“Gönülsüz taşeron” Türkiye
Semih İdiz bu haftaki yazısında Türkiye’nin Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın devrilmesine odaklanarak İslam Devleti’ne (İD) karşı mücadelede kendini oyun dışı bıraktığını vurguluyor.
İdiz şöyle yazıyor: “Ankara’nın Esad rejimini askeri yollarla devirme konusundaki ısrarı Suriye’deki iç savaşın uzamasına davetiye çıkaracak gibi görünüyor. Moskova ve Tahran’dan destek almayı sürdüren Esad iktidarda kalacağını kanıtladı. Her ne kadar Erdoğan hoşnut olmasa da Batı ülkeleri de Esad’ı devirmek için cepheye asker gönderme seçeneğini açıkça reddediyor. Dahası Batı’nın önceliğinin Esad’dan ziyade İD’in mağlubiyeti olduğu da açık. Aynı önceliği ABD öncülüğündeki koalisyonun üyeleri olan Suudi Arabistan, Ürdün ve Mısır da paylaşıyor. Esad’ın birinci öncelik olması gerektiğinde ısrar eden Davutoğlu liderliğindeki hükümet ise bunu tek başına gerçekleştirmeye muktedir değil.”
Aynı konuyu ele alan Kadri Gürsel’in yorumu da şöyle: “Türkiye ne küçük ne de büyük resimde görünüyor. Nedeni Türkiye’nin özgül ağırlığının olmamasından değil, IŞİD karşıtı koalisyonun faal üyesi olmayı reddetmesinden kaynaklanıyor. Bu, 2014 yazında IŞİD Musul’u ele geçirip Erbil’i tehdit ettiğinde Türkiye’nin ‘stratejik müttefiki’ Kürdistan Bölgesel Hükümeti’ne askeri destek vermemeyi tercih etmesinden beri böyle.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.