Ana içeriğe atla

Batı Halep şiddetli taarruz altında

Halep üzerinde yoğun bombardıman devam ederken, İslamcı asiler de rejim bölgelerine yönelik bugüne dek giriştikleri en büyük taarruzu sürdürüyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

A wounded Islamist rebel fighter carries his weapon during what they said was a takeover of the Furn Al-Ali building that was under control by the Syrian regime in Ramouseh, an area located beside Aleppo Artillery school April 12, 2014. REUTERS/Ammar Abdullah (SYRIA - Tags: POLITICS CIVIL UNREST CONFLICT TPX IMAGES OF THE DAY) - RTR3L05C

Rejim kontrolündeki batı Halep’e yönelik isyancıların geçtiğimiz günlerde başlattığı topyekûn taarruz, hem bölgeyi savunmakla görevli rejim savaşçıları hem de şehrin o kısmında yaşayan talihsiz insanlar için büyük bir şok oldu. İslamcı gruplar, epey bir zamandır güçlerini bir araya getiriyordu. Birkaç cepheden başlayan koordine taarruz, Nusra Cephesi başta olmak üzere El Kaide bağlantılı grupların ve iddialara göre Çeçen militanların önderliğinde yürütülüyor. Başka birçok yabancı savaşçı da saldırıda yer alıyor.

Halep’teki taarruz, İslamcı grupların mart sonunda Lazkiye vilayetindeki Kesep’e saldırısından hemen sonra başladı. Taarruzun şiddeti kademeli olarak artarken, isyancılar eş anlı olarak Zahra banliyösüne girmeye ve kuzeybatıdaki Hava Kuvvetleri İstihbarat Karargâhı’nı kuşatmaya girişti. İsyancılar ayrıca kuzeydoğuda Şam otobanı üzerindeki Harp Akademisi’ne saldırdı ve Kanaser üzerinden Halep’e giriş çıkış sağlayan tek yolu, Ramuse bölgesinde kesmeye çalıştı. Doğudan da şehre girmeye çalışan isyancılar, son birkaç gündür Midan ve Halep’in tarihi kısmında baskıyı artırıyor.

Bu taarruzu mümkün kılan, Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Halep vilayetinin büyük bölümünden çekilmesi oldu. IŞİD’in çekilmesiyle birlikte bölgedeki iç savaşları sona eren İslamcı gruplar, rejimle savaşmaya odaklandı.

Batı Halep, savaşın başlamasından bu yana bu şiddette bir taarruz görmüş değil. Bölge halkı, son bir haftada en dehşet verici tecrübelerini yaşadı. Dinmeyen bombardıman ve top ateşi, gece gökyüzünü aydınlatırken patlamalar kilometrelerce ötedeki binaları salladı. Savaş uçakları, gün boyunca uçtu. Korku ve kargaşanın üstüne bir de kısmi bir elektrik ve iletişim kesintisi yaşanınca zaten panik içindeki şehir, tam anlamıyla bir histeri ve kıyamet görüntüsüne büründü. Korkudan sersemlemiş insanlar, güya güvenli bölgelere kaçmaya çalıştı. Bir zamanların kalburüstü ve kalabalık Zahra banliyösü, şu an sokakları boş, adeta ıssız bir bölge durumunda. Yağmacılar işe koyulurken bir tek silah sesi duyuluyor. Bölgede kalanların erzak stoklamasıyla fiyatlar uçtu, benzin istasyonları da kepenk indirdi. Kaçmak isteyen çaresiz insanlar ise mahsur kaldı. Zira şehirden tek çıkış yolu kapandı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish