Ana içeriğe atla

Türkiye’nin Pakistanlaşma serüveni: Senaryodan kâbusa!

Ankara’nın inandırılıcılığı sorgulanan “Kaide’ye destek yok” açıklamasına paralel olarak farklı istihbarat servislerinden Kaide’nin Türkiye’yi tehdit ettiğine dair raporlar endişe veriyor.

Weapons are seen in the sand near Adra, east of Damascus, in this handout photograph distributed by Syria's national news agency SANA August 7, 2013. Sixty-two rebel fighters were killed in a Syrian army ambush at dawn on Wednesday near the town of Adra, east of Damascus, said the Syrian Observatory for Human Rights, a monitoring group opposed to President Bashar al-Assad. The state news agency SANA did not give a death toll for the ambush but said the rebels were from the al Qaeda-linked al-Nusra Front. It

Türkiye’nin artan baskılar üzerine Suriye’de savaşan El Kaide’ye lojistik desteği kesmesi ya da Kaide ideolojisini taşıyan örgütler ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tabelasını kullanan ılımlı gruplar arasında ayırım gözetmesi Suriye bataklığından kurtulmasına yetecek mi? Bugünlerde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Jandarma İstihbaratı ve Emniyet’ten sızan raporlar, bumerangın Türkiye’ye döneceği korkusuna kapılmak için yeterince bilgi sunuyor. Türkiye, sınırlarında belli önlemler aldığı izlenimi uyandırıyor. En azından eylüle kadar dokunulmaz halde hareket ettiği farz edilen silahlı grupların yasadışı aktivitelerine dair polis veya adliye kayıtlarına geçen bazı vakıalar bir şeylerin değiştiğini gösteriyor.

Ancak ortaya çıkan bazı ifşaatlar Türkiye’nin ne yapmaya çalıştığına yer yer kafa karışıklığına da yol açabiliyor. Mesela Başbakan Tayyip Erdoğan, 8 Kasım’da roket başlığı dolu bir TIR’ın yakalanmasını “Mühimmatın yakalanması Türkiye’nin hassasiyetini gösterir” sözleriyle bunu Kaide’ye karşı mücadele çabasının bir parçası olarak sundu. Halbuki polisler araçta silah değil uyuşturucu bulmayı umuyordu. Çünkü ihbar araçta uyuşturucu olduğu yönündeydi. Uyuşturucu değil de silah ihbarı olsaydı muhtemelen araç durdurulmayacaktı. Bu sonuca TIR sürücüsü L.K.’nin mahkemede verdiği ifadelerinden anlıyoruz.

‘Jandarma’nın gözetiminde silah teslimatı’ 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 26 Kasım’da TBMM’deki konuşmasında ifşa ettiği ifade tutanağında sürücü L.K. şunları söylüyordu: “Ben bu malzemeleri daha önce iki defa Reyhanlı’ya götürüp, teslim ettim. Teslim ettiğim yer Jandarma karakolunun korumasında olan etrafı çevrili bir yerdi. Zaten oraya girebilmek için jandarma kontrolünden geçiyorum. Ancak aracı aramadılar, kasasına bakmadılar. Ancak bizim TIR’ı götüren önde bir araç duruyordu, o araç ile konuştular, sonra o karakol binasının 200 metre ötesinde etrafı çevrili bir alana yükü boşalttım.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish