Bir araştırma yapılsa ve dünyanın kafası en karışık kamuoyunu tespit etmeyi amaçlasa, Türkiye kamuoyu birinciliği hiç kimseye kaptırmaz. Türkiye –Türk ve Kürt- kamuoyunun şizoid bir ruh halinde bulunması kadar meşru hiçbir şey de olamaz. Daha iki hafta önce, İstanbul yakınlarında, Marmara Denizi’nin ortasındaki İmralı Adası’nda onüç yıldır hapis yatmakta olan, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis hükümlüsü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın niçin idam edilmemiş olduğundan ve idam cezasının geri getirilebileceği sinyalleri veren bir Başbakan vardı Türkiye’de.
Abdullah Öcalan, resmi çevrelerce, Türkiye kamuoyuna en büyük “villain”, “greatest satan” olarak sunuluyor, her fırsatta en ağır yakıştırmalarla demonize ediliyordu. 2013 yılının ilk günleriyle birlikte durum değişti. Şu andaki görüntü; Abdullah Öcalan, Türkiye’nin bölgesel boyutlar kazanan bir numaralı sorununun, yani Kürt sorununun çözümü için “bir numaralı partner”.
Yani, artık sorunun bir parçası değil, “çözüm süreci”nin merkezine alınan PKK’nın 30 yıla yaklaşan silahlı isyanının sona erdirilmesinde en büyük umutların bağlandığı insan Abdullah Öcalan, 2013 yılının ilk haftasında.
Dünyada PKK’dan daha eski bir silahlı mücadele örgütü olarak sadece Kolombiya’daki FARC var ve FARC bile Kolombiya hükümetiyle barış müzakerelerinde oturmuş, “Kolombiya barışı” umutları bugüne dek olmadığı ölçüde söz konusu olmuşken, PKK’nın dünyanın en hassas jeopolitik bölgesinde bir silahlı hareket olarak devamı “anakronik” bir örnek oluşturuyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.