Ana içeriğe atla

Ermeni Patrikhanesi nasıl dolandırıldı?

Ermeni Patrikhanesi’nin dolandırılmasının arka planında Türkiye Devleti’nin azınlıklara karşı uzun yıllar boyu acımasız bir şekilde sürdürdüğü mülksüzleştirme politikaları var.

Turkish Prime Minister Recep Tayyib Erdogan`s wife Emine Erdogan (L), Recep Tayyip Erdogan (2nd L), Ecumenical Patriarch Bartholomew (C), Armenian Orthodox Archbishop Aram Atesyan (R) talk during a dinner on August 28, 2011, at the Archeology Museum Garden in Istanbul. Erdogan hosted religious leaders and the heads of about 160 minority trusts at a fast-breaking dinner for Ramadan. AFP PHOTO/BULENT KILIC (Photo credit should read BULENT KILIC/AFP/Getty Images)

1 Temmuz 2014 tarihinde İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, belki de Türkiye’de görülmüş en ilginç ve tuhaf dolandırıcılık olaylarından bir tanesinin yargılandığı davada ilk duruşmasını gerçekleştirdi.

Duruşmada “şikâyetçi” tarafta oturan kişi Ermeni Patrikhanesi Patrik vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’dı. Daha önce, Ermeni patrik Mutafyan’ın ağır hastalığının ardından Ateşyan’ın nasıl göreve geldiğini Al-Monitor’daki yazımda anlatmıştım.

Duruşmada beyanı sorulan Ateşyan, 2013 yılının ramazan ayındaki bir iftar yemeğinde başbakan Erdoğan ile bir araya geldiğini ve halen Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün elinde bulunan ve asıl olarak Ermeni Patrikhane’sinin malı olan Sanasaryan hanın iadesi meselesini konuştuğunu söyledi. Bu görüşmenin ardından bir kaç gün sonra, kendisini milli emlak müfettişi olarak tanıtan bir kişi, “başbakanlık” antetli kağıtlarla Patrikhaneye geliyor; Ateşyan’a, bu evrakları imzalamasının ardından Sanasaryan hanın patrikhaneye iade edileceğini söylüyor. Kâğıtları imzalatıyor, ardından Ateşyan’dan “bir hediye” istiyor, kendisine “hediye” olarak 6.000 Türk Lirası (yaklaşık 2812 Amerikan Doları) veriliyor ve ardından “milli emlak müfettişi” kayıplara karışıyor. Bir süre sonra Ateşyan dolandırıldıklarını anlıyor.  

Burada bir parantez açayım. Sanasaryan han bir zamanlar Ermeni cemaatine ait olan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 70’li yıllarda Yargıtay’ın Cemaat vakıflarının bazı hukuki işlemlerini geçersiz kabul etmesi sonucu bu cemaatin elinden alınan mallarından sadece bir tanesi. İstanbul’da bulunduğu konum ve büyüklüğü itibariyle belki de en değerli olanı. Patrikhane ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında, bu mülkün kime ait olduğuna ilişkin davanın ilk aşaması 3 Temmuz 2014 günü patrikhane aleyhine sonuçlandı. Patrikhane’nin yapacağı temyiz başvurusunun nasıl sonuçlanacağını ise şimdiden kestirmek güç.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish