Geçenlerde, batı Halep’in tek çıkışı olan ve Kasaner üzerinden geçen askeri güzergâhtan yolculuk yaptım. Oldukça bilgilendirici ve bazen de gergin bir yolculuk oldu. İtiraf etmeliyim ki yolculuk öncesinde dehşet içindeydim. Halep kırsalından geçerek Hama’daki Selamiye’ye varan eğreti bir yol olan Kasaner hattı, Suriye’nin kuzeyini iç ve kıyı kesimlerle bağlıyor. Rejim kontrolündeki batı Halep’in tek hayat damarı olan bu yol, şiddetli çatışmalar neticesinde isyancılardan geçen yaz geri alınmıştı.
Güzergâh, şu an sıkı bir şekilde tahkim edilmiş durumda. Yol üzerinde nerdeyse her kilometre başında askeri kontrol noktaları var. Yolu gören stratejik tepelerde ise namluları kavşak ve zayıf noktalara çevrilmiş, gözcü görevi yapan ürkütücü tank ve toplar konuşlu.
Güzergâhın rejim güçlerince geri alınması, isyancı saflarını karıştırmış, isyancılar birbirini ihanet ve hizipçilikle suçlamıştı. Bunun üzerine isyancıların Halep’teki askeri konseyinin başı Albay Abdül Cebbar El Akidi, illallah ederek istifa etmişti.
Amacım, isyancıların elindeki Bab El Hava sınır kapısından Türkiye’ye girmekti. Kapalı yollar nedeniyle bu, yaklaşık 500 kilometrelik dairesel bir hat üzerinden altı buçuk saat süren bir yolculuk demekti. Oysa savaştan önce doğrudan sınır kapısına gitmek, arabayla 45 dakika sürüyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.