Ana içeriğe atla

İslam Devleti Suriyeli isyancılara karşı intikam çağrısı yapıyor

İslam Devleti, bu yılın başında kendisini Halep’ten çıkaran Suriyeli isyancıların militan yakınlarına tecavüz ettiğini iddia ediyor. Örgüt, şimdi isyancı kontrolündeki bölgelere doğru ilerlerken bu iddialarla savaşçılarını bilemeye çalışıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
A rebel fighter knocks a hole in a wall inside a room at Karm al-Tarab frontline in Aleppo July 30, 2014. Picture taken July 30, 2014. REUTERS/Hamid Khatib   (SYRIA - Tags: POLITICS CONFLICT) - RTR40SK6

HALEP, Suriye — İslam Devleti’nin Halep bölgesindeki yeni taarruzu tam hız devam ederken savaş alanında köklü değişiklilerin meydana gelmesi muhakkak. Bu, Suriye savaşının tüm dinamiğini yeniden belirleyip şekillendirecek, başlıca oyuncular da muhtemelen temel stratejilerini yeniden hesaplayacak. Halep’teki isyancı hareketin varlığını sürdürüp sürdüremeyeceği ise muallakta. İsyancıların yerini terörist İslam Devleti (İD) alırsa bunun sonuçları ağır olur.

Mevcut taarruzda kişisel bir unsur da var. Halep’teki isyancıları ezip tuttukları bölgeleri ele geçirmeyi hedefleyen İD, bu taarruzda “iffetli kadınlarımızın intikamını alma” sloganını kullanıyor. Örgüt, bu tüyler ürpertici sloganı, iki nedenle seçti: düşmanlarına Allah korkusu salmak ve zaten gözü dönmüş olan savaşçılarını yeni bir gaddarlık ve vahşet seviyesine taşımak.

Bu sloganının temelinde yatan iddiaya göre, İslami Cephe çatısı altında güç birliği yapan yerel ve İslamcı savaşçılar, ocakta İD’i Halep’ten çıkarınca örgüt militanlarının eşleri ve diğer kadın akrabaları tecavüze uğradı ve kötü muamele gördü. O güne dek İD militanları, diğer gruplarla yan yana savaşıp yaşıyordu. Birçoğu, yerel isyancıların yaşadığı kasaba, köy ve mahallelere aileleriyle birlikte yerleşmişti. İlişkiler bozulup da savaş patlak verince birçok İD militanı, geride ailesini bırakarak kaçmak zorunda kaldı.

O dönemde yaşandığı iddia edilen tecavüzler, şimdi geri gelmekte olan İD militanlarının hıncını körüklüyor. Bu kinci öfke ve öç alma duygusu, sosyal medyaya ve dünya televizyonlarına çok daha korkunç barbarlık eylemlerinin yansımasına yol açabilir. İsyancılar da bu nedenle aşırı bir endişe ve korkuya kapılmış durumda.

Adil, Hreytan kasabasından. Bu kasaba, Halep kırsalında, şehrin sadece birkaç kilometre kuzeyinde, Gaziantep otobanının üzerinde bulunuyor. Ocak ayındaki çatışmalarda kasabaya giren İD, isyancılardan ve onlara destek verenlerden birkaç kişiyi infaz etti.

Adil, İD konusunda şöyle konuşuyor: “Bu savaş, varlığımız, hayat biçimimiz için verilen bir savaştır. Onlar da aynen rejim gibi güç kullanarak kendi kurallarını dayatmak istiyor ve karşı çıkan herkesi öldürüyor. Geçen defa bizim kasabaya geldiklerinde birçok düzgün, iyi yetişmiş genci öldürdüler.”

Adil, hüzünlü bir sesle şöyle devam ediyor: “Rejim, doğal olarak bundan memnun oluyor ve hepimizi öldürsünler istiyor. Halep halkı da öyle. Zira onlara göre şehrin tahrip edilmesinin sebebi biziz. Bu yüzden bizden nefret ediyorlar. Ben de onlara şunu soruyorum: Bizler protesto gösterileri düzenlerken, gençlerimiz vurulurken, öldürülürken neredeydiler? Bu korkunç rejime ve İD’e karşı savaşırken kaybettiğimiz binlerce can ne olacak? Bu insanların fedakârlığı unutuldu mu? Şehri bombalayan kim? Elinde basit silahlar olan bizler mi yoksa füzeleri, varil bombaları ve uçakları olan rejim mi?”

Tecavüz iddialarına ilişkin gerçekler ise en hafif deyimiyle eksik yansıtılıyor. Olay, birkaç münferit vakayla sınırlı olup sistematik nitelik taşımıyor. Ancak bu, İD’i konuyu kendi çıkarları doğrultusunda istismar etmekten alıkoymuyor. Örgüt, psikolojik savaş ve propaganda sanatlarında daima usta oldu. Bu son savaş sloganı da o etkileyici cephaneliğinde bir silah. İD, korkutma ve sindirme taktiklerine başvurarak, kurşun atmadan karşıtlarını teslim olmaya veya kendisine biat etmeye zorlayacağına inanıyor. Bu taktiklerin Deyrizor’da sonuç verdiğine ilişkin pek çok kanıt var. İD gibi nihilistçe ölüme tapan, Makyavelci bir örgüt için cinsel istismar da adamlarını bilemeye ve karşıtlarını yenmeye yarayan sıradan bir araç.

Tüm bunları bilen Halepli isyancılar, Suriye savaşı başladığından bu yana en zorlu sınavlarına hazırlanıyor. Halep içinden ve civardaki başka cephelerden takviye birlikler gelse de ya batacak ya çıkacakları o kaçınılmaz hesaplaşma yaklaştıkça isyancıların tedirginlikleri açıkça hissediliyor.

İsyancılar, fazlasıyla dezavantajlı durumda olduklarını biliyorlar. Silah ve konum bakımından zayıf olan isyancılar, Halep şehri çevresinde yavaş yavaş ilerleyen rejim kuvvetleri ile kuzeydeki kırsaldan amansızca yaklaşan İD arasında sıkışmış durumda. İsyancıların ufku gerçekten karanlık görünüyor. Cephe hatlarında yer alan veya stratejik öneme sahip kasabaların halkı, şimdiden daha güvenli bölgelere veya komşu Türkiye’ye gidiyor. Yerel isyancıların da yakında aynı yolu izleyebileceğini söyleyenler var.

Öte yandan Halep’te birçok insan isyancılara pek sempati duymuyor, şehirlerinin tahrip edilmesinden genelde isyancıları sorumlu tutuyor. Vedah da bunlardan biri. Halep iç savaşın pençesine düştükten sonra zor günler yaşayan bu küçük esnaf, isyancılara ilişkin şöyle konuşuyor: “Allah hepsinin canını alsın! İD ile birbirilerini kırsınlar! Çektiğimiz tüm acıların, tüm sorunlarımızın müsebbibi onlar. İsyancılar köylerden gelene kadar hiçbir sorunumuz yoktu, hayatımızdan memnunduk, her şey yolunda gidiyordu. Onların o sözde devrimine karşı çıktık ve onlar da bu yüzden bizden nefret etti. İntikam olarak da fabrikalarımızı, iş yerlerimizi gasp ettiler ve geçimimizi mahvettiler. Ama şimdi Allah da onlardan intikam alacak.”

İD’e gelince Vedah isyancıların korkusunu paylaşıyor: “Halep şehrini alacaklar diye tabii ki korku içindeyiz. Bunlar, karanlık çağlardan kalan geri kafalı katiller. Moğolların Bağdat’ı yağmalamasından bile kötü şeyler olur. Medeniyetimizi tamamen yerle bir edecekler. Böyle barbar bir örgütün yönetiminde yaşayamayız. Ancak, Suriye ordusunun bizi koruyacağına inanıyoruz.”

İD’in Halep’teki taarruzu hiç şüphesiz ki belirleyici olacak. İD’in kesin bir yenilgiye uğratılması, hem Suriye savaşının gidişatını hem de terör örgütünün geleceğini ciddi şekilde etkileyecek. Şu an kesin olan tek şey ise Haleplilerin, kime yakınlık duyarlarsa duysunlar, İD’in gelişini korku içinde beklediğidir.

More from Edward Dark