanan yazımda da belirttiğim gibi Türk adalet sisteminde İD ile mücadele konusundaki isteksizliği nedeniyle asıl soru bu gözaltıların sonrasındaki hukuki süreç. Yani bu kişiler hakkında hazırlanacak olan savcılık İDdianameleri ve işledikleri İDdia edilen suçlara dair yargılama süreci.

Türkiye’de açılan ilk İD davası olan Niğde davası incelendiğinde Türk adalet sisteminin bu samimiyet testinden geçmekte çok da istekli olmadığı görülüyor. Bu yazının amacı tam da bu isteksizliğin nedenlerini Niğde davası üzerinden incelemek.

Niğde Davası

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish