Ana içeriğe atla

Filistin’in su krizi

Filistin’in su kaynakları tehlikede. İsrail’le somut bir çözüm çerçevesinin yokluğu sorunun ağırlaşmasına neden oluyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

An Israeli border police officer gestures towards a Palestinian farmer during the removal of water pipes from their farm near the West Bank city of Hebron October 29, 2009. A confrontation erupted during the removal of the pipes  by Israeli authorities that illegally divert water, an Israeli border police spokesman said on Thursday. REUTERS/Nayef Hashlamoun (WEST BANK CONFLICT POLITICS) - RTXQ4KQ
Batı Şeria’nın El Halil kenti yakınlarında Filistinlilere ait bir tarım arazisinden su boruları sökülürken Filistinli bir çiftçiyle konuşan İsrail askeri, 29 Ekim 2009 — REUTERS/Nayef Hashlamoun

Bu yıl “Su ve Sürdürülebilir Kalkınma” temasıyla kutlanan 22 Mart Dünya Su Günü Filistin’de de ihmal edilmedi. Su kaynakları İsrail kontrolünde olan Filistinliler bu vesileyle su durumlarını gözden geçirdi. Filistin Su Kurumu (FSK), çevre ve su konusunda çalışan kuruluşların iş birliği ve yerli ve yabancı uzmanların katılımıyla bir dizi seminer, çalıştay ve konferans düzenledi.

21 sene önce imzalanan Oslo Anlaşması’nda su meselesi, daha sonra görüşülecek olan ve “nihai statü konuları” olarak bilinen konulara dâhil edilmişti. Bu başlıktaki diğer meseleler Kudüs’ün durumu, mülteciler, yerleşimler, sınırlar ve güvenlik olarak sıralandı. Bu meselelerin hâlen görüşülmemiş olması şu soruyu gündeme geliyor: Filistinlilerin su haklarından geriye ne kaldı?

Su kaynaklarını 1948’den itibaren kontrolüne alan İsrail, Filistinlilerin kuyu ve membaları geliştirilmesini engellemeye, var olan su kaynaklarını da kendi tarımsal faaliyetleri ve Yahudi yerleşimlerin yararına kullanmaya başladı. İsrail, 1960’larda Lut Gölü’nü besleyen Ürdün Nehri havzasındaki suları da kullanmaya başladı. Su kaynakları, Ulusal Su Dağıtım Kurumu aracılığıyla Filistin’in güneyindeki Negev’de yer alan yerleşimlere yönlendirildi. Filistin’in kuzeyindeki Hula Gölü kurutuldu.

1967’de Golan Tepelerini, Batı Şeria’yı ve Gazze Şeridi’ni işgal eden İsrail su kaynakları üzerindeki kontrolünü de artırdı. Çıkarılan yasalar ve askeri emirlerle su arama çalışmaları ve kaynakların birleştirilmesi engellendi, gerekli ruhsatlar verilmedi. Böylece İsrail işgalci yönetim olarak Filistin’e ait su kaynaklarının %90’ını kontrol eder hâle geldi.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish