Ana içeriğe atla

IŞİD Avrupalı cihatçılardan oluşan ayrı birlikler kurdu

Radikal Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) saflarında savaşan Avrupalı cihatçıların sayısı o kadar arttı ki örgüt, Fransızca ve Almanca konuşan ayrı birlikler oluşturdu. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
Fighters from the Islamic State in Iraq and the Levant (ISIL) try to calm civilians demonstrating against the rebel infighting in Aleppo January 6, 2014. In the last few days Syrian rebel factions battled fighters from the Islamic State in Iraq and the Levant (ISIL) across northern and eastern Syria. The apparently coordinated strikes against the ISIL come after months of increasing resentment of the powerful al Qaeda-linked group, whose radical foreign jihadis and have alienated many ordinary Syrians in re

Avrupa basınında son dönemde çıkan haberler ve sosyal medyadan elde edilen veriler, Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) saflarında savaşan Avrupalı cihatçıların Suriye’nin kuzeyindeki Halep bölgesinde kanlı eylemlerde yer aldığını gösteriyor. Dahası, bu haberler, Suriye’ye giden Avrupalı cihatçıların sayısının resmi istatistiklerden fazla olduğuna işaret ediyor. Öyle ki Halep bölgesinde Fransızca ve Almanca konuşan militanlardan ayrı birliklerin kurulduğu anlaşılıyor.

Mart ayında haftalık Paris-Match dergisine konuşan Ebu Şehit adındaki Fransa uyruklu bir cihatçıya göre, Suriye’deki cihatçı grupların yalnızca biri olan IŞİD saflarında Fransa’dan gelen “en az” 500 kişi savaşıyor. IŞİD son dönemde, El Kaide’nin resmi Suriye kolu olan Nusra Cephesi dâhil başka cihatçı gruplarla kanlı bir çatışmanın içinde.

Norveç Savunma Araştırmaları Kurumu’nun terör araştırmaları direktörü Thomas Hegghammer, Avrupalı istihbarat servislerinin basına yansıyan tahminlerine dayanarak yaptığı çalışmada, Suriye’de savaşan Avrupalı cihatçıların toplamda 2 binden az olduğunu belirledi. Çalışmada, IŞİD dâhil tüm gruplarda savaşan Fransa uyrukluların toplamı, 200 ila 400 arasında tahmin edildi.

Ebu Şehit ise Paris-Match dergisine, Fransa uyruklu cihatçıları kastederek şöyle diyor: “Sayıları çok, çok fazla. Her taraf Fransızlarla dolu. Onları sayabilecek durumda bile değilim.” Ebu Şehit’e göre IŞİD birliklerinde yer alan münferit Fransa uyruklu militanların dışında Fransızca konuşan ve Fransa ile Belçika uyruklulardan oluşan beş-altı özel birlik var. Ebu Şehit, Fransızca konuşan özel birlikler kurmanın elzem hâle geldiğini, çünkü Fransa ve Belçika’dan gelen militanların genelde Arapça konuşan birliklerde yer alacak kadar Arapça bilmediğini anlatıyor. Bu militanların, çoğunlukla Arap göçmenlerin ikinci-üçüncü nesil çocuklarından ve sonradan Müslümanlığa geçen kişilerden oluştuğu biliniyor.

Ebu Şehit de Halep’in Hraytan banliyösünde faal olan böyle bir Fransızca konuşan birlikte yer alıyor. Ebu Şehit’in iddiasına göre, IŞİD’in şubat ortalarında Hraytan’dan çekilmesinden önce bölgede yaklaşık 200 Fransız uyruklu veya Fransızca konuşan militan vardı. Hraytan’daki Avrupalı grup, mart sonunda ortaya çıkan bir görüntüyle dikkatleri üzerine çekti. Bu videoda Fransızca konuşan cihatçılar, yedi-sekiz cesedi bir kamyonetle toplu mezara doğru sürüklerken neşeli bir şekilde yorumlar yapıyor. Kamyonetin sürücüsü, yüzünde ekşi bir gülümsemeyle şöyle diyor: “Eskiden jet ski, motosiklet veya arazi araçları çekerdik. Şimdi ise bize ve İslam’a karşı savaşanları, mürtet ve kâfirleri çekiyoruz.”

Bu görüntüler, Paris-Match dergisi ile Fransız BMF haber kanalı tarafından aşağı yukarı aynı zamanda yayımlandı. Görüntülerin, kamyonetin sürücüsü Ebu Ömer adını kullanan Belçikalı cihatçının cep telefonuna kaydettiği bir dizi videodan alındığı söylendi. Ebu Ömer, görüntülerin menşeini Facebook sayfasında teyit etti ve bunların “Suriyeli bir mürtet tarafından çalınıp Fransız gazetecilere satıldığını” iddia etti.

Fransız medyasına göre videodaki ölüler, IŞİD’in sivillerle IŞİD’li olmayan isyancıları öldürdüğü bir katliamın kurbanları. Ebu Şehit ile Ebu Ömer ise ölülerin tümünün muharip kişiler olduğu konusunda ısrarlı. Ancak kamyonetin sürüklediği hemen hemen tüm cesetlerin üzerinde sivil kıyafetler görülüyor.

Ebu Ömer’in cep telefonunda kayıtlı bir başka görüntünün  katliamın hemen sonrasını gösterdiği anlaşılıyor. Bakınız BMF haberinin 2.35’nci dakikası ile 3.35’nci dakikası arasındaki bölüm. Bu görüntüdeki ölülerin çoğunun sivil olduğu anlaşılıyor, ancak birinin üzerindeki montta askeri armalar görülüyor. BFM, bunun Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) amblemi olduğunu söylüyor. Fakat bu arma aslında cihatçı bayrağının geleneksel siyah-beyaz sembolünü taşıyor. Üzerindeki Arapça yazıda da tekbir ve kelime-i şehadet, yani “Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur ve Muhammed onun elçisidir.” ibaresi yer alıyor. Bu ayrıntı, IŞİD’in kuzey Suriye’deki hasımlarının da cihatçılar olduğunu bir daha göstermiş oluyor, her ne kadar bazı cihatçılar taktik gereği ÖSO kisvesini kullanmak istese de.

Fransız ve Belçikalı cihatçılar, Hraytan’dan çıktıktan sonra Türkiye sınırındaki Azaz kasabasına çekildi. Ebu Ömer’le arkadaşları Azaz’da da 14 Şubat’ta bir “kelle alma” videosu çekmiş. Bu videoda militanların, IŞİD’in rutin olarak baş kestiği söylenen bir meydanda dört kesik başın önünde gülerek durduğu öne sürülüyor. Fransızca konuşan bir cihatçının daha sonra Facebook sayfasına koyduğu fotoğrafta ise dört kesik baş, üzerinde “Azaz Belediyesi” yazan bir anıtın dibinde, başsız bir bedenin etrafına dizilmiş hâlde görünüyor. Cihatçı, sevinçle şu yorumu yazmış: “Azaz’a ulaştığımızda kardeşlerimiz o kadar mutlu oldu ki bizim için biraz Özgür Suriye Ordusu ve PKK doğradı.” Fotoğraf, başka yerlerde de yayımlandı. Kurbanlardan ikisinin ergenlik çağında olduğu açıkça belli oluyor.

Azaz’da “kelle alma” görüntüsü çeken bir tek Fransızca konuşan cihatçılar değil. İnternette ortaya çıkan bir diğer fotoğrafta, Mustafa K. adındaki Almanya uyruklu cihatçı, aynı anıtın önünde poz veriyor ve elinde kesik başlardan biri olduğu anlaşılıyor. Sol tarafında ise küçük bir erkek çocuğu görülüyor. Fotoğraf, sonradan Müslümanlığı seçen Alman cihatçı Philip Bergner’in Facebook sayfasında yayımlandı. Sayfa şu an yayında değil ama fotoğrafın ekran görüntüsü, Selefi karşıtı bir Alman blog olan Pierre Vogel und seine Welt isimli sayfada hâlen duruyor.

Basında çıkan haberlere göre, Fransız ve Belçikalı arkadaşları gibi Bergner ile Mustafa K. da IŞİD saflarında yer alıyor. Bergner, fotoğrafı Facebook sayfasına koyunca yorum yazanlardan biri ona fotoğrafı kaldırmasını söyleyip şöyle demiş: “Dışarıdakiler, bunların (öldürülenlerin) kadınlara tecavüz ettiğini, çocuk öldürdüğünü, insanlara işkence ettiğini bilmiyor.” Bergner’in soğukkanlı cevabı, sadece IŞİD’in değil, örgüte katılan Avrupalıların da ne denli fanatik olduğunu ortaya koyuyor: “Onlar, tecavüz yüzünden falan değil her şeyden önce kâfir oldukları için öldürüldü.”

Mustafa K. da Bergner de Almanya’nın batısındaki Dinslaken kasabasının Lohberg mahallesinden. Alman devlet televizyonu WDR’ye göre, Lohberg’ten en az yedi genç adam cihat için Suriye’ye gitmiş ve orada Lohberg Tugayı denen birliği oluşturmuş. Daha önce radikal İslam yuvası olarak bilinmeyen küçük bir mahalleden bile bu kadar cihatçının çıkması, Alman istihbaratının Almanya’dan Suriye’ye cihada gidenleri yaklaşık 300 gibi nispeten düşük bir sayıda tahmin etmesini kuşkulu hâle getiriyor.

Basında yer alan istihbarat tahminleri şu açıdan sorunlu: Hükümetler, belli kaygılarla rakamları düşük yansıtıyor olabilir, örneğin kendi nüfuslarında ya da belli kesimlerdeki radikalleşmeyi asgari boyutta göstermek için. İstihbaratın sahip olduğu bilgiler ile istihbaratın kamuoyunun bilmesine izin verdiği bilgiler, elbette ki iki ayrı konu. Gerçek rakamlar ne olursa olsun, Fransa ve Almanya’dan çıkan son haberler, Avrupalı yetkililerin artan şekilde dillendirdiği cihatçı sorunu, bilinen veya açıkça kabul edilen boyutun çok ötesinde olabilir.

More from John Rosenthal

Recommended Articles