Ana içeriğe atla

İsrailli uzmanlara göre Avrupa dinleme yapmazsa terörü önleyemez

İsrail’de istihbarat ve güvenlik alanında üst düzey makamlarda görev yapmış isimlere göre Avrupa, küresel cihatla baş edebilmek için kendi vatandaşlarını istihbarat kapsamına almaktan başka bir seçeneğe sahip değil. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

A policeman look at screens at the Paris Prefecture control room May 13, 2014, which display images from more than 1000 cameras which are used to monitor traffic circulation, principle monuments and public areas in the French capital.  Picture taken May 13, 2014. REUTERS/Charles Platiau (FRANCE - Tags: SCIENCE TECHNOLOGY CRIME LAW) - RTR3P5DI
Paris’teki trafiğin, tarihsel anıtların ve kamusal alanların binden fazla kameradan takip edildiği izleme merkezinde çalışan bir polis memuru, 13 Mayıs 2014 — photo by REUTERS/Charles Platiau

Hayatlarını güvenlik, istihbarat ve terörle mücadeleye vakfeden üç üst düzey İsrailli yetkili, Avrupa’da yayılan İslami terör dalgasını ve onunla baş etmenin yollarını Al-Monitor’a değerlendirdi. Bunların ilki İsrail Savunma Kuvvetleri’nin istihbarat kolunda üst düzeylerde görev yapmış olan, en son İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi başkanlığını ve kasım 2013’e dek Başbakan Benjamin Netanyahu’nun ulusal güvenlik danışmanlığını yürütmüş olan emekli Tümgeneral Yaakov Amidror. İkincisi terörle mücadelede uzman olan ve MOSSAD’ın görev sırasında kaybolan elemanlarından sorumlu birimini yöneten eski MOSSAD yetkilisi Rami Igra. Kimliğinin gizli kalmasını tercih eden üçüncü kaynak ise askeri istihbarat başkanlığını da yürütmüş olan kıdemli bir eski istihbarat yetkilisi.

Avrupa’nın dört ana sorunu olduğunu belirten Admiror, bu sorunları şöyle açıkladı: “Bunların üçü temel meseleler, biri ise teknik. İlk sorun tanım sorunudur. Kediye kedi demek gerekir. Avrupa’nın şu an karşılaştığı terör ideolojik terör değil. Burada bir Kızıl Tugaylar veya bir Baader-Meinhof söz konusu değil. Bu terör güçlü bir dini ideolojiden besleniyor. Avrupa’nın bunu telaffuz etmesi zordur. Ama şu bir gerçek ki Müslümanların hepsi terörist olmasa da çağımızın tüm teröristleri Müslümandır. Düşmanı net olarak tespit edemezseniz kazanamazsınız.”

İkinci sorunun istihbaratla ilgili olduğunu düşünen Admiror şöyle devam etti: “İstihbarat toplamak için hedef nüfusu ve faaliyet gösterilecek bölgeleri haritalandırmak gerekir. Sonuçta bu teröristlerin izini İsviçre’deki Kalvinist nüfus içinde sürmeyeceğimiz ortada. Agresif istihbarat kullanmak dışında bir yol yok. Denenmiş ve işe yaramış formüle göre gizli dinleme yapmazsan bilgi sahibi olamazsın. Evet, buna siviller de dâhildir ve evet, kendi vatandaşlarınız söz konusudur. Bunlar sizin aranızda yaşayan, sizin eğitim sisteminizde okuyan vatandaşlardır ve bu nedenle başka seçeneğiniz yoktur. Dinleme ve takip şarttır. Bunu yapmazsanız istihbaratınız olmaz, istihbaratınız olmayınca da kazanamazsınız. Fransa bunu geçtiğimiz hafta ağır bir bedel ödeyerek öğrendi.”

Amirdor üçüncü nokta olarak istihbaratın nasıl kullanıldığına dikkat çekti: “Adi suç dünyasında dinleme yaparken bir çetenin banka soymayı planladığını duyarsanız yapabileceğiniz tek şey onları dinlemeye devam etmektir. İnsanlar niyetleri temelinde kovuşturulamaz. Ancak terör dünyasında birçok insanın hayatı söz konusuyken önleyici tedbir almaktan başka çareniz yoktur. Bu, idari gözaltılara kadar gider.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish