Ana içeriğe atla

Ermeni cemaatinin patrik krizi

Ermeni cemaatindeki patrik krizi, hem cemaatin devletle kurduğu sorunlu ilişkiyi hem de değişen hükumetlere rağmen devletin azınlıklar karşısında değişmeyen müdahaleci politikalarını gözler önüne seriyor.

Turkish Prime Minister Recep Tayyib Erdogan`s wife Emine Erdogan (L), Recep Tayyip Erdogan (2nd L), Ecumenical Patriarch Bartholomew (C), Armenian Orthodox Archbishop Aram Atesyan (2nd R), and Chief Rabbi Ishak Haleva (R) take their places during a dinner on August 28, 2011, at the Archeology Museum Garden in Istanbul. Erdogan hosted religious leaders and the heads of about 160 minority trusts at a fast-breaking dinner for Ramadan. AFP PHOTO/BULENT KILIC (Photo credit should read BULENT KILIC/AFP/Getty Imag

Türkiye'deki Ermeni toplumu, idari davalarda yüksek mahkeme görevi icra eden Danıştay’ın karara bağlayacağı bir davanın sonuçlarını heyecanla bekliyor. Bu davada alınacak karar muhtemelen Ermeni Patrikhanesinin Türkiye'de var olma biçimi üzerinde derin etkiler yaratacak. 

Bu davada, Ermeni toplumunun bir kısmı hem İçişleri Bakanlığına ve hem de yine bu topluluk içindeki bir gruba karşı hukuki mücadele veriyorlar. Bu dava, Ermeni toplumunun patriğini kendisinin mi, yoksa küçük bir ruhani grubun mu seçeceğini konu alıyor. Ve aslında Ermeni toplumu içindeki büyük bir ayrışmayı gözler önüne seriyor. Bu ayrışmanın nasıl oluştuğuna bir göz atmak ise, Türkiye'de Ermeni toplumunun varoluş biçimine ve Türkiye hükumetlerinin patrikhaneyi kontrol altında tutma stratejilerine ışık tutuyor.

Ermeni Patrikhanesi 42 Kilisenin üzerinde dini otoriteye sahip, 553 yaşında bir üst dini kurum. Uzun yıllardan bu yana Ermeni cemaati kendi patriklerini kendiler seçiyorlar. 
1960 askeri darbesinin ardından, devletin patrikhaneyi kontrol altında tutmak için attığı adımların daha sistematik bir hal aldığı görülüyor. Bakanlar Kurulu 1961 tarihinde bir kararname yayınlayarak, İstanbul valiliği tarafından bir tarih ve yer belirlenmeden patrik seçimlerinin yapılamayacağını belirtiyor.

O günden bu yana bütün hükumetler bir biçimde Patrik seçimlerini kontrol altında tutmaya çalışıyorlar. Ancak 2007 yılında meydana gelen trajik bir olay, şu anda iktidarda bulunan AK Parti hükumetinin Ermenilerin patriklerini seçme usulüne ilişkin en ağır müdahalelerden birisini gerçekleştirmesine vesile oluyor. 1998 tarihinde seçilen Patrik Mesrob II Mutafyan, hafızasını ve bilişsel yetilerini ciddi şekilde etkileyen rahatsızlığı nedeniyle 2007 yılından beri fonksiyonlarını icra edemiyor. 

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish