Suriye içindeki savaş, aynı zamanda Suriye’ye karşı bir savaş. Bölgesel ve uluslararası bir hal almış olan bu çatışmanın galibi, bölgede de üstünlüğü ele geçirecek. İki yıldır ülkenin dört bir yanında süren çatışmaların hiçbiri Kuseyr savaşı kadar ilgi odağı olmadı, hiçbiri bu denli belirleyici bir önem taşımadı ve hiçbirinde yabancı savaşçılar bugün olduğu gibi açıkça mücadeleye dâhil olmadı.
Lübnan sınırına sadece birkaç kilometre uzakta olan bu şehirde bir tarafta Suriye ordusunun, diğer tarafta da Özgür Suriye Ordusu’nun olduğu açık. Ancak asıl savaşın El Kaide bağlantılı gruplar ile Lübnan Hizbullah’ı arasında sürdüğü de apaçık ortada.
Şehir içi savaşın ustası olarak bilinen her iki taraf, tam da böyle durumlar için eğitim almıştır ve savaş tecrübeleri de bu tip çarpışmalara dayanır. Ancak bu defa en azından taraflardan biri için farklı bir durum söz konusu. İlk defa hücum eden taraf konumunda bulunan Hizbullah, şehir etrafındaki kırsal bölgenin büyük bölümünü ele geçirdikten sonra şehrin kendisini de almaya çalışıyor. Askeri uzmanların, burada kullanılacak hücum taktiklerini gözlemlemelerinin tam da zamanı.
Kuseyr Savaşı’nın başladığı 19 Mayıs’ta Hizbullah’ın 30’dan fazla savaşçısını kaybettiği, buna karşın isyancılardan yaklaşık 150 kişinin öldüğü bildirildi. Muhalefet kaynaklarına göre Lübnanlı militanlar, bubi tuzaklarının ve değişik noktalara konuşlanan keskin nişancıların hedefi oldu. Al-Monitor’un Kuseyr’de ulaştığı Hüseyin isimli bir savaşçı şöyle konuştu: “Amaçlarımızdan biri, karşı tarafın adamlarını savaş tutsağı olarak canlı ele geçirmekti, neticede birçok cesedi ele geçirmeyi başardık.” Rejim askerlerinin, yaşadıkları mahalleye saldırması sonucu iki ay önce babasını kaybetmiş olan Hüseyin şöyle devam etti: “Gözlerimin önünde babamı öldürdüler. Babamın ve başka birçok insanın kanı yerde kalmasın diye buradayım.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.