Ana içeriğe atla

El Halil’deki Gerilim Müzakereleri Raydan Çıkarabilir

İsrail kontrol noktalarının her köşesini sardığı ve Filistin Yönetimi’nin ihmal ettiği El Halil, her an patlayacak bir barut fıçısı gibi.
Palestinian protesters throw stones at Israeli security forces during clashes in the West Bank city of Hebron September 27, 2013. Israeli police clashed with Palestinian protesters in Jerusalem's Old City, the Gaza Strip and the occupied West Bank on Friday, reflecting growing tensions over an increase in Jewish visits to the al-Aqsa mosque. REUTERS/Mussa Qawasma  (WEST BANK - Tags: POLITICS CIVIL UNREST RELIGION) - RTX1426K

EL HALİL, Batı Şeria -- İsrailli yetkililer, bir İsrail askerinin 23 Eylül’de vurularak öldürülmesine ilişkin sır perdesini aralamaya çalışıyor. Bu süreçte yapılan tutuklamalar ve baskınlar, zaten gergin olan El Halil'deki tansiyonu daha da tırmandırıyor.

Yerleşimcilere Karşı Gençlik Grubu’nun koordinatörü İsa Amer, El Halil'deki durumu şöyle özetliyor: "Kent, kaynayan bir gerilim içinde yaşıyor ve her an patlayabilir."

Kentin bir ucundan diğerine koşturup durmaksızın çalışan Amer'in cep telefonu hiç susmuyor. Amer, 30 Eylül'de İsrailli askerin öldürüldüğü El Sahle bölgesindeymiş ve burada Filistinli İsa Ebu Miyala'nın evini inceliyormuş. İsrailli yerleşimciler bu eve Yahudilerin Sukot bayramından kısa bir süre önce el koymuş. Zira Batı Şeria'nın ikinci büyük kenti olan El Halil, bazı mahalleleri İsrailli yerleşimciler tarafından işgal edilen tek Filistin şehridir.

Amer, Al-Monitor'a açıklamalarını şöyle sürdürüyor: "El Halil'de her zaman bir gerilim vardır, ama askerin öldürülmesi bunu iyice tırmandırdı. İşgal güçleri, cinayeti takip eden ilk üç gün içinde bin 500'den fazla yurttaşı tutukladı. Büyük bölümü sonra bırakıldı, ama hâlen çok sayıda tutuklu var. El İbrahim Cami’nin güney tarafı tamamen kapatılmış durumda."

Amer kendisini asıl kaygılandıran olayı ise şöyle açıklıyor: "İşgal güçleri, İsrail kontrol noktalarının yakınında bulunan, hastalar için ayrılmış olan geçişleri de kapattı."

El İbrahim Cami’nin bir kilometre güneyinde bulunan El Sahle köyü, nispeten sakin görünüyor. Sokaklar bomboş ve ortalıkta hiç çocuk yok. Bunun sebebi birkaç metre ötedeki Beit Mirkaht askeri kontrol noktası olabilir. Filistinlilerce “eczane” olarak anılan bu kontrol noktası, bölge sakinlerini tedirgin ediyor.

Bölgede yaşayan gazetecilerden Muhammed El Atraş da birkaç saatliğine gözaltına alınmış. Atraş, Al-Monitor'a şöyle konuşuyor: "Operasyonun üstünden iki hafta geçti, ama baskınlar hâlâ devam ediyor. Aynı evlere birden çok baskın düzenliyorlar."

El Hak örgütünde araştırmacı olarak çalışan Haşim Şerbati ise şöyle diyor: "Askerin öldürülmesine ilişkin gizemi çözmeye çalışırken ordu, istihbarat ve cinayet masası birimleri bölge sakinlerinin hayatını cehenneme çevirdi."

Cinayet mahallinin 200 metre uzağındaki El İbrahimiye okulunun etrafında çocuklar toplanıyor. Öğrencileri yerleşimcilerin saldırılarından korumak için okul, dikenli tellerle çevrilmiş. Okul binasının bitişiğindeki oyun alanı ise İsrail araçları için otoparka dönüştürülmüş.

İşgal güçleri iki ay önce 11 yaşındaki Muhammed Kafişa’yı da alıp birkaç saat boyunca gözaltında tutmuş. Kafişa, o sırada aslen Filistinlilere ait olup bir bölümü yerleşimciler tarafından el konulan bir evin civarında oyun oynuyormuş. Kafişa’yı babası ve Filistinli irtibat subayları kurtarmış.

Kafişa yaşadıklarını Al-Monitor'a şöyle anlatıyor: "Arkadaşlarımla futbol oynarken askerler bize saldırdı. Arkadaşlarım kaçtı, ama beni yakaladılar."

İsrail kontrol noktaları nedeniyle Kafişa arkadaşlarıyla artık sadece 50 metrekarelik bir alanda oynayabiliyor.

