Ana içeriğe atla

Rojava açılımı da elde patlıyor

Türkiye’nin PKK ile barış sürecinde yaşadığı tıkanma ve Suriye’ye olası Amerikan müdahalesiyle rejim değişikliği beklentisi artan Ankara’nın büyük resme dönmesi Rojava açılımını geri plana itti.

Locals walk past trucks lined up at the Oncupinar border crossing on the Turkish-Syrian border in the southeastern city of Kilis September 5, 2013. Every day, hundreds of trucks piled high with goods ranging from cooking oil to cement and nappies form queues stretching for miles at Oncupinar, now a bustling hub for trade with Syria. REUTERS/Umit Bektas (TURKEY - Tags: POLITICS BUSINESS CIVIL UNREST CONFLICT) - RTX1389O

Türkiye’nin kâh ihtiyatlı iyimserlik kâh kuşkuyla yaklaştığımız Rojava açılımı istenilen yere varamadı. 6 Ağustos’ta Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) bir temsilciyle İstanbul’da görüştüğümde Türk Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin “10 gün bekleyin, güzel gelişmeler olacak” dediğini aktarmıştı. Ankara’nın PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’le kurduğu diyalogla ilgili en önemli beklenti, Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgesi ile Türkiye arasındaki sınır kapılarının açılmasıydı. Kürtler sınır kapılarının açılmasını, geçen yıl PYD fiili olarak bölgenin kontrolünü ele aldığından beri Türkiye’nin hasmane tutumunun sona ermesinde önemli bir sinyal olarak görüyordu. Hafta sonu aynı PYD yetkilisi ile Urfa-Suruç sınırından döndüğünde tekrar konuştum. Sözlerin tutulmadığını belirterek “Artık Türk yetkililer telefonlarıma bile çıkmıyor” dedi. Türkiye’nin Rojava açılımına karşılık istediği “PYD’nin safını netleştirmesi” ve Esad’a karşı savaşan muhalif güçlere katılması. PYD’li yetkili “Eğer Türkiye bizi tanısaydı ve bize yardım etseydi, Suriye Ulusal Koalisyonu’na (SUK) girme konusunda daha rahat hareket ederdik. Ama aradaki güvensizlik hala ciddi sorun” dedi. Salih Müslim de Suriye’de kimyasal silah kullanımıyla ilgili Reuters’e demecinde “Rejim kimyasal silahlara sahip ama BM soruşturma ekibi kimyasal silahları araştırırken Şam’dan 5 km ötede bunları kullanmaz. Kuşkusuz o kadar aptal değiller” diyerek Türkiye’nin beklediği gibi gözü kapalı SUK’un safına savrulmayacağını göstermiş oldu.

Suriyeli muhaliflerin kontrolündeki kapılar her türlü giriş çıkışa açıkken Kürtlerin elindeki 3 kapının insani yardıma bile kapalı tutulması Kürtlerle diyaloga geçit vermiyordu. Güvenlik güçlerinin şiddet kullanarak dağıtmaya çalıştığı gösteriler sayesinde nihayet ilk insani yardım konvoyu 8 Ağustos’ta Şenyurt üzerinden Dirbesiye’ye ve Nusaybin üzerinden Kamışlı’ya, ikinci posta ağustosun son haftasında Dirbesiye’ye gönderildi. Geçişleri protokol gereği Türk Kızılay’ı sağladı, teslimatı PYD dışında 15 Kürt partinin de içinde yer aldığı Kürt Yüksek Konseyi temsilcileri aldı.

İnsani yardım krizi çözmüyor

Rojava’nın Kürt ve sol partilerin bastırmasıyla Türkiye’de giderek içselleştirilen bir soruna dönüşmesi ve PKK ile barış süreci ile ilişkili hale gelmesi nedeniyle hükümet en azından insani yardım konusunda tutumunu esnetmek zorunda kalıyor. Tabii kanırta kanırta insani yardıma yeşil ışık yakılsa da bu Kürtlerin kapıların açılması talebinin yerine getirildiği anlamına gelmiyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish