Eğer Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne sokmakla görevli olan bakan görev tanımından şüphe etmeye başlarsa AB üyeliğinin ciddi risk altında olduğunu söylebilirsiniz. Türkiye’nin AB üyeliğinde ilerleme sağlayamamasının Ortadoğu’daki etkisini zayıflatacağını da.
Hikayemiz 21 Eylül Cumartesi günü başladı. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Ukrayna’da katıldığı bir toplantıda Türkiye’nin “muhtemelen asla AB’ye üye olamayacağını” ifade etti. Bağış, Türkiye’nin “Norveç gibi Avrupa ile iç içe ama üye olmayan bir ülke olma ihtimali” olduğundan bahsetti.
AB Bakanı Bağış’ın kendisinin de kabul ettiği gibi, bu kötümser bakış açısında Avrupalılar’ın Türkiye’ye karşı duyduğu önyargıların etkisi var. Bağış, bu önyargılara delil olarak Ankara’nın 50 yılı aşkın bir süredir devam eden Avrupa klübüne üyelik macerasını ve ay başında bir çok Avrupa ülkesinin 2020 olimpiyatları seçimlerinde İstanbul’a karşı oy kullanmalarını örnek gösteriyor.
Burada dikkat çekici olan ilk defa AKP’li üst düzey yöneticilerden birinin Türkiye’nin AB’ye üye olamayacağı ihtimalini açıkça dile getirmesi. Sene başında Başbakan Erdoğan bile “AB üyelik vermesse Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katılırız” ifadesini şakayla karışık dile getirmişti.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.