Şerbati, El İbrahim Cami çevresinde altı tane İsrail kontrol noktası bulunduğunu söylüyor. Amer ise şunları ekliyor: “Toplam 90 kontrol noktası ve bariyer bulunuyor. Kontrol noktalarının 20’sinde metal detektörü var. Bunun asıl sebebi, bölgede yaşayan 500 yerleşimci ve onları koruyan 2 bini aşkın asker.”

Kontrol noktalarındaki asker sayısı, şehirdeki gerilime göre artıyor veya azalıyor. Ayrıca Filistinlilerin araçlarıyla giremediği, yaya girerken de baştan aşağı arandığı bazı sokaklar var. El Halil’in tarihi bölgesinde bulunan Şehitler Sokağı, bunlardan biri. Bölge tam anlamıyla bir hayalet kasabaya dönüşmüş durumda. 

El Halil’in tarihi kısmı H2 bölgesi olarak kabul ediliyor. Filistin Yönetimi’yle İsrail arasında 1997’de imzalanan “Yeniden Konuşlanma Protokolü” kapsamında H2 bölgelerini İsrail, H1 bölgelerini ise Filistinliler kontrol ediyor. Lakin İkinci İntifada’nın patlamasından bu yana bölgenin tamamı İsrail kontrolüne alınmış durumda.

Şehitler Sokağı’na girmek isteyen bir kişi, önce askeri kontrol noktasından geçiyor ve metal detektörüyle aranıyor. Kişisel eşyaların aranması ve kimliklerin denetlenmesinden bahsetmeye gerek bile yok.

Sokakların bir uçtan diğerine bomboş hâlleri insanı hayrete düşürüyor. İsrail’in 2000’de çıkardığı askeri emir üzerine zorla kapatılan dükkânların yeşil kapıları, demir sürgülerle kilitlenmiş. Dükkânların kapatılmasıyla yayasız ve müşterisiz kalan sokak, o günden bu yana tam bir sessizliğe bürünmüş.

Sokağın sessizliği, sarı plakalı araçlarıyla geçen yerleşimciler tarafından zaman zaman bozuluyor. Bir araç size yaklaştığında gözünüze ilk çarpan, sürücünün başındaki kipa ve dindar bir Müslümanı andıran uzun sakalı oluyor. Yanınızdan geçerken size şaşkın bakışlarla bakabiliyorlar.

Müfide El Şerabati, 60 yıldır Şehitler Sokağı'ndaki küçük evinde yaşıyor. Şerabati, yedi çocuğunu bu evde dünyaya getirmiş ve burada yaşadığı sürede 20 torun sahibi olmuş. Evinin karşısında ise yerleşimci evlerinin bulunduğu Beit Hadassah Mahallesi yer alıyor.

70 yaşlarındaki kadın iç çekerek anlatıyor: "Yerleşimciler evimi sürekli basıyor. İki oğlum onların saldırıları sırasında yaralandı. Müfit'in omurgası kırıldı, Zidan'ın da sol gözü görmüyor. Onlar, dünyanın en kötü komşuları ve kimse bize ne siyasi ne de maddi anlamda yardım ediyor."

Annesinin sözünü keserek araya giren Müfit ise şöyle diyor: "Ben sakatlığım nedeniyle altı yıldır çalışamıyorum. Ayrıca yerleşimciler evimize her an saldırıp kadınlarımızı ve çocuklarımızı korkutabilir. Onları korumak için de biz erkekler evde kalmak zorundayız. Zaten ortada iş de yok. Filistinli yetkililer Şehitler Sokağı'na en son 10 yıl önce geldi. Buranın İsrail kontrolünde olduğunu, girmek için güvenlik güçleriyle eş güdüme ihtiyaç olduğunu söylüyorlar. Aslında isteseler korumasız da girebilirler, ama istemiyorlar."

Amer ise sözlerini şöyle tamamlıyor: “El Halil'in H2 bölgesinde oturan insanların yüzde 70'i, Filistin Yönetimi'nin başarısızlığı yüzünden işsiz ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor.”

Filistin Yönetimi’nce ihmal edilen, ekonomik mahrumiyet çeken ve her tarafı İsrail kontrol noktalarıyla sarılan El Halil, öfkeden barut fıçısına dönmüş durumda. Şehrin bu hali, barış müzakerelerinin raydan çıkmasına yol açabilir.

Naela Khalil, Filistin Al-Ayyam gazetesinin muhabiridir. Makaleleri, daha önce BM’nin insani konuları takip eden IRIN haber ajansında, BAE dergisi Al Maraa el-Muslema’da, Ürdün’ün Al-Dustur gazetesinde ve An-Najah Medya ve Gazetecilik Ofisi tarafından yayımlanmıştır.

More from Naela Khalil

Recommended Articles