Soçi’de 29-30 Ocak’ta planlanan Suriye Ulusal Diyalog Kongresi yaklaşırken Suriye ordusunun Hama’nın kuzeyi ve Halep’in güneybatısından İdlib’e yönelik başlattığı operasyonlar Ankara’nın sinirlerini zıplattı.
Nihai hedefi İdlib’i özgürleştirmek olan ama yakın plana Ebu Zuhur Üssü’nü koyan operasyon 26 Aralık 2017’de Hama’nın kuzeyindeki Aştan’dan başlatıldı. Rusya’nın hava desteğiyle hızla ilerleyen Suriye ordusunun seçkin birliği Kaplan Güçleri, 9 Ocak’ta, 12 yerleşim merkezinin kontrolünü ele alıp Ebu Zuhur Üssü’yle mesafeyi birkaç kilometreye indirdi. Bu gelişmeler üzerine Ankara, Rusya ve İran’ın Ankara Büyükelçilerini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdı. Elçilere Türkiye, Rusya ve İran’ın garantörlüğünde çatışmasızlık ya da “gerilimin azaltılması bölgeleri” kurulmasını öngören Astana mutabakatının ihlal edildiği uyarısı iletildi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yapılan uyarıyı şu sözlerle aktardı: “Rejimin garantörü Rusya ve İran. Biz de Moskova’da başlayan süreçte ılımlı muhalefetin garantörü olduk. İran ve Rusya sorumluluğu yerine getirip rejimi durdurmalı. Rusya ile İran ağırlığını koyduktan sonra rejim bunları yapamaz. İdlib’e yapılan sadece bir hava saldırısı değil. Rejim içeriye doğru ilerliyor. İşte bu yüzden iki ülkenin, büyükelçilerini çağırıp uyarıda bulunduk.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da büyük bir öfkeyle Rus ve Amerikan engeline takılan Afrin ve Menbic’e yönelik operasyon niyetini yineledi: “Sıra bölücü örgütün Suriye terör koridoru oluşturma projesini tamamen çökertmeye gelmiştir. Fırat Kalkanı Harekâtı’yla attığımız adımı, Afrin ve Menbic’le devam ettirerek bu süreci tamamlayacağız.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.